im ile cümle

im kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bu kitabı imzalar mısınız?Would you please autograph this book?
Lütfen bu kitabı imzalar mısın?Could you please autograph this book?
Son zamanlardaki olaylar sebebiyle, kendimi işime vermem tamamen imkansız.Due to recent events, it is completely impossible for me to focus on my work.
İmparator çok yaşa!Long live the Emperor!
İmzanızı alabilir miyim?Could I get your autograph?
O, evliliğinde her şeyin iyi olmadığını ima etti.He intimated that all is not well in his marriage.
Ben 'impossible' kelimesinin ne anlama geldiğini bilmem.I don't know what the word 'impossible' means.
Ben 'imkânsız' sözcüğünü bilmiyorum.I don't know the word 'impossible'.
Sosyal herhangi bir mukaveleye asla imza atmadım.I have never signed a social contract.
O, mektubun sonuna "saygılarımla" yazdı ve sonra imzalamaya devam etti.He wrote "Best regards" at the end of the letter and then went on to sign his name.
Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu 1806 yılında sona erdi.The Holy Roman Empire ceased to exist in 1806.
Gluteus Maximus, en yüzsüz Roma imparatorlarından biriydi.Gluteus Maximus was one of the cheekiest Roman emperors.
Ödevsiz hak, imtiyazdır.A right without a duty is a privilege.
Depremleri önceden bilmek imkansızdır.It's impossible to predict earthquakes.
Roma İmparatorluğu bin yıl ayakta kaldı.The Roman Empire survived for a thousand years.
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
İki ülke savaş sona erdiğinde bir barış antlaşması imzalarlar.When two countries end a war, they sign a peace treaty.
Prospektüsler iki sponsor temsilci tarafından imzalanmalıdır.Prospectuses must be signed by two sponsor representatives.
Onun sorularını anlamak imkânsızdı.It was impossible to understand his questions.
Eğer imzalamaya zorlandıysanız, anlaşma geçersizdir.The contract is invalid if you were forced to sign it.
Ben Alman imla reformundan yanayım.I am in favor of a German orthographic reform.
10.000'den fazla kişi dilekçeyi imzaladı.More than 10,000 people signed the petition.
Aristokratlar imparatorluk sarayının doğusunda ve batısında yaşadı.Aristocrats lived to the east and west of the imperial palace.
Bunu yapabilmemin imkanı yok.There's no way I can do it.
Onlar barış antlaşması imzaladı.They signed the peace treaty.
Mağazaları ve fabrikaları imha ettiler.They destroyed stores and factories.
Öncelikle anlaşmayı imzalamak istiyorlardı.They wanted to sign the agreement first.
Resmî evrakları imzalayamadı.He could not sign official papers.
Birçok ülke Kyoto, Japonya'da 1997 yılında antlaşma imzaladı.Many nations had signed the treaty in 1997 in Kyoto, Japan.
İmparator, para talebini düşürmeyi kabul etti.The Emperor agreed to drop the demand for money.
Antlaşma imzalandı.The treaty was signed.
Iki taraf bir barış antlaşması imzaladı.The two sides signed a peace treaty.
Fransa İspanya ile gizli bir antlaşma imzaladı.France had signed a secret treaty with Spain.
1819 yılının Şubat ayında Florida antlaşması imzalandı.The Florida treaty was signed in February 1819.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Senato antlaşmayı kabul etti ve Polk onu imzaladı.The Senate accepted the treaty, and Polk signed it.
18 Kasım 1903 tarihinde anlaşma imzalandıThe treaty was signed on November 18, 1903.
Texas'la anlaşma 12 Nisan 1844'te imzalandı.The treaty with Texas was signed April twelfth, 1844.
Sioux 1868 yılında hükümet ile bir antlaşma imzaladı.The Sioux had signed a treaty with the government in 1868.
Bir sonraki adım belgeyi imzalamaktı.The next step was to sign the document.
Başkan Madison kanun taslağını imzaladı.President Madison signed the bill into law.
Başkan Pierce nihayet onu imzalamayı kabul etti.President Pierce finally agreed to sign it.
Monroe ve Pinkney anlaşmayı imzalamıştı.Monroe and Pinkney had signed the agreement.
Sonunda, Anayasayı imzalama zamanıydı.Finally, it was time to sign the Constitution.
Ben Macar'ım.I am Hungarian.
Lütfen bu evrakı imzalar mısınız?Can you please sign this document?
Çeviri imkansız.The translation is impossible.
Birçok durumda, onu yapmak imkansız.In many cases, doing that is impossible.
Onun ayağını tuzaktan kurtarmak imkansız.It's impossible to release his foot from the trap.
Kuşun tuzaktan kaçması imkansız.It's impossible for the bird to escape from the trap.
Ben Farshad'ım.I'm Farshad.
Her gün 300 mekik mi? Bu tamamen imkansız!300 sit-ups every day? That's completely impossible!
O, imkansızdır.It is impossible.
Lütfen konserden sonra ayrılmayın. El yazmalarını imzalıyor olacağız.Please stick around after the concert. We'll be signing autographs.
Metindeki bütün cümleleri hatırlamaya çalışma, bu neredeyse imkansız.Don't try to remember every sentence of the text, it's almost impossible.
Allah'ım bana yardım et!My God, help me!
Kısa sürede vize almak imkansız olacak.It'll be impossible to get a visa on short notice.
İmzalamadan önce sözleşmeyi iyi şekilde gözden geçir.Look over the contract well, before you sign it.
Sanırım obua çalmayı öğrenmem imkansızdır.I guess it's impossible for me to learn how to play the oboe.
Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.

İlgili Sayfalar