Köyde, eski yıllarda kullanılan fakat şu anda faal olmayan bir ilkokul binası vardır.В селі була збудована лазня, яка на жаль не працює в даний час.
Köyde, ilkokul vardır ancak kullanılmamaktadır.Застаріла, фактично ніде не використовується.
Babası trompet üzerinde uzmanlaşmış bir müzik öğretmeni, annesi ise ilkokul öğretmeniydi.Мати була вчителькою музики, батько рано помер.
Bu ilkokul o zaman Orta Camii yanında ahşap bir binadan ibaretti.Zvonicí byla původně dřevěná konstrukce vedle budovy.
Bu akım bazı ilkokul öğrencilerinde de yayılmaktadır.Některé z nich jsou vhodné i pro předškoláky.
Daha sonra ilkokul sıralarında ders görmeye başladı.Od té doby čekal na první čtení.
Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Bylo přidáno jedno předkolo.
Temel eğitim anaokulu, ilkokul ve ortaokul eğitimini kapsamaktadır.Zahrnuje předškolní, primární i nižší sekundární vzdělávání.
Mahallede bir ilkokul, bir cami ve bir de merkezi çeşme bulunmaktadır.Intrarea în cetate, fântâna şi un turn circular.
Hırvatistan'da ilkokul eğitimi 6-7 yaşlarında başlar ve 8 yıl devam eder.Educația primară în Croația începe la șase sau șapte ani și constă din opt clase.
Belgrad'da 195 ilkokul, 85 ortaokul vardır.Există, de asemenea, 195 de școli primare și 85 de școli gimnaziale.
Brüksel’de yer alan Notre Dame de La Trinité ilkokuluna gitti.A urmat școala primară la Notre Dame de La Trinité în Bruxelles.
Anne babası ilkokul öğretmeniydi.Părinții ei erau veri primari.
Yedma'daki dört ilkokul sınıfını bitirdikten sonra, eğitimini Bereznik köyünde sürdürdü.După ce a terminat cele șapte clase în satul natal, și-a continuat studiile la Ufa.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.A avut șase clase primare.
Köyün ilk ilkokulu 1936 yılında açıldı.A város első középiskolája 1936-ban nyílt meg.
Lily, Scoil Bhride adlı ilkokula giderken annesi ile birlikte Leixlip, County Kildare, İrlanda'da yaşadı.Lily anyjával élt már Leixlipben, Kildare megyében, Írországban.
Okulun ilkokul biriminde haftada 10 saat yabancı dil eğitimi vermektedir.A nyelvi évben heti 18 nyelvi órában tanítják az idegen nyelvet.
Köyde 1990 yıllarına kadar faaliyet görmüş ilkokul vardır.A faluban áll még egy 1990-ben emelt fatemplom is.
Daha sonra ilkokul sıralarında ders görmeye başladı.Ezt követően kezdett komolyabban tanulni.
Öğrenciler beş yıllık ilkokul eğitiminin ardından üç yıllık da ortaokul eğitimi almaktadır.A 2000-es évek elejétől három szakon ötéves egyetemi képzést is folytattunk.
Köyün 1983'ten beri ilkokulu mevcuttur.A városban 1923 óta működik középiskola.
2014' te ise öğrenci sayısının az olmasından dolayı birleştirilmiş sınıflı ilkokul haline dönüştürülmüştür.1920-ban a hallgatók számának jelentős csökkenése miatt megvált az egyetemi állásától.
Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Valahonnan előkerült egy dobogó.
Mahallede 5 derslikli bir ilkokul bulunmaktadır.Minimum 5 alaplépésnek kell lennie a sorban.
Köyde,2010 yılında açılmış olan bir ilkokul mevcuttur..Jelentős még a 2000-ben megnyitott városi galéria is.
Şu anda ilkokul 3.sınıf öğrencisi olan Aybars Kartal eğitim hayatına devam etmektedir.Puff asszony 3 számon át tartó tanítása az őskorról.
Bölgede bir ilkokul da mevcuttur.Alueella on myös esikoulu.
Studi ilkokula kadar evde sadece Çerokice konuşabiliyordu.Ennen peruskoulua Studi puhui vain cherokeetä.
Mahallede ilkokul ve ortaokul (1. ve 2. kademe) vardır.Alueella on päiväkoti ja koulu (1-2 luokat).
Hyoyeon resmi dans eğitimine ilkokulda başladı.Pääartikkeli: Girls' Generationin diskografia Hyoyeonin virallinen tanssikoulutus alkoi peruskoulussa.
Aynı yıl yazında da Lüleburgaz Emrullahefendi ilkokuluna taşındı.Samana kesänä Liverpool siirtyi uuteen omistukseen.
Yasakla birlikte, ilkokuldaki kız çocuklarının saçlarını örtmesini yasaklanmıştı.Peruskoulutuksen jälkeen heillä oli kuitenkin oikeus kasvattaa hiuksiaan vapaasti.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Bart häpeää isoisäänsä vanhustenpäivänä koulussa.
Dr. Loomis ve Haddonfield polisi ilkokula giderler.Illalla Loomis saapuu Haddonfieldin poliisilaitokselle.
Daha sonra 3 katlı kagir yapımı tiyatro ve yemek salonlu merkezi bir ilkokul yapılmıştır.Päärakennukseen tehtiin silloin neljä huonetta ja keittiö.
Ayrıca grubun ana markası olan Orkide Yağları adına İzmir Bornova'da bir ilkokul yaptırılmıştır.Päivämäärärajalla on keskeinen merkitys myös Umberto Econ kirjassa Edellisen päivän saari.
Başlangıçta ilkokula girdiğinde sadece Yunanca konuşabiliyordu ama İngilizce öğrendi.Όταν μπήκε στο γυμνάσιο μιλούσε μόνο ελληνικά.
Karagay'da ilkokul, kütüphane bulunmaktadır.Ακόμη στο Καρσάλτον υπάρχει βιβλιοθήκη.
Mahallede 5 derslikli bir ilkokul bulunmaktadır.Στην περιοχή υπάρχουν 5 θέσεις ακόμα προιστορικής σημασίας.
İlk müzik eğitimini ilkokulda aldı.Τραγούδησε πρώτη φορά μπροστά σε κοινό στο δημοτικό σχολείο.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak sadece ilkokul kısmı kullanılmaktadır.Λειτουργεί μόλις ένα Δημοτικό Σχολείο ενώ τα Σωματεία παραμένουν ως είχαν.
Bu akım bazı ilkokul öğrencilerinde de yayılmaktadır.Το πρόγραμμα αυτό είναι ανοικτό και σε προπτυχιακούς φοιτητές άλλων ΑΕΙ.
On yıl ilkokul öğretmenliği yaptı.Δίδαξε επί ένδεκα έτη.
Bu konudaki ilk öğreticisi ilkokuldaki elişi öğretmeni olmuştur.Πρόεδρος στην προκαταρκτική συνεδρίαση ήταν ο Αναγνώστης Διδασκάλου.
Okulun ilkokul biriminde haftada 10 saat yabancı dil eğitimi vermektedir.Οι μαθητές διδάσκονταν μία ώρα κάθε εβδομάδα την τουρκική γλώσσα.
Onun onuruna, Patras'ın 8. ve 9. ilkokullarına "Glaraki Okul Kompleksi" adı verilir.Προς τιμήν του, το 8ο και 9ο δημοτικό σχολείο Πατρών, φέρουν την επωνυμία Σχολικό συγκρότημα Γλαράκη.
Heykeli, Riksoord'daki ilkokulun önündedir ve 15 Mayıs 1940'ta bu okulda teslimiyeti imzalamıştı.Hans statue kan stadig ses foran folkeskolen i Rijsoord, hvor han underskrev kapitulationen den 15. maj 1940.
Oyunculuk kariyerine ilkokul 4. sınıfta Dragon Tales adlı müzikalin kastında başlamıştır.Crew begyndte at spille skuespil i fjerde klasse, og fik rollen i en musical kaldet Dragon Tales.
Köyde ilkokul bulunmaktadır ama kapalıdır.Der har tidligere været station i byen, men den er nedlagt.
1972 yılında köyün üç mahallesinde ilkokul bulunmaktaydı.I 1971 tog kvinderne to huse i Åbenrå.
Mahallede, ilköğretim okulu yoktur fakat bir ilkokul vardır.Der er ingen butikker eller lignende i landsbyen, men tidligere lå der en skole.
Bir ilkokul bir ortaokul vardır ancak ikisi de kapalıdır.Der har været en brugs og en skole i byen, men begge er nedlagt.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.Her kan eleverne fortsætte efter 6. klasse.
Bu konudaki ilk öğreticisi ilkokuldaki elişi öğretmeni olmuştur.Det oprindelige mål var at blive en præfekt på en drenge skole.
2013 yılında, Skien'in ilkokul öğrenci sayısının %40'ı birinci dili Norveççe'den farklı olarak kayıt olmuştur.I 2010 hadde 40 % av Oslos grunnskoleelever et annet morsmål enn norsk.
Anne babası ilkokul öğretmeniydi.De var foreldre til mag.art.
Sosyal Bilgiler dersi ilkokul 4. sınıf ve ortaokul 5, 6, 7. sınıflarda okutulan bir derstir.Samfunnskunnskap: for 4., 5. og 6. skoleår.
Eritre'de beş kademeli eğitim vardır: ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite.Terdapat lima tingkat pendidikan di Eritrea: pra-sekolah dasar, dasar, menengah, atas, dan pendidikan tinggi.
Parolin, bir mağaza müdürü ve bir ilkokul öğretmenoğluinin oğlu olarak Vicenza'da doğdu.Parolin lahir di Schiavon, Provinsi Vicenza, sebagai putra dari manajer toko perangkat keras dan guru SD.