ilişkini ile cümle
ilişkini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fizyolojik senkronizasyon ve cinsel tatmin arasındaki ilişkinin ön kanıtı.Preliminary evidence for a relationship between physiological synchrony and sexual satisfaction.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.Ich wollte das Dilemma des Verhältnisses zwischen Leben und Kunst untersuchen.
Ayrıca selam, bir iletişim ve ilişkinin başlangıcı sayılır.Außerdem reden sie über ihr Kennenlernen und den Anfang ihrer Beziehung.
Bu ilişkinin eseri de 1930’da “Narziss und Goldmund” olmuştur.1930 erschien die Erzählung Narziß und Goldmund.
Katsayı +1'e veya -1'e ne kadar yakınsa ilişkinin doğrusallığı o kadar güçlüdür.Wenn die Kopplungskonstante von der Größenordnung 1 oder größer ist, heißt die Theorie stark gekoppelt.
Bunun anlamı, sadece hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilmesidir.Dies wirkt jedoch nur zwischen den Parteien des Rechtsstreits.
O sahnede söz ettiği bıçak, ilişkinin kesilmesi anlamına geliyor.Kursive Schrift bedeutet, dass die Szene verloren ging.
Ancak ikisi de bu ilişkinin nereye varacağını kestiremezler.Beide wissen nicht, wohin sie nun sollen.
Monica Bellucci ile eşinin, aralarındaki ilişkinin rutinleşmemesi için ayrı evlerde yaşadıkları bilinmektedir.Sie und auch Oma Kulick bemerken, dass sich beide Brüder in ihrer Aussage widersprechen.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.An Sex kommt man nicht vorbei.
Bir erkek kedi ile dişi sahibi arasındaki ilişkini kedinin bakış açısından anlatmaktadır.Ce film met en scène les relations entre un chat et sa maitresse, du point de vue du chat.
Ressam ve düşes arasındaki ilişkinin ne olduğu belirsizdi.Il n'est pas facile de déterminer la relation entre la copiste et l'enlumineur.
Bir kaynak ilişkinin 20 yıl sürdüğünü ifade eder.Una fuente afirma que duró 20 años.
Belirsizlik epistemolojik delil ve sonuç arasındaki ilişkinin durumudur.Nexo causal entre acción y resultado.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.Se desconoce si este matrimonio llegó a celebrarse.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.L'abuso di alcolici da parte di Manson e la distanza tra i due furono inoltre citati come cause della rottura.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.Il legame a idrogeno è considerato l'estremo di questo genere di interazioni.
Bunun anlamı, sadece hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilmesidir.Реализуются только среди юридических лиц.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.Означает, что ничто уже не может расторгнуть этот брак.
"Already Gone", bir ilişkinin bitiminden bahseden bir şarkıdır.До этого „завершающей“ песней была «Женщина, которая поёт».
Bu ilişkinin eseri de 1930’da “Narziss und Goldmund” olmuştur.1930: "نرجس وجولدمند" «Narziß und Goldmund» (رواية).
Fransız NBA yıldızı Tony Parker'la 3 yıllık bir ilişkinin ardından 7 Temmuz 2007 tarihinde evlenmiştir.تزوجت لاعب كرة سلة توني باركير بتاريخ 07/07/2007.
Bir erkek kedi ile dişi sahibi arasındaki ilişkini kedinin bakış açısından anlatmaktadır.يعرض الفيلم تفاصيل حياة قطّة مع مالكتها الشابّة، من منظور القطّة نفسها.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.فريد الأطرش بين الفن والحياة.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.A encefalopatia hepática é resultante desta hiperamonemia.
1982'de ortaya çıkan sonuç, neredeyse 30 yıl sonra Fiat ile olan ilişkinin sona erdirilmesiydi.De uitkomst, tegen 1982, was een einde aan de bijna 30-jarige relatie met Fiat.
Toplu ilişki, cinsel ilişkinin ayni anda ikiden fazla kişi arasında olan türü.Groepsseks is het verrichten van seksuele handelingen tussen meer dan twee mensen tezelfdertijd.
Ancak ikisi de bu ilişkinin nereye varacağını kestiremezler.Ze weten allebei nog niet wat de toekomst is van hun relatie.
Konstantius ve Helena arasındaki ilişkinin yasal yönü de bilinmemektedir.Hoelang de relatie tussen Constantius en Helena standhield, is onbekend.
Bireylerde bazen bu korku, sevilen birinin ölümüyle veya önemli bir ilişkinin bitmesi ile oluşur.Osoby czasem porównują ten strach ze śmiercią bliskiej osoby lub zakończeniem ważnego związku.
Davutoğlu, hayatta üç ilişkinin varoluşsal olduğunu ifade etmiştir.Agamben utrzymuje, że życie istnieje w dwóch aspektach.
Bir kaynak ilişkinin 20 yıl sürdüğünü ifade eder.Razem odkrywają spisek, który trwa od 20 lat.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.Han ville visa kopplingen mellan konst och religion.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Detta födde en speciell och spännande laddning mellan de två gitarristerna.
Bir erkek kedi ile dişi sahibi arasındaki ilişkini kedinin bakış açısından anlatmaktadır.Історія розповідає про стосунки кота і його господині з точки зору кота.
Ancak bir ilişkinin "de facto evlilik" olabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekir.Доречнішим терміном щодо подібних стосунків є «фактичний шлюб».
Buna madde ve ruh arasındaki ilişkinin tartışmaları da dâhildir.Поважати стосунки між духом і матерією.
Katsayı +1'e veya -1'e ne kadar yakınsa ilişkinin doğrusallığı o kadar güçlüdür.Чим ближче коефіцієнт до −1 або 1, тим сильніше кореляція між величинами.
Ancak ikisi de bu ilişkinin nereye varacağını kestiremezler.Вони обидві й не уявляють, що станеться, коли вони нарешті зустрінуться.
O ilişkinin içinde, Steph'le bir duruş belirlemek zorundadır.Se Stephenem nicméně naváže vztah.
Korelasyon katsayısı, bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve büyüklüğünü belirten katsayıdır.Korelační diagram může snadno odpovědět na otázku, zda tyto dvě proměnné souvisí či nikoliv.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.Binențeles, din discuție nu este evitată nici tema despre sex.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.De asemenea, ea poate a fost convinsă că căsătoria anterioară a fost nulă.
Bu model arasındaki ilişkinin anlaşılması güçtü.Ez egy módja annak, hogy kapcsolatba lépjen a modellel.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.Myös Mansonin alkoholinkäyttöä ja etäistä käyttäytymistä on arveltu eron syyksi.
"The American Cancer Society" trans yağlar ile kanser arasında bir ilişkinin belirlenmediğini söyler.American Cancer Societyn mukaan misteliuute ei vaikuta syöpään.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.Ei ole vaikea arvata, ettei avioliitosta tullut onnellinen.
Konstantius ve Helena arasındaki ilişkinin yasal yönü de bilinmemektedir.Η ακριβής νομική δύση της σχέσης μεταξύ της Ελένης και του Κωνστάντιου επίσης δεν είναι γνωστή.
Bu ilişkinin eseri de 1930’da “Narziss und Goldmund” olmuştur.Η κρίση του 1930 ήταν επόμενο να "κτυπήσει" και το Ναϊμέχεν.
O sahnede söz ettiği bıçak, ilişkinin kesilmesi anlamına geliyor.Εξαιτίας όμως της διάρευσης του σεναρίου στο διαδίκτυο, η πλοκή αυτή αφαιρέθηκε.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Det beskriver et endt kærlighedsforhold set fra de to involverede parter.
Toplu ilişki, cinsel ilişkinin ayni anda ikiden fazla kişi arasında olan türü.Gruppesex betegner seksuelt samvær mellem mere end to personer på samme tid.
Toplu ilişki, cinsel ilişkinin ayni anda ikiden fazla kişi arasında olan türü.Gruppesex er seksuelt samkvem mellom mer enn to mennesker på samme tid.
O ilişkinin içinde, Steph'le bir duruş belirlemek zorundadır.I stedet inngår Peter et forhold til Esther.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.I begge bøkene drøftes forholdet mellom liv, kunst og samtid.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.Lipogenesis adalah proses mensintesis lemak ini.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Keesokan harinya, dua orang itu terlibat perkelahian yang berujung pada hubungan seksual yang kasar.
Katsayı +1'e veya -1'e ne kadar yakınsa ilişkinin doğrusallığı o kadar güçlüdür.Semakin dekat dengan -1 atau +1, semakin kuat korelasi antara kedua variabel tersebut.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.Cô đã tìm cách xác định lại mối quan hệ giữa nghệ thuật và xã hội.