ilişkisi ile cümle
ilişkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şarkı Swift'in bir ilişkisinin renklerle olan bağlantısını kuruyor.Pjesma pronalazi Swift kako se igra s idejom boja u odnosu na njezine emocije o vezi.
"Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı".Ahiret (ar.: 'الآخرة) je u islamu naziv za "onaj" ili "budući svijet".
Proust'un annesiyle yakın bir ilişkisi vardı.Proust je bio vrlo blizak s majkom.
Felsefe ve din ilişkisi de yine dil bilimi ile ilişkilendirilerek açıklanır.Međutim, i filozofi i lingvisti proučavajhu značenje/smisao.
İkilinin ilişkisi Mart 2002'de beklenmedik bir şekilde son buldu.Svoju vezu prekinuli su iznenada u ožujku 2002. godine.
Chris O'Dowd rolü Franklin Portman, Jake'in Abraham ile sıkıntılı ilişkisi olan İrlanda'lı babası.Chris O'Dowd kao Franklin Portman, Jakeov otac.
Şarkının asıl konusu Izzy Stradlin'in Angela Nicoletti ile olan başarısız ilişkisidir.Stvarna tematika pjesme se bavila Stradlinovom propalom vezom s njegovom bivšom djevojkom Angelom Nicoletti.
Şehre dönen Jake ile kısa süreli bir ilişkisi olur, ama Jake yine ayrılmak zorunda kalır.Annie i Jake uspijevaju pobjeći natrag u kolibu, ali Jake ubrzo pogiba.
Kendisi kişisel doktoru iken ilişkisi vardı. ^ (yardım)Он пошёл к врачу. (on se nalazi kod liječnika).
Böylece umduğundan daha hızlı gelişen ilişkisinden kaçabilir.One su omogućile da se među nama razviju bolji odnosi nego što sam mogao i sanjati.
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.S bratom Stjepanom nikada nije nastupao u istoj momčadi.
Evliliğin 2012'de resmen sonlanmasının ardından Ağustos'ta şarkıcının John Mayer ile ilişkisi başladı.Po ich konci manželstva v roku 2012, začala chodiť so spevákom Johnom Mayerom.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.V tejto funkcii navrhol mestský sesterský vzťah s Nueva Germania v Paraguay.
Aralık 2015'ten beri bir One Direction müzik grubu üyesi olan Louis Tomlinson ile ilişkisi vardır.Od decembra 2015 bola vo vzťahu s členom skupiny One Direction, Louisom Tomlinsonom.
Sonraları ise tiyatroyla ilişkisini eleştirmen olarak sürdürdü.Neskôr prejavoval záujem o divadlo aj ako kritik.
Juba olan ilişkisine hiç değinmez.A to už s dobou, v ktorej žijú nemá nič spoločné.
Dizide en sık tekrar eden hikâye Ross ve Rachel'ın ilişkisidir.Počas seriálu bol Ross viackrát vo vzťahu s Rachel.
Fiziksel bedenle sıkı bir ilişkisi vardır.Umožňujú telesný kontakt.
Bir ankete göre gençlerin %13'ü son cinsel ilişkisinde dışarı boşalma yöntemini uygulamış.Približne 13% mužov uviedlo, že za posledné 3 roky boli prevažne homosexuálne orientovaní.
Brian'ın yalnızca tek bir köpekle ilişkisi oldu.Neskôr sa toto cvičí iba s jedným psom.
Huygens’in akademi ile ilişkisi her zaman kolay olmadı.Ďalšie spojenie s Huygensom už nebolo možné.
Bunda ülkenin Vatikan ile olan yoğun ilişkisi etkili olmuştur.Je možné si všimnúť jeho silné prepojenie s touto krajinou.
Takip edilme korkusu, iyi gitmeyen evlilik ilişkisini de yıprattı.Spisovateľka sa inšpirovala vlastným nevydareným manželstvom.
Johnny Cage ile ilişkisi vardır.Silného spojenca mal aj v Johnny Cashovi.
Buna göre doğadaki her şeyin bir nedeni vardır, doğadaki bütün olgular arasında neden-sonuç ilişkisi bulunur.A keďže všetko, čo existuje, má mať príčinu, prichádzame tak k nekonečnej reťazi príčin a následkov.
Güç ve enerji arasındaki ilişkisi budur.Uteleša energijo in moč.
Her borç ilişkisinde üç unsur vardır.Na vsaki povezavi so tri točke.
Karaciğer enzimlerinin, hastalığın ciddiyetiyle olan ilişkisi zayıftır.Vrednosti jetrnih encimov slabo korelirajo z resnostjo bolezni.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Odnos do njegovega očeta, ki je deloval odtujeno, je bil nenehno ambivalenten.
Temelde benzerlik ilişkisi vardır.To so v bistvu pojavna razmerja.
Matematikte Bernoulli sayıları, sayı kuramıyla derin bir ilişkisi olan rasyonel sayı dizisidir.Bernoullijeva števíla so v matematiki zaporedje racionalnih števil.
Violetta Alfredo'yu çok sevdiğini ve onunla ilişkisini bırakamıyacağını bildirir.Violetta pa pove, da ji je le ljubezen do Alfreda narekovala razhod z njim.
Bu temalar insanın toprakla olan ilişkisi, insanla Tanrı'nın ayrılışı ve insanoğlunun gittikçe yozlaşmasıdır.Ti prizori kažejo, kako se človeštvo še bolj oddaljuje od Boga.
Ayrıca ülkenin Birleşmiş Milletler üyesi hiçbir devlet ile diplomatik ilişkisi yoktur.Poleg tega večina držav članic Lige nima diplomatskih odnosov z Izraelom.
Ayrıca güçlü Katolik örgüt Opus Dei'yle de ilişkisi vardı.Obstajajo pa tudi krščanska 'tajna društva', na primer Opus Dei.
Mihail, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Španija je nadaljevala alianso s Francijo.
Zaman geçtikçe Tohru’nun Sohmalarla olan ilişkisi daha da karmaşıklaşmaya başlar.Vendar pa je Teodorjevo življenje ob izteku postalo vedno bolj zapleteno.
Genel teori yerçekimi kanunu ve diğer doğa güçlerine olan ilişkisini sağlar.Kiparstvo: V ospredju je povezava z naravo in nadnaravnimi silami.
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.Sama pravi, da si je z mamo in očimom veliko bližje, kot z očetom in mačeho.
Bu anahtar kilit ilişkisine benzerlik gösterir.Naslednji primer prikazuje šifriranje po tem ključu.
Oxford ile ilişkisi olmuş edebiyatçıların listesi uzundur.Pivovarne imajo v Oxfordu dolgo zgodovino.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Med njima se razvije razmerje, poročita se.
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.Nikoli se ni ločil od povezanosti s Cerkvijo.
Hitler ile olan ilişkisinden söz edilmedi.Bent jau apie tai su Chrisu nekalbėjome.
Stromae Haziran 2011'de eski Miss Belgium güzeli Tatiana Silva ile ilişkisi olduğunu onayladı.2011 m. liepos mėn. Stromae patvirtino, jog draugauja su buvusia Mis Belgija Tatiana Silva.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.Tokiu būdu jis pasiūlė miestų partnerystę su Naujaja Vokietija, Paragvajuje.
Zamanla Butch ile çocuk arasında baba-oğul ilişkisine benzer bir yakınlık olur.Tarp Katčinskio ir Boimerio vystosi kažkas panašaus į tėvo-sūnaus santykius.
O ana-oğul ilişkisi nasıl şekilleniyor?Kaip susidaro joninis ryšys?
Serena gerçek bir romantizm ister ve başlangıçta arkadaşı Blair ile olan ilişkisine rağmen bunu Nate'de arar.Santykiuose ji ieško romantikos, ypač jos tikisi iš Nate’o, nepaisant jo santykių su Blair.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Kas buvo Sekvojos tėvas, nesutariama.
Bu sadece mesleğine değil fakat ayrıca iki sanatçının uzun dönemli arkadaşlık ilişkisine de yardım etmiştir.Bet ji ne tik suspėdavo, bet ir pagarsėjo draugiškumu bei plačiais ryšiais.
158 ülkeyle diplomatik ilişkisi ve 38 uluslararası kuruluşa üyeliği vardır.Federacija vienija 54 draugijas iš 38 Europos šalių.
9 yaşındaki bir çocuk ile orta yaşlı soğuk bir kadının ilişkisini anlatır.Filmas pasakoja apie vidutinio amžiaus vyriškio ir keturiolikmetės mergaitės santykius.
Bu CD-R medyasoını kullanıyordu ve ve manyetik Zip sürücüsüyle bir format ilişkisi yoktu.See kasutas tavalist CD-R-meediumi ega olnud formaadilt kuidagi seotud magnetilise Zip-draiviga.
Izin verilen gözlemlenebilir değerleri işlemcilerin özdeğerlerinin gözlenebilirle ilişkisinde bulunabilir.Vaadeldavate võimalikud väärtused on vastavate operaatorite omaväärtused.
Film, Luce (Lena Headey) ile kendi düğün gününde tanışan Rachel'ın (Piper Perabo) ilişkisine odaklanmaktadır.Filmi keskmes on Racheli (Piper Perabo) ja Luce'i (Lena Headey) suhe.
Haziran 2016'dan bu yana Prens Harry ile ilişkisi vardır.Prints Harryga tutvus ta 2016. aasta juulis.
Bu bağlamda hukuk düzeni, alacaklının borç ilişkisinden doğan haklarını koruma altına almaktadır.Sellise vahetustehingu puhul säilib osapooltel omandiõigus alusvarale.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Mis on isa teos head või kiiduväärset?
Cemaat, Chavez'in İran ile olan yakın ilişkisi ve İsrail'i protesto etmesinden endişe duymaktadır.On vaieldav, kas Mooses oli reaalne isik ja kas ta on seotud iisraellaste väljarännuga Egiptusest.