ilk önce ile cümle
ilk önce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Kdyby tě JiHoo potkal jako první, určitě by ses mu líbila.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.지후 놈이 서현이가 안이라 널 먼저 만났다면 좋아했을 거야 불명.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Nếu Ji Hoo gặp cô trước khi gặp Seo Hyun, cậu ta cũng sẽ yêu cô thôi, chắc chắn đấy
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Om JiHoo hade träffat dig istället för Seo Hyun hade han definitivt gillat dig.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Se Ji Hoo avesse incontrato prima te invece di Seo Hyun, allora lui ti avrebbe amata...di sicuro.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Si Ji Hoo t'avait rencontré avant à la place de Seo Hyun, il t'aurait aimée. Sans aucun doute.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Wenn Ji Hoo dich vor Seo Hyun getroffen hätte, hätte er sich in dich verliebt.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Αν ο ΤζιΧου σε είχε γνωρίσει πρώτη,θα του άρεσες εσύ,σίγουρα.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.Если бы он встретил первой тебя, а не СиоХьюн, ты бы ему точно понравилась.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.אם גי הו היה פוגש אותך קודם אז הוא בטוח היה מחבב אותך
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.لو قابلك جي هو اولا، عوضاً عن سيوهيون، لحتما سيفضلك عليها.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.本気で言ってる?
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.Jeśli bym ustawiał ten wielomian w podstawowej formie wziąłbym to wyrażenie jako pierwsze.
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.이 식을 표준형으로 고치려면
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.Tady mám (a na druhou)b. Napíšu si je tu vedle sebe.
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.И така, минус 2а на квадрат b на квадрат минус 4а на квадрат b.
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.Якщо треба записати цей многочлен у стандартній формі, слід цей доданок написати першим.
Eğer polinomu starndart formda yazacak olursam, ilk önce bu terimi yazarım.اذا اردت ان اضع متعدد الحدود هذا بالشكل النموذجي
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Almeno prima metti tutto in chiaro!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Au moins tu aurais pu tout éclaircir d'abord !
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Ít nhất hãy làm rõ mọi chuyện trước đi!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Klär wenigstens vorher alles auf!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Maak alles tenminste eerst duidelijk!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Macar clarifica totul!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Przynajmniej wszystko wyjaśnij!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Setidaknya bereskan semuanya dulu!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!Τουλάχιστον ξεκαθάρισε τα όλα πρώτα!
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!По крайней мере теперь все прояснилось.
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!على الاقل كان عليك ان توضح كل شيء قبل هذا
En azindan herseyi açik açik ortaya koy ilk önce!本当に卑怯だわ
Evet, ilk önce bu noktayı kullanalım.x 변화량으로 나눈 것이죠. 첫번째 점부터 해볼께요
Evet, ilk önce bu noktayı kullanalım.x، = --حسناً، دعونا نستخدم هذه النقطة اولاً
Evet, ilk önce x'e, sonra y'ye göre integral aldığımız zaman cevap 2 bölü 3 çıkmıştı.Pamatujte si, že odpověď byla dvě třetiny, když jsme integrovali nejdřív podle x a potom podle y.
Evet, ilk önce x'e, sonra y'ye göre integral aldığımız zaman cevap 2 bölü 3 çıkmıştı.Pamiętajmy, że otrzymaliśmy wynik 2/3, całkując najpierw po x, a potem po y.
Evet, ilk önce x'e, sonra y'ye göre integral aldığımız zaman cevap 2 bölü 3 çıkmıştı.Recuerden, nuestra respuesta fue 2/3 cuando integramos con respecto con x primero, y luego con respecto a y.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Aber am Anfang wurde dies als eine moralisch sehr problematische Sache gesehen, lange bevor es lustig wurde.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.De kezdetben ezt egy erkölcsileg erősen problémás dolognak tartották, még mielőtt mulatságossá vált volna.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.하지만 그 시작에서, 이건 도덕적으로 매우 큰 문제가 되었습니다. 그저 재미가 되어버리기 훨씬 전에 말입니다.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Ma all'inizio era vista come una cosa moralmente problematica, molto prima che diventasse divertente.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Maar in het begin werd dit gezien als moreel verwerpelijk, lang voordat het grappig werd gevonden.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Mais au début, c'était vu comme quelque chose de moralement problématique, bien avant que ça devienne drôle.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Men i begyndelsen blev det set som en problematisk moralsk ting, lang tid før det blev morsomt.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Na początku to był duży problem moralny, długo zanim zaczęto się z tego śmiać.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Nhưng ban đầu, nó được xem như là 1 vấn đề về mặt đạo đức, trước khi nó trở nên khôi hài.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Pero en un principio fue visto como un problema ético antes de que se convirtiera en algo divertido.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Αλλά αυτό θεωρούταν αρχικά πολύ προβληματικό, πολύ πριν γίνει αστείο.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.В самом начале все это смотрелось через ракурс морали, задолго до того, как это стало просто забавным.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.И в началото на това са гледали като на нещо неморално, много преди да стане забавно.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.אבל בהתחלה, זה נראה כמו תחום מאוד בעייתי מוסרית, הרבה לפני שזה היה מצחיק.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.لكن في البداية, كانت تعتبر كمشكلة أخلاقية جداً قبل أن تصبح مضحكة بوقت طويل
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.奇妙なことになるずっと以前のことです そして ジョン D ロックフェラーが現れました
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.A fiatalember kellene a legkorábbi legyen.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.Chân dung của người thanh niên có lẽ được vẽ trước.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.De jongeman moet het eerst gemaakt zijn.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.Den unge mannen bör vara det första porträttet.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.Der junge Mann sollte als erstes gemacht worden sein.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.El hombre joven debe venir primero
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.Il giovane dovrebbe essere stato realizzato per primo.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.우선 이 젊은 남자가 첫번째로 완성됐어야 합니다.
Genç adam ilk önce yapılmış olmalı.Le jeune homme devrait avoir été fait en premier.