Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Assim, vem precedido de preposição.
Müziğe ilgisi ilkokul çağında başladı.A relação com a música começou cedo.
10 yaşında kendi Noel CD'sini kaydedip satmıştır ve ilkokuluna bağıs toplamak için kullanmıştır.Op haar tiende verkocht ze haar eigen kerst-cd, om geld te krijgen voor haar school.
Herbert Garrison South Park'ta kasabanın ilkokulunun öğretmenidir.Herbert Garrison is een leraar op South Park Elementary.
Redon erken yaşlarda resme başlamış, 10 yaşında ilkokulda katıldığı bir resim yarışmasında ödül almıştır.Redon begon op jonge leeftijd te tekenen en kreeg toen hij tien jaar was een tekenprijs op school.
Başlangıçta ilkokula girdiğinde sadece Yunanca konuşabiliyordu ama İngilizce öğrendi.Tevens sprak ze aanvankelijk alleen oud Grieks en moest Engels leren.
Belgrad'da 195 ilkokul, 85 ortaokul vardır.Er zijn 195 basisscholen en 85 middelbare scholen.
Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Zowaar een voorspelling die uitkomt.
1986 yılında yapılan ilkokul vardır şu anda kapalı durumdadır.Laatste versie uit 1986, ondertussen achterhaald.
Mahallede ortaokul yok ilkokul da üçüncü sınıfa kadar var.Ze hebben tot de derde klas geen huiswerk.
Adına Tekirdağ merkezde heykel yaptırılmış, bir ilkokula da ismi verilmiştir.Bij De Haar staat een bediend sein, aangekondigd met een voorsein.
Daha sonra Dr. Loomis ve polis ilkokula birinin zorla girdiği ihbarını alırlar.Ondertussen belt dr. Lockhart de politie die een zoektocht inzetten naar hen.
Anaokul, ilkokul, ortaokul çağındaki çocuklar içindir.Woensdag op is er een uur lang Babbels, voor kinderen van de basis school.
Çeşitli yerlerde ilkokulu tamamladı.Hij predikte op verschillende plaatsen.
Brüksel’de yer alan Notre Dame de La Trinité ilkokuluna gitti.Hij ging naar de basisschool Notre Dame de La Trinité in Brussel.
Mahallede 2008 yapımı 8 derslikli 3 katlı ilkokul vardır.In de toren hangen naast de voorslag uit 1998 drie eeuwenoude zware luidklokken.
Mahallede cami ve ilkokul bulunmaktadır.Gemeenten: Leiden en Voorschoten.
Fakat sadece ilkokul eğitimi verilmektedir.In eerste instantie werd er alleen primair onderwijs aangeboden.
Brüksel’de yer alan Notre Dame de La Trinité ilkokuluna gitti.Uczęszczał do szkoły podstawowej Notre Dame de La Trinité w Brukseli.
Nikšić'deki ilkokul 1-3.Wychowanek DJuSSz-1 w Nikopolu.
Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Potrzebują jednak ekwipunku.
2013 yılında köyde yeni bir ilkokul inşa edilmiştir.W 2013 we wsi powstała nowa świetlica wiejska.
Köyde ilkokul vardır ve hizmet vermektedir.We wsi znajduje się kaplica, w której odprawiane są nabożeństwa.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.Szóstoklasiści – dzieciaki z szóstej klasy.
Eski ilkokul: Bugünkü erkek Kur'an kursunun bulunduğu yerdeydi.Dzisiejszy kościół stoi prawdopodobnie tam, gdzie stał jego drewniany poprzednik.
Bu yasak ilkokullar, liseler ve kolejleri de bağlıyordu.Problemem był też niewątpliwie brak programów nauczania, podręczników i wykwalifikowanych nauczycieli.
Gymnasium ilkokuldan çok daha sıkı bir disipline sahipti.Na uczelni panowała surowa dyscyplina.
Ayrıca bir yetimhane ve ilkokul olarak kullanılmıştır.Prowadzony był również przytułek dla starców i sierot.
Çocukluğu ve ilkokul yılları köyde geçti.Wczesne lata dzieciństwa spędził na wsi.
İki ilkokul ve bir lisesi vardır.Mają 2 pręciki i 1 słupek.
Seri cadı çırakları olan Doremi Harukaze liderliğindeki bir grup ilkokul kızına odaklanmaktadır.Czarownica wyrusza na ich czele triumfalnie z obozu.
Grup üyeleri ilkokul yaşlarından itibaren arkadaşlardır.Ostatni znani przedstawiciele grupy żyli we wczesnej kredzie.
Gülhâne'nin karşısında bulunan câminin arka tarafında bugün de ilkokul olarak kullanılan mektep vardır.Idag finns på tomten en ateljé (mot Skeppargränd) ett bostadshus (mot Sågargatan) och en förrådsbod.
Anne babası ilkokul öğretmeniydi.Hans föräldrar var grundskolelärare.
Köyde, 4 ilkokul bulunmaktadır.I närheten finns ytterligare fyra fornborgar.
Adına Tekirdağ merkezde heykel yaptırılmış, bir ilkokula da ismi verilmiştir.Ett attribut läggs till i starttaggen och har ett namn och ett värde.
Böğrüdelik Köyü’nün ilkokulu 1942’de yapılmıştır.Han erhöll också Mannerheimkorset, av andra klassen (1941).
1969 tarihinde tek derslik olarak yapılan ilkokul bulunmaktadır.Först våren 1969 genomfördes en fullständig undersökning.
Nallıhan ilçe merkezindeki kayıtlarda ilkokulun 1913 yılında açıldığı belirtilmektedir.Garnisonens historia sträcker sig tillbaka till när Värmlands regemente förlades till staden 1913.
2015 yılında 2 ilkokul, 2 ortaokul ve 1 Anadolu İmam-Hatip Lisesi ile eğitim-öğretime devam edilmektedir.År 2015 startades två gymnasieutbildningar, en i Edsbyn och en i Märsta, med inriktning på e-sport.
Truhelka Osijek'te ilkokulu bitirdi.Abe började träna aikido i Osaka.
Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur.Vid samma tid finns exempel på tidiga romaner på kurdiska.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.Vid denna tid indelades eleverna i sex klasser.
Futbola ilkokul dördüncü sınıfa giderken başladı.Футболом серйозно розпочав займатися в четвертому класі.
Gymnasium ilkokuldan çok daha sıkı bir disipline sahipti.У школі була сувора дисципліна.
1963 yılında köyde ilkokul yapılmıştır.У 1963 році в село подали напругу.
Güncel olarak çocukların %80'i beş yıllık ilkokul eğitimini almak için okullara gitmektedir.Близько 85 % дітей щороку переходило до середніх шкіл.
Helsinki'de 190 ilkokul, 41 ortaokul ve 15 meslek enstitüsü bulunmaktadır.У Гельсінкі налічується 190 загальноосвітніх шкіл, 41 середня школа та 15 професійно-технічних інститутів.
Ayrıca bir yetimhane ve ilkokul olarak kullanılmıştır.Використовується як в сирому, так і в приготованому вигляді.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.До війни було 6 випусків 10-х класів.
Mahallede ilkokul bulunmamaktadır.Не рекомендується тримати в квартирі.
Mezrada ilkokul bulunmamaktadır.Стрибки в грі не передбачені.
Mahallede, 2 öğretmenli ilkokul vardır.За штатом було передбачено два вчителі.
Mahallede bir ilkokul olup 1 öğretmeni ve 25 öğrencisi bulunmaktadır.В селі працювала школа (1 учитель, 25 учнів).
Annesi bir ilkokul öğretmeni, babası da bir peyzaj tasarımcısıydı.Його мати була вчителем початкової школи, а батько ландшафтним дизайнером.
Muhammed Bakır beş yaşında ilkokula başlayıp on bir yaşında da bitirdi.Зі школи Пітер пішов при першій же можливості, як тільки йому виповнилося 15 років.
Bir adet ilkokul bulunmaktadır.Тут панує принцип необхідності.
1829 yılında, Alta Kaliforniya'da, 11 ilkokulda 339 öğrenci vardı.В 1839 році в Болградської початковій школі налічувалося 212 учнів.
Fakat sadece ilkokul eğitimi verilmektedir.Спочатку працювали лише тільки підготовчі курси.
İlk yazılarını ilkokulun 5. sınıfında kaleme aldı.Перші вірші почала писати у п'ятому класі.