Ana içeriğe geç
Sözlük

imâlat ile cümle

imâlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Babası bir mumlu bez imalatçısı ve botanikçiydi.Murray var en framstående farmakolog och botaniker.
1944 - Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verildi.1940 överfördes Årnebodelen av Kottarstäkten till Söderbärke socken i Kopparbergs län.
1975 yılında Princeton’da uzay imalatı üzerine bir konferans düzenlemiştir.Він провів конференцію з космічного виробництва в Принстоні в 1975 році.
Yakın zamana kadar yapılmayan odun kömürü imalatı tekrar yapılmaya başlamıştır.Промислове видобування нетрадиційної нафти почалось порівняно недавно.
Odun, demir ve taş ilgili binalarda üretilir: Odun İmalathanesi, Demir Madeni ve Taş Ocağı.Дерево, залізо і камінь видобуваються в спеціальних будівлях: Лісопильня, Залізна шахта і Кам'яний кар'єр.
Sanayi ve imalat faaliyetleri daha küçüktü.Промислова та мануфактурна діяльності були меншими.
Örnek olarak La Trappe Manastırı 1685'ten bu yana kendi bira imalathanesine sahiptir.La Trappe) у Франції, монастирська броварня працювала вже з 1685 року.
Babası bir mumlu bez imalatçısı ve botanikçiydi.Її батько був справжнім маніяком і садистом.
Ancak imalat aşamasında iki zamanlı motor daha ucuzdur.Ранне буде пропонуватися щонайменше двома варіантами двигунів.
Esnek üretim sistemi, bir imalat mekanizmasıdır.Реставрація екосистем є генератором суперечок.
A.Ş.), Türk kişisel bakım ürünleri imalataçısı şirket.A.Ş) — це турецька компанія з виробництва засобів особистої гігієни.
2 GB ve 4 GB modellerde, SSD imalat maliyetlerini azaltmak için devreye kalıcı olarak lehimlenmiştir.V 2 GB a 4 GB verzi jsou pro snížení nákladů SSD umístěny přímo na základní desce počítače.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Jeho otec byl obuvníkem.
Swoosh, spor ayakkabı ve giyim imalatçısı Nike'ın logosu.Swoosh (vlnovka) je logo americké sportovní obuvi a oblečení značky Nike.
Plastik (kauçuk) imalatında.PŘEHLEDNĚ: Vše o plastu.
1870'lerden sonra konserve yiyecek imalatı hızlı bir biçimde arttı.Po roce 1870 móda parodií rychle upadla.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.Zakládá na svém záměru vyrábět vysoce kvalitní produkty za přijatelnou cenu.
Büyük oğul Johann Rudolf ise çikolataların imalathanesini aldı.Starší Johann Rudolf dostal továrnu na výrobu čokolády.
EPA küçük bir çalışma alanı veya büyük bir imalat alanı olabilir.Může to být malý kus sonáty, nebo i něco většího.
Çok sayıda standart dışı AGP arayüz varyasyonları farklı imalatçılar tarafından üretilmiştir.Řada nestandardních variací AGP rozhraní byla vyrobena různými výrobci.
İhracatın %12'sini ise imalat sanayisi oluşturmakta ve her yılı %10'un üzerinde büyümektedir.Roční ztráty dobytka se různí od místa k místu a pohybují se od 1 % po více než 12 %.
Makine konstrüksiyonu ve imalatında bu husus göz önünde mutlaka bulundurulmalıdır.Maximální hodnota kolektorového proudu je totiž volena mimo jiné i s ohledem na tento jev.
Yine İstanbul'da bir kumaş fabrikası ve bir çini imalathanesi açıldı.Znovu se sešli při vytváření muzikálu Karlík a továrna na čokoládu.
En yaygın bileşiği olan titanyum dioksit beyaz pigment imalatında kullanılır.Cel mai comun compus al său, dioxidul de titan, este utilizat în fabricarea pigmenților albi.
Hücre içi sensör AMOLED imalatçıları AU Optronics ve Samsung'u içerir.Cei mai cunoscuți producători de afișaje cu senzori touch integrați sunt AU Optronics și Samsung.
Ayrıca kavak yetiştiriciliği ve kereste atölyelerinde imalat yapılmaktadır.El mai oferă și consultanță în cazinouri și dezvoltatorilor de jocuri.
Ülkede çalışanların yaklaşık üçte biri imalat, madencilik ve inşaat sektörlerinde istihdam olmaktadır.Aproape jumătate din aceste companii activează în domeniul construcțiilor și cel imobiliar.
Geminin tekne ve üst yapı imalat sürecidir.Coiful și acoperișul navei sunt mai noi.
Plastik (kauçuk) imalatında.Înfășurată în plastic!”.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Iodul și compușii lui sunt folosiți în medicină, fotografie și industria vopselelor.
Şehirde son dönemlerde diğer imalat sanayileri de gelişmeye başlamıştır.În acest timp începe să cunoască și alte persoane din mediul artistic.
Bunların dışında çok çeşitli (Otoinşa gibi) sıradışı imalat yöntemleri de vardır.Több faja (de messze nem mind) törzsszukkulens.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Hänen isänsä oli kengänpaikkaaja.
Navistar firmasının çok yüksek imalat rakamlarına ulaşmasını sağlar.Tranzit-yhtiö tuottaa korkealuokkaista lautatavaraa.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Nykyisin KUKA keskittyy edistyksellisiin teollisen tuotannon automaatiosovelluksiin.
Plastik (kauçuk) imalatında.Die Soziale Plastik) käsitteen kautta.
Lollobrigida bir mobilya imalatçısının kızı olup çocukluğunu bir dağ köyünde geçirmiştir.Lollobrigidan isä oli huonekalupuuseppä, ja perhe asui vuoristokylässä.
1970'lerden sonra Uşak imalat sanayiinde yeniden bir canlanma olmuştur.1970-luvulla nahka palasi kuitenkin uudelleen laukkujen materiaaliksi.
1811 - Elisha Otis, Amerikalı asansör imalatçısı (ö.1840) 1811 – Elisha Otis, yhdysvaltalainen keksijä (hissi) (k.
Hücre içi sensör AMOLED imalatçıları AU Optronics ve Samsung'u içerir.Στους κατασκευαστές των κυψελωτών αισθητήρων αφής AMOLED συμπεριλαμβάνονται η AU Optronics και η Samsung.
Orijinal ürün üreticisi, başka bir firma için parça, ekipman veya başka bir ürün üreten imalatçı firmadır.Αυτή η εταιρία θα αγοράσει μετοχές κάποιας επιχείρησης ή κάποιο άλλο επενδυτικό προϊόν.
Sürüm 2 Mayıs 2008'de imalata çıktı.Η Χαραυγή κυκλοφόρησε στις 2 Αυγούστου 2008.
Casio, Nisan 1946'da imalat teknolojisinde uzmanlaşmış bir mühendis olan Tadao Kashio tarafından kuruldu.Casio er grundlagt i april 1946 af Tadao Kashio, en ingeniør med speciale i fabrikationsteknologi.
Bu imalat kaşmir ve 140 yıldır askeri üniforma bilinmektedir.Byen er kendt for at producere cashmere og militære uniformer, mere end 140 år.
Anılan sektör, tüm imalat sanayi çalışanlarının yaklaşık %30'unu içermektedir.Det svarer til ca. 30 % af samtlige beskæftigede.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.I dag koncentrerer sig KUKA om avancerede løsninger til automatisering af industrielle produktionsprocesser.
Hızlı raylı imalat 21. yüzyılda gittikçe daha popüler hale geldi.Genren har haft stigende popularitet i det 21. århundrede.
Şan öğretmeni ve peruk imalatçısı olan babası ile annesi ona ilk müzik eğitimini verdiler.Faderen, der var skolelærer, organist og korleder, gav ham hans første musikalske undervisning.
İmalat sanayi ise toplam GSYİH'nın %17'sini oluşturmaktadır.Det totale beløb anslås til 177% af græsk BNP.
Bunun üzerine, tüm gerekli maddeler temin edildi ve imalata başlandı.Det ble da utlyst allmenning, og vardene ble tent.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.I dag konsentrer KUKA seg på avanserte løsninger for automatisering av industrielle produksjonsprosesser.
Şirket, 1873 yılında kurulmuş olup otomobil, motosiklet, bisiklet ve örgü makinesi imalatı yapmaktaydı.Selskapet ble stiftet i 1889 og produserte etter hvert biler, sykler og motorsykler.
İmalat sanayisi, 1962'de GSMH'nın yüzde 14,3'ünden 1987'de yüzde 30,3'üne yükselmiştir.Industrisektoren økte fra 14,3 prosent av BNP i 1962 til 30,3 prosent i 1987.
İmalat sanayinin büyük bölümü ise Dublin’de toplanmıştır.IRAs største tap skjedde i Dublin.
Annesi ise zengin bir çömlek imalatçısı olan Josiah Wedgwood'un kızıydı.Hans morfar Josiah Wedgwood var en kjent pottemaker.
En yaygın bileşiği olan titanyum dioksit beyaz pigment imalatında kullanılır.I dag brukes titandioksid som pigment i de fleste hvite malinger.
1928 - İnhisarlar İdaresi (Tekel), rakı imalatına başladı.Ramsey (1928) gir en fremstilling av dette prinsippet.
Erken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar.Pendatang awal Eropa merasa terkesan pada kualitas pertukangan dan pengolahan logam Jepang.
Britanya'nın imalat endüstrileri zayıflıyordu ve sendikalar küçülüyordu.Industri manufaktur Inggris yang memudar dan serikat-serikat menyusut.
Sanayi ve imalat faaliyetleri daha küçüktü.Industrialisasi dan kesempatan kerja lainnya kurang.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod