iltihaplanma ile cümle
iltihaplanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Tom akciğer iltihaplanmasından öldü.Tom died from pneumonia.
Bir diğer açıklama, bir kıl dönmesinin iltihaplanması olduğudur.A further explanation is that he sough to cover up a bald spot.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Human parainfluenza virus typically results in inflammation of the nose, throat, and bronchi.
Anüs bölgesinde yapılan piercing'ler bazen kronik iltihaplanmalar yaratabilir.Daemons such as cron may also perform defined tasks at scheduled times.
Bu işlem hem bakteri hem de iltihaplanma önleyicidir.This has both anti-bacterial and anti-inflammatory properties.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.These include kidney inflammation and lesions and increased kidney weight.
Periodontitis, periodonsiyumun, yani dişe komşu destek dokuların iltihaplanmasıdır.Periodontitis is an inflammation of the periodontium, i.e., the tissues that support the teeth.
Hepatit B virüsü karaciğeri enfekte eder ve hepatit adı verilen bir iltihaplanmaya neden olur.The hepatitis B virus infects the liver and causes an inflammation called hepatitis.
Genellikle, dişin içinde ve/veya altında bir miktar iltihaplanma ve/veya enfeksiyon zaten mevcuttur.Usually, some inflammation and/or infection is already present within and/or below the tooth.
FGF23 üretimi ve parçalanması, demir eksikliği ve iltihaplanma sonucunda artar.[1]FGF23 expression and cleavage is promoted by iron deficiency and inflammation.[1]
Deri biyopsilerinde saç foliküllerinin etrafında lenfositik ve eozinofilik iltihaplanma görülür.Skin biopsies reveal lymphocytic and eosinophilic inflammation around the hair follicles.
Enfeksiyonlarda, otoimmun hastalıklarda ve doku yaralanmalarındaki iltihaplanma nedeniyle eksüda ortaya çıkar.Exsudat entsteht durch Entzündung, zum Beispiel bei Infektionen, Autoimmunerkrankungen und Gewebsverletzungen.
SLE kalbin tüm tabakalarında iltihaplanmaya neden olabilir.Il peut éveiller le Sohma noir en n'importe qui.
Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisiyle akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetti.Friedrich Schiller murió el 9 de mayo en Weimar de una pulmonía probablemente causada por su tuberculosis.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Il virus parainfluenzale umano produce tipicamente un'infiammazione del naso, della gola e dei bronchi.
Bir diğer açıklama, bir kıl dönmesinin iltihaplanması olduğudur.Altra novità è la possibilità di ribaltarsi.
9 Eylül 1860'tan itibaren Schopenhauer akciğer iltihaplanmasına maruz kaldı.21 сентября 1860 года Шопенгауэр скончался от пневмонии.
Bir diğer açıklama, bir kıl dönmesinin iltihaplanması olduğudur.من الأسهل التكهن بشأن أسباب قراره بالعودة.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.أساليب المبتدعة في الطعن بالسنة ( أطروحة دكتوراه).
Bir diğer açıklama, bir kıl dönmesinin iltihaplanması olduğudur.Outra explicação coloca que a suposta maldição é nada mais que uma coincidência.
Blefarit, göz kapaklarının serbest kenarlarının iltihaplanması.O candomblé sério foi resguardado dos olhos curiosos.
Yeterince dezenfekte olmamış aletler iltihaplanmalar meydana getirir.Niet gemotoriseerde aanhangrijtuigen komen weinig meer voor.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.ENDMORÄNE, Rozpakować Walizki (katalog wystawy) artystki
Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisiyle akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetti.Schiller zmarł 9 maja 1805 w Weimarze na zapalenie płuc związane z gruźlicą.
Blefarit, göz kapaklarının serbest kenarlarının iltihaplanması.Blade perły w miejscu oczu.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
Bu bakteri 2 İsveçli hastada ölümle sonuçlanan kalp iltihaplanmasına sebep olarak gösterilmiştir.Det är den dubbla svenska lösen som gett upphov till det svenska bruket med fyrfaldigt leve.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
Bu organizmalar genellikle deri iltihaplanmalarına yol açar.Aceste proiecte de obicei ajung provocând probleme pentru Taz.
Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen bir hastalıktır.Mások szerint a megvastagodott koponya valamilyen betegség jele.
Sistit, kadınlarda görülen idrar kesesi iltihaplanmasıdır.A hím kitakarítja az üregét, amit a nőstény megtekint.
Pamukçuk vakaları resimleri Ağız iltihaplanmaları (Prof.Dr.Összeállítás a hasonló című rádiósorozat műsoraiból (dr.
Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisiyle akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetti.9. toukokuuta Schiller menehtyi Weimarissa ilmeisesti tuberkuloosin aiheuttamaan akuuttiin keuhkokuumeeseen.
Sistit, kadınlarda görülen idrar kesesi iltihaplanmasıdır.Femidomi on naiselle suunniteltu kondomi.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Ο ιός της ανθρώπινης παραϊνφλουέντσας προκαλεί συνήθως φλεγμονή στη μύτη, το λαιμό και τους αεραγωγούς.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Virus parainfluenze obično uzrokuje upalu nosa, grla i dišnih puteva.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humani virus parainfluence po navadi povzroči vnetje nosne votline, žrela in sapnic.
Piet Mondrian 1 Şubat, 1944'te akciğer iltihaplanması sonucu öldü.P. Mondrianas mirė 1944 m. vasario 1 d. Niujorke nuo pneumonijos.
Ayrıca proteus ve escherichia coli isimli bakterilerde iltihaplanmaya sebep olur.Toimib tõhusalt Klebsiella ja Escherichia coli bakterite vastu.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Acestea includ inflamarea rinichilor, leziuni şi greutate sporită a rinichilor.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Bao gồm viêm và tổn thương thận và tăng trọng lượng thận.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Ciò include infiammazione ai reni e lesioni e aumento del volume dei reni.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Dazu gehören Entzündungen, Verletzungen und Übergewicht der Nieren.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Dont des inflammations et des lésions des reins et une augmentation de leur masse.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Entre otras: inflamación y lesiones renales, y aumento de peso de los riñones.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Ide tartozik a vesegyulladás és lézió, meg a vese megnagyobbodása.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Incluindo inflamação renal e lesões que aumentam o peso dos rins.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Ini menyebabkan pembengkakan dan luka pada ginjal.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.이는 신장염과 신장 손상 및 신장의 비대해지는 것을 포함하고 있습니다.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Například záněty a poleptání ledvin a jejich nadváha?
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Objawy to zapalenie i uszkodzenie nerek oraz ich zwiększona masa.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Onder andere nierontstekingen, wonden en verhoogd gewicht van de nieren.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Problemer såsom nyrebetændelse, læsioner og forhøjet nyrevægt.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Sellaisia olivat mm. munuaistulehdus ja -vammat sekä munuaisten painon kasvu.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Till exempel njurinflammation, njurskador och ökad njurvikt.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Αυτά περιλαμβάνουν φλεγμονές, αλλοιώσεις και αυξημένο βάρος των νεφρών.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.До них відносяться запалення та ураження, а також збільшення ваги нирок.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Това включва възпаление на бъбреците и лезии и повишено тегло на бъбреците.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.Это значит воспаление, поражение и увеличение веса почек.
Bunlar böbrek iltihaplanmasını, lezyonları ve böbrek ağırlığının artmasını içeriyor.ביניהם נפיחות, פצעים ועודף-משקל של הכליות.