ilik ile cümle

ilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ilık ila serin hava şartlarında dışarıda barınabilir.הלילות יכולים להיות קרירים בגלל מזג אוויר המדברי.
Yılın ılık aylarında yiyecek boldu.מזון היה ככל הנראה בשפע במהלך החודשים החמים המעטים בשנה.
Fakat eğer onu ılık suya koyar ve suyu ısıtırsanız, uysalca orada oturacaktır.Ако можеш да го събереш от сапунената вода ей там, давай.
İlik dikiş ve zincir dikiş ile ilişkilidir (isminin buradan gelmesi olasıdır).Отвързан / Освободен от верига), откъдето идва и името.
Bunun için limon ve ılık sudan yararlanılır.За целта трябва да се ползва топла вода и сапун.
Her iki tipteki ilik de sayısız kılcal kan damarı içermektedir.Всяка двойка кръстосани прави има безбройно много трансверзали.
Yaklaşık 500 m rakıma sahiptir. Kışlar nispeten ılık, yazlar uzun ve sıcaktır.Разположено е в район с полупланински и хълмист релеф на надморска височина около 500 м.
Daha çok ılık yağışlı aylarda görülür.Dormantne su tijekom najtoplijih mjeseci.
Kahve ve çay genelde ılık veya soğuk servis edilir.Kava i čaj su najčešća pića, najčešće vrući.
Bombuslar daha çok ılık iklimlerde görülür.Ova se prednost u velikoj mjeri gubi u toplijim podnebljima.
İklimi genellikle ılıktır.Väčšinou býva klimatizovaný.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Rumeni kostni mozeg se nahaja v kostnih votlinah v srednjem predelu dolgih kosti.
Bu canlılar güney ve batı Avustralya sularının yerlisidir ve genellikle sığ, ılık sularda kalırlar.Ta bitja najdemo ob južni in zahodni avstralski obali in se v glavnem zadržujejo v plitvih, toplih vodah.
Elbiselerde bir önceki için ilik olarak da kullanılabilir.Volna se še danes uporablja za kakšna oblačila.
Tatlının bir püf noktası da; şerbetin ılık, tatlının sıcak olmasıdır.Pomembna je tudi vloga vetra v Mačehi in pastorki; Jug je topel veter, prinaša nekaj lepega.
Dr. Keller ilik olarak üçüncü sezonun son bölümü olan "First Strike"da göründü.Doktor Kellerit tutvustati kolmanda hooaja lõpus, osas "First Strike".
Müşterilerin kıyafetlerine bakıldığında havanın ılık olduğu düşünülür.Osavõtjate mälestuste järgi oli ilm väga kuum.
Bu sinirleri dimağ, murdar ilik yardımiyle besler.""Varnja vanausuliste palvela ikoonide restaureerimise saaga".
Tatlının bir püf noktası da; şerbetin ılık, tatlının sıcak olmasıdır.Väino Kull on abielus, tema naise neiupõlvenimi on Aime Kuum.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Alamaailman liekit tuskin ovat näin haaleat.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Imagino que las llamas del infierno no son precisamente tibias.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Mas acho que as chamas do inferno não serão tão tépidas.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Non credo che le fiamme dell'inferno saranno altrettanto tiepide.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Ognie piekielne chyba jednak nie będą tak łagodne.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Underjordens flammor är nog inte lika ljumma.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Underverdenens flammer er nok ikke lige så lunkne.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Δεν νομίζω να είναι τόσο χλιαρές οι φλόγες του κάτω κόσμου.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Но вряд ли адское пламя будет таким же прохладным.
Ama yılın ılık döneminde gidince sorun olmuyormuş.여러분이 따뜻한 계절에 그곳으로 간다면, 문제없습니다.
Ama yılın ılık döneminde gidince sorun olmuyormuş.אבל אם מגיעים בתקופה החמה של השנה, זה בסדר.
Ama yılın ılık döneminde gidince sorun olmuyormuş.لكن اذا ذهبت في الفترة الدافئة من السنة، فهذا حسن.
Ama yılın ılık döneminde gidince sorun olmuyormuş.さて 恐竜の進化の歴史を繋ぎ合わせて
Balon baya ılık bir ortamda, sıcaklığı 20 santigrad derece ve içi de helyumla doluymuş.נגיד שהטמפרטורה היא חמה בצורה סבירה, הטמפרטורה היא 20 מעלות צלזיוס. נגיד שהבלון מלא בהליום.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.com os seus baldes cheios de leite, e a medula dos seus ossos umedecida.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.con sus lomos llenos de gordura y sus huesos empapados de tuétano
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.cu coapsele încărcate de grăsime, şi măduva oaselor plină de suc.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Fejõedényei tejjel vannak tele, csontjainak velõje nedvességtõl árad.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Gdy piersi jego pełne są mleka, a szpik kości jego odwilża się,
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Hai bình người đầy sữa , Và tủy xương người nhuần đượm .
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Hai bình người đầy sữa, Và tủy xương người nhuần đượm.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.hänen astiansa ovat maitoa täynnä, ja hänen luunsa juotetaan ytimellä.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.hans kar var fulle av melk, og margen i hans ben var saftfull.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.hans Spande er fulde af Mælk, hans Knogler af saftig Marv;
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.hans stävor hava fått stå fulla med mjölk, och märgen i hans ben har bevarat sin saft.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.i suoi fianchi sono coperti di grasso e il midollo delle sue ossa è ben nutrito
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.jeho žochtáre sú plné mlieka, a špik jeho kostí je zvlažovaný,
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.그 그릇에는 젖이 가득하며 그 골수는 윤택하였고
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Les flancs chargés de graisse Et la moelle des os remplie de sève;
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.posode njegove so polne mleka in kosti njegove z mozgom pitane.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Prsy jeho plné jsou mléka, a mozk kostí jeho svlažován bývá.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.sein Melkfaß ist voll Milch, und seine Gebeine werden gemästet mit Mark;
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.τα πλευρα αυτου ειναι πληρη παχους, και τα οστα αυτου ποτιζονται μυελον.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.внутренности его полны жира, и кости его напоены мозгом.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.Ребрата му са покрити с тлъстина, И костите му са напоени с мозък.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.עטיניו מלאו חלב ומח עצמותיו ישקה׃
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.احواضه ملآنة لبنا ومخ عظامه طريء.
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.他 的 奶 桶 充 滿 、 他 的 骨 髓 滋 潤
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.他 的 奶桶 充滿 、 他 的 骨髓 滋潤
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.Các bạn biết đấy, các bạn không nên tắm lâu trong nước nóng.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir. Doğayı kirlettiği için tatillerde uçmamamız gerekir.Nie można brać długich, ciepłych pryszniców, ani latać na wakacje, bo to szkodliwe dla środowiska.

İlgili Sayfalar