ilik ile cümle
ilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Hogy nem szabad hosszan, meleg víz alatt zuhanyozni.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Înţelegeţi, nu trebuie să faceți dușuri lungi și calde.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Je mag geen lange, warme douches nemen.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.따뜻한 물로 장시간 샤워를 지속하지 말라하고,
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.On ne doit pas prendre de douches chaudes trop longtemps.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Sabem, não devemos tomar longos duches quentes.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Sapete, non dovreste fare docce calde e lunghe.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Viete, nemali by ste si dávať dlhé, teplé sprchy.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Ξέρετε, δεν πρέπει να κάνετε πολύωρα ζεστά ντουζ.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Вам это знакомо: долго стоять под теплым душем - нельзя.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Знаете ли, не бива да вземате продължителен, топъл душ.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.אתם יודעים, אתם לא אמורים לעשות מקלחות ארוכות וחמות.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.كما تعلمون ، إنه يبدو كأنه ليس من المفترض أن تأخذ حماماً دافئاً وطويلاً
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.飛行機で休暇旅行なんてもってのほか
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Alla här vet hur skam känns.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Alle, der sidder her, kender den varme følelse af at skam skyller over én.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Iedereen hier weet hoe de warme gloed van schaamte voelt.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Jeder, der hier sitzt, kennt das warme Überspülen der Scham.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Kaikki tunnistavt lämpimän häpeä-aallon.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Každý z nás vie, aký je to pocit, keď vás zaplaví hanba.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Każdy z was zna to uczucie.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.여기 앉아있는 모든 이들이 이 따뜻이 적시고 지나가는 수치심의 느낌을 알죠.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Minden itt ülő ismeri azt a forróságot, ami a szégyenérzethez társul.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Mọi người ngồi ở đây đều biết đến sự ấm áp trong chính sự xấu hổ.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Toată lumea de aici ştie trecerea călduţă a ruşinii.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Toda a gente aqui sentada conhece a sensação de vergonha.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Todo el mundo aquí conoce la inundación tibia de la vergüenza.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Tous ceux qui sont assis ici connaissent les sensations de la honte.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Tutti noi in questa sala conosciamo le sensazioni provocate dalla vergogna.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Všichni, jak tu sedíte, znáte teplou vlnu studu.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Vsi, ki sedimo tu, poznamo vroč občutek sramu.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Κάθε ένας εδώ μέσα ξέρει την αίσθηση της ντροπής.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Всеки от присъстващите знае какво е да бъде обладан от срама.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Всі, хто сидить тут, знають теплий приплив сорому.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.Каждому сидящему здесь знакомы тёплые волны стыда.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.כל מי שיושב כאן מכיר את השטף החמים של הבושה.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.جميع من يجلسون هنا يعرفون دفئ العار.
Burada oturan herkes utancın o ılık yıkamasını biliyor.恥を感じたことがないなんて人は
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.마실 수 있을 만큼 내용물이 식었는지 표시하는 것입니다.
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.Бутылочка сама показывает, если её содержимое слишком холодное для питья.
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.Матеріал вказує, чи рідина достатньо тепла.
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.והוא מראה מתי התכולה קרה מספיק לשתיה.
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.حتى تشير الى متى تكون المحتويات باردة كفاية لشربها.
Bu şekilde içindeki içmek için yeterince ılık mı anlayabilirsiniz.これらは スマート素材として
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarזרם 'המבולד' הקר ,הגורם ליובש בגאלאפאגוס ,מתיר את אחיזתו ומפנה את הדרך למים חמים .יותר מהצפון
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarتيار هامبولت البارد ذلك الذي يجعل غالاباغوس جافة جدا، يحلّ قبضته ويفسح المجال للماء الدافيء من الشمال
Hadi gidelim. Sana bir bardak ılık su getireceğim..가보자.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Aqui está ele totalmente paralisado, incapaz de respirar e de se mover.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Hij kon nog steeds zijn vrouw de hand geven, maar niet zijn knopen dichtdoen, niet zelf eten.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.그리고 그는 여전히 아내의 손을 잡을 수 있었지만, 옷 단추를 채울 수 없었고, 혼자서 식사를 하지도 못합니다.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Nó có thể nắm tay vợ mình, nhưng không thể tự cài nút áo quần, không thể tự ăn được.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Potrafił trzymać rękę żony, ale nie potrafił zapiąć guzików, ani samemu jeść.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Si inca putea sa-si tina de mana sotia, dar nu putea sa-si incheie nasturii, nu putea sa se hraneasca.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.Y todavía puede sostener la mano de su esposa, pero no se puede abotonar la ropa, no se puede alimentar.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.אבל הוא בקושי הולך עכשיו, אז זה פגום.
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.وهو لا يزال يستطيع أن يمسك بيد زوجته ، لكنه لا يستطيع أن يقفل أزرار ملابسه، لا يستطيع أن يطعم نفسه .
Hala karısının elini tutabiliyor ama düğmelerini ilikleyemiyordu, kendi yemek yiyemiyordu.自分で食事をすることもできませんでした この写真ではすっかり麻痺しています
Hawai Roko Moko'su mu? Ilık pirincin üstüne... Kalın ve yassı bir et koyun.하와이안 로코모코?
Hepimiz bizi deÄiĹik fikirlere doÄru yĂśneltecek deÄiĹik kiĹiliklere sahibiz.Všichni máme rozdílné osobnosti, které nás budou pohánět, abychom tíhli k různým nápadům.
Hepimiz bizi deÄiĹik fikirlere doÄru yĂśneltecek deÄiĹik kiĹiliklere sahibiz.Всі ми маємо різні характери, які ведуть нас до різних ідей.