Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.L'un de ces principes est la concentration.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Một trong những phương châm đó, là sự tập trung.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Şi unul din aceste principii e concentrarea.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Und eines dieser Prinzipien ist Fokus.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Uno di questi principi è la messa a fuoco.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Y uno de estos principios es el enfoque.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.И един от тези принципи е фокусирането.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.Один из методов, который я использую, - это медитация, фокус.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.ואחד מהעקרונות האלה הוא מיקוד.
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.واحدة من هذه المبادىء .. هو التركيز ..
Ve bu ilkelerden biri de odaklanma.「集中すること」です いつも自転車の旅に出る前に
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.Et ces concepts semblent absents des institutions qui ne fonctionnent pas.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.I tych zasad brakowało w instytucjach które nie działały.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.그리고 이러한 원칙은 실패한 기관은 가지고 있지 않았습니다.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.létre. Ezek a tervezési elvek nem voltak jelen azokban az intézményekben, melyek nem működtek.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.Prinzipien existieren. Und diese Prinzipien scheinen in den Institutionen, die nicht funktionieren, zu fehlen.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.Şi aceste principii par să lipsească în instituţiile care nu funcţionează.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.Y aquellos principios parecen faltar en las instituciones que no funcionan.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.И тези принципи липсват при институциите, които не работят.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.И этих принципов, судя по всему, не хватает тем институтам, которые не работают.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.משותפים. ונראה שהעקרונות האלה היו חסרים במוסדות שלא עובדים.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.المشترك. ويبدو أنّ هذه المبادئ غير متوفّرة عند تلك المؤسسات التي لا تعمل.
Ve bu ilkelerin işe yaramayan kurumlarda kullanılmadığı anlaşıldı.機関にはありませんでした これらの規律について短くご紹介しましょう
Ve büyük bankalar Amerika ilkeleri ya sevmiyorumΚαι τι γίνεται αν τις μεγαλύτερες τράπεζες δεν αρέσει τις πολιτικές των Ηνωμένων
Ve dahası aslında bu bir ağaç. İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Além disso é, na realidade, uma árvore — uma conífera primitiva.
Ve dahası aslında bu bir ağaç. İlkel bir kozalaklı ağaç türü.A naviac, je to vlastne strom, primitívny ihličnan.
Ve dahası aslında bu bir ağaç. İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Dazu kommt, dass sie tatsächlich ein Baum ist, ein primitives Nadelgehölz.
Ve dahası aslında bu bir ağaç. İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Terlebih lagi, ini sebenarnya sebuah pohon. pohon jarum primitif.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Chúng chỉ có thể kiểm soát các cử động một cách rất bao sơ.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Doar într-un mod foarte primitiv și limitat își pot controla mișcările.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.E só controlam os movimentos duma maneira muito primitiva e limitada.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Et ils peuvent seulement de façon primitive et limitée contrôler leurs mouvements.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.그리고 유아들은 매우 원초적인 방법으로, 매우 제한적으로 자신의 움직임을 통제할 수 있습니다.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Und sie können ihre Bewegungen nur auf sehr primitive Art kontrollieren.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Ze hebben slechts op een zeer primitieve manier en in zeer beperkte mate controle over hun bewegingen.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.И они могут только очень примитивно и очень ограниченно контроллировать свои движения.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.І вони можуть лише в дуже примітивний і обмежений спосіб контролювати свої рухи.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.Могат да го правят само по много примитивен начин, и по силно ограничен начин да контролират движенията си.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.והם שולטים בתנועות שלהם באופן פרימטיבי ומוגבל מאוד.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.ويستطيعون بطريقة بدائية فقط، وبطريقة محدودة جدا أن يتحكموا في حركاتهم.
Ve hareketlerini, sadece çok ilkel bir biçimde ve çok sınırlı bir biçimde kontrol edebilirler.幼児は動けません 手を伸ばして物を掴み
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.Chcę, żeby widziano je jako coś, co pozwala samodzielnie odkrywać zasady.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.전 이 장난감으로 아이들이 자신만의 원리를 탐구하고 발견할 수 있길 바랍니다.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.Şi vreau să fie prezentate într-un fel în care copiii pot explora şi descoperi propriile lor principii.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.So möchte ich sie auch vorstellen, Kinder sollen ihre eigenen Grundlagen erforschen und entdecken.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.І я дуже хочу, щоб їх сприймали як ігри, де діти можуть ніби досліджувати та відкривати свої закони.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.Мне хочется делать игры, которые давали бы детям возможность исследовать и открывать свои собственные законы.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.ואני באמת רוצה שהם יוצגו באופן שבו ילדים יוכלו לחקור ולגלות את העקרונות מאחורי הצעצועים בעצמם.
Ve onların, çocukların kendi ilkelerini arayıp keşfedecekleri şekilde sunulmalarını istiyorum.وأنا حقاً نوعا ما أريدها أن تُعرض بطريقة إلى حيث يمكن للأطفال أن يكتشفوا المبادىء الخاصة بهم.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur.A este estado comúnmente se le ha pensado como uno de armonía fundamental. Pero el arqueólogo
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,Das ist jener Status von dem gemeinhin gedacht wird er wäre jener von ursprünglicher Harmonie.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,É assim que normalmente se imagina uma situação de harmonia primordial.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,En dit is de toestand waarvan algemeen gedacht wordt dat er fundamentele harmonie heerste.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,E starea despre care lumea crede că ar fi una a armoniei primordiale.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,И това е състояние, което често е мислено че е една от най-ранните хармонии.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,І цей час зазвичай вважається часом первісної гармонії.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,Это состояние обычно считается эпохой изначальной гармонии.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur.A práve táto doba sa často považuje za dobu dávnej harmónie. No archeológ
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur.A toto je stav, který je všeobecně považován za základní harmonii. Ale archeolog
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur.Erről az életmódról gondolják, hogy ősi és harmonikus. De az archeológus,