ilişkili ile cümle
ilişkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
kokainin eşzamanlı kullanımı aşırı dozda opioid riskiyle de ilişkili gibi görünmektedir (EMCDDA, 2007a).Det blev anslået, at der i Italien i 2007 var mellem 3,8 og 4,7 problematiske kokainbrugere pr. 1 000 voksne.
kokainin eşzamanlı kullanımı aşırı dozda opioid riskiyle de ilişkili gibi görünmektedir (EMCDDA, 2007a).meest voorkomende klachten angst of opwinding (48 %) en pijn in de borststreek of hartkloppingen (25 %).
kokainin eşzamanlı kullanımı aşırı dozda opioid riskiyle de ilişkili gibi görünmektedir (EMCDDA, 2007a).) Nárůst zaznamenalo také Dánsko, avšak v odlišném časovém rámci.
kokainin eşzamanlı kullanımı aşırı dozda opioid riskiyle de ilişkili gibi görünmektedir (EMCDDA, 2007a).) Дания също е отчела увеличение, но в различна времева рамка.
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiAbbiamo il nome del comando, il tasto associato per ogni funzione
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiAvem nume de comandă, cheia asociată pentru fiecare funcţie
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiChúng tôi có tên lệnh, chìa khóa liên kết cho mỗi chức năng
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdeki우리는 각 함수에 대 한 연결된 키 명령 이름
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiMáme název příkazu přidružený klíč pro každou funkci
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiMamy nazwę polecenia, skojarzonego z nim klucza dla każdej funkcji
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiMeillä on komentonimi liittyvä avain jotta eri toiminnot
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiMi van a parancs neve, a hozzá tartozó kulcsot az egyes függvények
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiNós temos o nome do comando, a chave associada para cada função
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiNous avons le nom de la commande, la clé associée pour chaque fonction
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiTenemos el nombre del comando, la clave asociada para cada función
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiVi har navnet, den tilknyttede nøgle for hver funktion
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiWir haben den Namen des Befehls, die zugehörigen Schlüssel für jede Funktion
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiΈχουμε το όνομα της εντολής, το συσχετισμένο κλειδί για κάθε λειτουργία
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiНие имаме името на командата, съответният ключ за всяка функция
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiУ нас есть имя команды, соответствующий ключ для каждой функции
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiلدينا اسم الأمر، المفتاح المقترن لكل وظيفة
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiメニューの下部にある各関数を実行する方法の完全な説明
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Droogtes worden ook geassocieerd met, of leiden tot, een verhoogd risico op bodemerosie.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Dürren können ebenfalls die Bodenerosionsgefahr erhöhen.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Kuivuus on myös yhteydessä maaperän eroosioriskiin tai johtaa siihen.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Les phénomènes de sécheresse sont également associés ou conduisent à un risque d'érosion accru.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Los contaminantes más frecuentes son los metales pesados y los aceites minerales.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Seceta este, de asemenea, asociată sau conduce la un risc crescut de eroziune a solului.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Sucha jsou také spojována se zvýšeným rizikem eroze půdy a představují jednu z jejích příčin.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Torka är också förenad med en ökad risk för jorderosion.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Tudi suše so povezane s povečano nevarnostjo erozije.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Εκτός των άλλων, οι ξηρασίες συνδέονται με αυξημένο κίνδυνο διάβρωσης του εδάφους ή οδηγούν σε αυτόν.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.Eles vão a locais como a América Latina, e apercebem-se de que lá a felicidade está associada à vida familiar.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.직접 남아메리카 같은 곳에 가서 그곳에서 사람들에게 행복이 가족 생활과 연계되어 있다는 것을 깨닫습니다.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.הם הולכים למקומות כמו אמריקה הלטינית, והם מבינים שאושר שם קשר לחיי משפחה.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.بل يذهبون لأماكن مثل أمريكا اللاتينية، ويدركون أن السعادة هناك متعلقة بالحياة الأسرية.
Latin Amerika gibi yerlere gidip orada mutluluğun aile yaşantısıyla ilişkili olduğunu görüyorlar.そこでは幸せが家族との生活に関係していると 理解した上で行なっています 南アフリカでは
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Att dom inte insåg förbättringen hos Mexiko där, och Kina, i relation till USA.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Dat men zich niet bewust was van de vooruitgang van Mexico daar, en China, vergeleken bij de Verenigde Staten.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Ei nu și-au dat seama de îmbunătățirea din Mexic și China în comparație cu SUA.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Họ chưa nhận ra sự tiến bộ của Mexico trên đây, và Trung Quốc, so sánh với Hoa Kỳ.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Ils ne se rendaient pas compte que le progrès du Mexique, là, et de la Chine, par rapport aux États-Unis.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.그들은 미국과 비교해 볼때 여기 멕시코와 중국이 얼마나 발전했는지 인식하지 못했습니다.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Mereka tidak menyadari perkembangan dari Mexico di sana, dan Cina, relatif terhadap Amerika Serikat.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Não se tinham apercebido da melhoria do México e da China, em relação aos Estados Unidos.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Neuvedomili si zlepšenie Mexika a Číny, vo vzťahu k Spojeným štátom.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Nezaznamenali posun Mexika - zde - a Číny ve vztahu ke Spojeným státům.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Non erano consapevoli dei miglioramenti del Messico, qui, e della Cina, rispetto agli Stati Uniti.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.No se habían dado cuenta de la mejora de México aquí, y China, en relación con EE.UU.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Że nie zdają sobie sprawy z tego, jaki postęp w stosunku do Stanów Zjednoczonych zrobiły Meksyk czy Chiny.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Δεν είχαν αντιληφθεί τη βελτίωση του Μεξικού, και της Κίνας, σε σχέση με τις Ηνωμένες Πολιτείες.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Они не осознавали, насколько улучшилось положение Мексики и Китая относительно США.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.Те не осъзнаваха подобрението на Мексико там, на Китай, съпоставено със САЩ.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.הם לא מודעים להתקדמות של מקסיקו ושל סין ביחס לארה"ב.
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.لم يستيطعوا ادراك تطور المكسيك هناك والصين بالمقارنة مع الولايات المتحدة
Meksika ve Çin'in, Birleşik Devletler ile ilişkili olarak ilerlemelerini anlayamamışlar.アメリカに対して相対的に向上していることに気がついていません 時間を進めてみましょう
Motor listesine ilişkili destek komutlarının listesiDie Liste mit den zur Modulliste gehörenden Befehlen für die Module.
Motor listesine ilişkili destek komutlarının listesiElenco dei comandi di backend corrispondenti all' elenco dei motori
Motor listesine ilişkili destek komutlarının listesiLista med bakgrundskommandon som motsvarar listan med bakgrundsprogram
Motor listesine ilişkili destek komutlarının listesiLista poleceń związanych z listą silników