Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Je pense que le sommeil et le travail sont très liés.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.수면과 일은 아주 밀접히 연관되어 있다고 생각합니다.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Menim, da sta spanje in delo tesno povezana.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Myslím, že spánok a práca majú veľa spoločného.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Sądzę, że sen i praca mają wiele wspólnego.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Saya rasa tidur dan kerja memiliki hubungan yang sangat dekat.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Spánek a práce mají podle mě hodně společného.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Tôi cho rằng ngủ và làm việc rất liên quan với nhau.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Úgy vélem, az alvás és a munka közeli rokonok.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Πιστεύω πως ο ύπνος και η εργασία είναι πολύ στενά συνδεδεμένα.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Мисля, че сънят и работата са тясно свързани.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Я думаю, что сон и работа очень тесно связаны между собой.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.Я думаю, що сон і робота дуже тісно пов"язані між собою.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.אני חושב ששינה ועבודה קרובים אחד לשני רעיונית.
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.أعتقد أن النوم والعمل لهما علاقه وطيده
Bence uyku ve iş çok yakın ilintili.別に睡眠中に仕事ができるとか
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.1 つ目は なぜある病原菌は他のより有害なのか
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Asa ca, toata dicutia de azi va dezbate doua intrebari generale
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Así que la charla del día de hoy tratará de dos preguntas generales.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Così, tutto il mio discorso oggi affronterà due questioni generali.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Donc la conférence d'aujourd'hui abordera deux questions générales.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Dzisiaj zajmę się dwoma ogólnymi pytaniami.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Het hele verhaal van vandaag zal gaan over twee algemene vragen.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.오늘의 이야기들은 두가지의 큰 질문들과 관련있습니다.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Toàn bộ bài nói chuyện hôm nay sẽ nhằm giải quyết hai câu hỏi tổng quát.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.И така, целия разговор днес ще обсъжда два основни въпроса.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.Поэтому весь разговор сегодня будет касаться двух основных вопросов.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.כך שכל ההרצאה הזאת הולכת להתעסק עם שתי שאלות כלליות.
Bugünkü konuşma iki soru ile ilintili.لذا فمعظم الحديث اليوم سوف يتطرق إلى سؤالين عامين.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Această trăsătură ne spune multe despre politică.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Cecha ta mówi nam też wiele o polityce.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Ce trait nous en apprend également beaucoup sur la politique.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Dette karaktertræk fortæller os også meget om politik.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Deze eigenschap vertelt ons ook veel over politiek.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Diese Eigenschaft verrät uns auch viel über Politik.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Esta característica también nos dice mucho sobre la política.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Ez a jellemvonás a politikáról is sokat elárul.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.이는 또한 정치에 대해서도 시사하는 바가 많습니다.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Nét tính cách này cũng bộc lộ rất nhiều về chính trị.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Questa caratteristica ci spiega anche tante cose della politica.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Sifat ini juga memberi banyak informasi tentang politik.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Tämä ominaisuus kertoo myös paljon politiikasta.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Výzkumník Robert McCrae říká:
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Αυτό το χαρακτηριστικό μάς λέει πολλά επίσης για την πολιτική.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Тази характеристика ни казва много и за политиката.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.Эти характерные черты так же отражаются на политике.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.המאפיין הזה מספר לנו המון על פוליטיקה.
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.هذه السمة أيضاً تخبرنا الكثير عن السياسة .
Bu karakter politikayla ilintili de birçok şey anlatıyor.研究の第一人者ロバート・マクレイ曰く
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Abbiamo trovato che, con riferimento alla felicita' del sè che vive le esperienze.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ceea ce am aflat se referă la fericirea sinelui experimental.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chodzi tu o szczęście jaźni doświadczającej.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chúng tôi tìm thất rằng với sự hạnh phúc của bản chất trải nghiệm.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ezt a tapasztaló én boldogságára vonatkozóan találtuk.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Hallamos ese número con respecto a la felicidad del yo que tiene experiencias.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Het heeft te maken met het geluk van het ervarende ik.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Kita menemukan itu dalam hal kebahagiaan sisi yang mengalami.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.경험하는 주체의 행복에 관한 숫자였습니다.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Nalezli jsme to ve vztahu ke štěstí prožívajícího já.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.On a trouvé ça à propos du bonheur du "moi de l'expérience".