ilişkin ile cümle
ilişkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.O altă -- este un subiect în media despre Wikipedia, care eu cred că este fals.
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.Un altro -- c'è una storia dei media a proposito di Wikipedia, che credo sia falsa.
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.Une autre -- il y a une ligne historique médiatique sur Wikipedia, et je pense qu'elle est fausse.
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.Друга -- има медиен сюжет относно Уикипедия, който мисля е погрешен,
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.С другой стороны, в СМИ появляются ложные, на мой взгляд, сюжеты о википедии.
başlıklı sayfalarında çocukların ve gençlerin sorunlarına ilişkin bilgiler bulunmaktadır.del portal InfoFinland.
Bazı Avrupa ülkelerinde dans müziği ortamlarını hedefleyen çalışmalar, kokain kullanımına ilişkin yaşamA több európai országban, különböző zenés-táncos szórakozóhelyeken végzett felmérések 10% és 75% közötti
Bazı Avrupa ülkelerinde dans müziği ortamlarını hedefleyen çalışmalar, kokain kullanımına ilişkin yaşamEri Euroopan maissa tanssimusiikkiympäristöissä tehdyissä tutkimuksissa kokaiinia ainakin kerran käyttäneiden
Bazı Avrupa ülkelerinde dans müziği ortamlarını hedefleyen çalışmalar, kokain kullanımına ilişkin yaşamUndersøgelser med fokus på danse- og musikmiljøer i en række europæiske lande viste en langtidsprævalens for
Bazı Avrupa ülkelerinde dans müziği ortamlarını hedefleyen çalışmalar, kokain kullanımına ilişkin yaşamVelen gebruiken cocaïne ook in combinatie met alcohol, tabak, cannabis en andere stimulerende middelen (102
Bazı Avrupa ülkelerinde dans müziği ortamlarını hedefleyen çalışmalar, kokain kullanımına ilişkin yaşamΜελέτες piου εpiικεντρώνονται σε χώρους χορευτικής
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Predpisy/smernice pre počiatočnú učiteľskú prípravu
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Rozporzdzenia/wytyczne dotyczce treci kształcenia nauczycieli
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Unele ţări raportează existenţa de ‘ghiduri’ sau ‘chestionare’ pentru evaluarea externă.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.A közelmúlt adataiban növekedés figyelhető meg az országok több mint felében.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.Mnoho studentů udávalo, že mělo v posledních 12 měsících problémy související s konzumací alkoholu.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.Na državni ravni je pozitivna korelacija med nastalimi težavami in opitostjo v zadnjih 30 dneh.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.Plus de la moitié des pays enregistrent des augmentations au cours de la dernière période de collecte.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.Určitý počet žiakov udával problémy počas uplynulých 12 mesiacov, ktoré súviseli s spotrebou alkoholu.
Bazı öğrenciler son 12 ay boyunca alkol tüketimlerine ilişkin sorunlar rapor etmiştir.Varios escolares han mencionado problemas relacionados con su consumo de alcohol en los últimos 12 meses.
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Alcuni paesi menzionano l’esistenza di “guide” o “questionari” per la valutazione esterna.
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Alguns países referem a existência de “guias” ou “questionários” para a avaliação externa.
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Certains pays mentionnent l’existence de «guides» ou de «questionnaires» pour l’évaluation externe.
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Normativa/directrices sobre elcontenido de la formación inicial delprofesorado
Bazı ülkelerde dış değerlendirmeye ilişkin ‘rehberler’ veya ‘anketler’ olduğu bildirilmiştir.Předpisy/směrnice k obsahu přípravného vzdělávání učitelů n n n n n n n
Beğendiğiniz bir konut bulduğunuzda, konuta ilişkin bütün özellikleri inceleyip öğrenin.Cuando haya encontrado una vivienda que le guste, infórmese bien de todo lo relacionado con la misma.
Beğendiğiniz bir konut bulduğunuzda, konuta ilişkin bütün özellikleri inceleyip öğrenin.Kun olet löytänyt asunnon, josta pidät, ota selvää kaikesta, mitä asuntoon liittyy.
Beğendiğiniz bir konut bulduğunuzda, konuta ilişkin bütün özellikleri inceleyip öğrenin.Ta reda på allt som berör bostaden när du har hittat en bostad du tycker om.
Beğendiğiniz bir konut bulduğunuzda, konuta ilişkin bütün özellikleri inceleyip öğrenin.Когда вы найдете понравившуюся вам квартиру, выясните все связанные с ней вопросы.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Bạn có quan hệ phân phối với ai đó. Bạn có đối tác sản xuất.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Dacă aveți o înțelegere de distribuție cu cineva, știți, aveți un partener de producție.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Egal, ob es eine Vertriebs-Vereinbarung mit jemandem gibt oder Sie einen Produktionspartner haben.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Est-ce que vous avez des contacts dans la distribution, est-ce que vous avez un contact pour la production.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.당신이 누군가와 유통과 관련하여 관계를 맺고 있다던가 제조 관련 파트너가 있다거나 말이죠.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Np. czy masz kontakty z jakąś siecią dystrybucyjną lub czy masz partnera produkcji.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Of je een distributieovereenkomst hebt met iemand, of een productie-partner...
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Rapporti con qualche distributore, o qualche produttore.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Si tienen una relación de distribución, si tienen un socio productor.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Дали имате отношения за дистрибуция с някого, така, имате партньор за производство.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.Например, дистрибьюторские соглашения, или производственный партнёр.
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.אם יש לך יחסי הפצה עם מישהו אתה יודע, יש לך שותף יצור, או
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.سواء أكانت لديك علاقات توزيع مع أحدهم, كما تعلمون, لديك شريك تصنيع. أو , كما تعلمون,
Belki biriyle bir dağıtıcılık ilişkiniz var, ya da üretici bir partneriniz.製造パートナーであったり 検証したいということです
Belki de hala oradadır, bilmiyorum. Bu yerin özelliği ünlülere ilişkin sandviçler yapmasıymış.Quizás existe todavía; no lo sé.
Bence bu yeti, hayatınız boyunca başka şeylerle olan ilişkinizi de güçlendirecek.И смятам,че това умение е приложимо в толкова много неща в живота - странични от изкуството.
Benim gerçek zenginliğe ilişkin görüşüm bu.عمق في كمية الثروة أقصد ، كنا نملك عملات في الزمن القديم التي كانت مدعومة من الذهب ، ولكن في كثير من الحالات ،
Benim gerçek zenginliğe ilişkin görüşüm bu.金で保証された古代史の通貨がありましたが、 多くの場合 インフレ率があります。
Benim, Malcolm'a, babamın şahsi hayatına ait bilgi verdiğime ilişkin suçlamalar doğrudur.Der Vorwurf, dass ich Malcolm Informationen über die häusliche Situation meines Vaters gab stimmt.
Benim, Malcolm'a, babamın şahsi hayatına ait bilgi verdiğime ilişkin suçlamalar doğrudur.내가 내 아버지의 국내 상황에 말 콤 정보를 준 충전 사실이
Ben neye karşı savaştığımız konusunda ya da önümüzdeki göreve ilişkin gerçek dışı beklentilere sahip değilim.그리고 저는 우리가 직면한 것에 대한 착각을 가지고 있는 것이 아닙니다. -- 우리가 직면안 사안에 대해서, 혹은 그 사안이 얼마나 어려운 것인지에 대해서 말이지요.
Ben neye karşı savaştığımız konusunda ya da önümüzdeki göreve ilişkin gerçek dışı beklentilere sahip değilim.وانا لست واهماً بأننا بصدد مواجهة مهمّة صعبة جداً
Ben neye karşı savaştığımız konusunda ya da önümüzdeki göreve ilişkin gerçek dışı beklentilere sahip değilim.しっかり理解しております しかし 今回のサンディーフックでの事件によって 国民の 良心がこれ程まで突き動かされるのを初めて見ました
Bilançolar, sadece bir ana ilişkin durumu gösterirler.Rozvahy jsou jen snímky v čase.
Bilançolar, sadece bir ana ilişkin durumu gösterirler.銀行口座のようなものです。
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ani som sa nenaučil múdrosti, ale známosť Najsvätejšieho znám.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Aniž jsem se naučil moudrosti, a umění svatých neumím.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.enkä ole oppinut viisautta, tullakseni tuntemaan Pyhintä.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.És nem tanultam a bölcseséget, hogy a Szentnek ismeretét tudnám.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.ich habe Weisheit nicht gelernt, daß ich den Heiligen erkennete.
Bilgeliği öğrenmedim, Kutsal Olana ilişkin bilgiden de yoksunum.Ik heb geen wijsheid verkregen en begrijp ook niets van alles wat heilig is."