ilişkilere ile cümle
ilişkilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Liberalizmin uluslararası ilişkilere bakışı farklıdır.Liberalism has a different approach to international relations.
Eski ilişkilere dönük kıskançlık tepkisel kıskançlıktan daha zehirlidir.Retroactive jealousy is more toxic than reactive jealousy.
Bu ilişkilere bazen "türetilmiş ilişkiler" denir.These relations are sometimes called "derived relations".
Verileri depolayan ilişkilere "taban ilişkileri" denir ve uygulamalarına "tablolar" denir.Relations that store data are called "base relations", and in implementations are called "tables".
Arafat, diğer Arap devletlerinin liderleriyle çok da iyi ilişkilere sahip değildi.Arafat had a mixed relationship with the leaders of other Arab nations.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.Turkey and the United Kingdom maintain good bilateral relations.
Danimarka-Türkiye ilişkileri, Danimarka ve Türkiye arasındaki mevcut ve tarihi ilişkilere dayanır.Denmark–Turkey relations refer to current and historical relations between Denmark and Turkey.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.The right to free assembly is usually respected, though there are exceptions.
Carrie yazılarını yaşadığı ilişkilere dayandırmakradır.Gary continues to struggle with his writing.
Sosyal Demokratlar güçlü işçi sendikaları ile yakın ilişkilere sahiptir.The Liberals have a close relationship with the Christian Democrats.
Hem Bizans Patrikhanesi hem de Roma ve Papalıkla çok eski ilişkilere sahipti.Both had a strong connection with the city of Rome and the papacy.
Daha mutlular çünkü her yönden daha iyi ilişkilere sahipler.And they're happier because they have better relationships of all types.
Başbakanlar işbirliği seviyesi ve ikili ilişkilere övgüde de bulundular.They also praised the level of co-operation and bilateral ties.
Ademi: Makedon halkı bütün Avrupa devletleriyle farklı ilişkilere sahiptir.Ademi: Macedonian citizens have different ties with all European states.
İki yetkili, ülkeler arasında özellikle siyasi alandaki ilişkilere övgüde bulundu.The two officials praised relations between the countries, especially in the political field.
Her iki tarafın da bu özel ilişkilere verdiği önemin bir örneğiydi." dedi.It exemplified the importance that both sides give to these special relations," Oren said.
Ancak ekonomik ilişkilere hız kazandırma amaçlı yeni girişimler başlamış durumda.New initiatives are, however, under way to jump start economic ties.
Sırbistan ve Karadağ'dan ikili ilişkilere övgüSerbia, Montenegro praise bilateral relations
Aşırıcılık, Batı Balkanlar'da ırklar-arası ve ırklar-içi ilişkilere derinden bir tehdit oluşturuyor.Extremism poses a profound challenge to inter- and intra-ethnic relations in the Western Balkans.
İlişkilere 2004 yılında 820 milyon avroya kadar bir açık da dahildir." dedi.The relations also include a deficit of up to 820m euros in 2004," Kashahu said.
Jeremiç, "Kosova'yı tanıyan ülkeler Sırbistan ile iyi ilişkilere sahip olamazlar." dedi."The states that recognise Kosovo cannot have good relations with Serbia," he added.
Romanya geleneksel olarak Fransa ile yakın ilişkilere sahip.Romania traditionally has had a close relationship to France.
SETimes'a konuşan Grabovac, "Bölünme işyerine ve günlük yaşam ve ilişkilere de yansıyor." diyor."The division extends to the workplace and in daily life and communications," she told SETimes.
"İlişkiler, geçmişin karşılıklı anlaşılmasının yanı sıra karşılıklı ilişkilere dayanmalıdır."Relations should be based on mutual understanding of the past, as well as on mutual interests.
Tadiç, kilise meselesinin iki ülke arasında ilişkilere yük olmaması gerektiğini belirtti.Tadic said the church issue must not burden relations between the two countries.
Kürt sorununun geleceği, bu iki parti arasındaki ilişkilere bağlı olabilir.The future of the Kurdish issue could hinge on relations between the two parties.
Putin de, bunlardan birisini iptal etmenin ikili ilişkilere zarar vermeyeceğini söyledi.Putin said that aborting one would not harm bilateral ties.
Diplomasi Günlüğü: BH ve Makedonya'da ilişkilere övgüDiplomatic Diary: BiH, Macedonia praise relations
İki ülke uzun süredir tarihsel, coğrafi ve kültürel ilişkilere sahiptir.The two countries maintain longstanding historical, geographic, and cultural relations.
Bunun nedeni basittir: teta rolleri tipik olarak tematik ilişkilere atıfta bulunur.In particular, theta roles are often referred to by the most prominent thematic relation in them.
Şeytan ile girilen cinsel ilişkilere ilişkin korkunç bilgiler de itiraflar arasında yer aldı.Lurid information concerning carnal dealings with the Devil were also provided.
Türkiye ve Jamaika, [1] Jamaika'nın bağımsızlığından bu yana dostane ilişkilere sahiptir.Turkey and Jamaica had friendly relations since[1] Jamaica's independence.
Türkiye ve Burkina Faso, güçlü ve dostane ikili ilişkilere sahiptir. ]Turkey and Burkina Faso enjoy strong and friendly bilateral relations.[according to whom?]
Nijerya İç Savaşı'na kadar Nijerya ve Türkiye çok güçlü ilişkilere sahipti.Until Nigerian Civil War, Nigeria and Turkey had very strong relations.
Ayrıca hemen hemen tüm Sudanlı siyasi gruplarla iyi ilişkilere sahiptir.It also enjoys good relationships with almost all the Sudanese political groups.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.Die Türkei und das Vereinigte Königreich pflegen gute bilaterale Beziehungen.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Üblicherweise werden じ für ji und ず für zu verwendet, es gibt jedoch Ausnahmen.
"Birbirine razı olan ilişkilere doğru: Anarşizm ve Cinsellik".Reflexionen zum Verhältnis von Anarchismus und Christentum".
Bu arada ama toplumsal ilişkilere karşı bireysel karar alma özgürlüğünden yana olduğunu da vurguluyordu.Néanmoins, il continue d'insister sur le libre arbitre de l'individu face aux déterminismes sociaux.
Üniversitedeki yıllarında uluslararası ilişkilere çalıştı.Au fil du temps, l’université construit ses relations internationales.
Verileri depolayan ilişkilere "taban ilişkileri" denir ve uygulamalarına "tablolar" denir.Las relaciones que almacenan datos son llamadas relaciones base y su implementación es llamada "tabla".
Bu arada ama toplumsal ilişkilere karşı bireysel karar alma özgürlüğünden yana olduğunu da vurguluyordu.Insistió sin embargo en la libertad del individuo de elegir, frente a las relaciones de la sociedad.
Sosyal Demokratlar güçlü işçi sendikaları ile yakın ilişkilere sahiptir.Mantenne un dialogo fraterno con le organizzazioni per i diritti umani.
Hong Kong'un kuzeyindedir ve Hong Kong'la çok sıkı ekonomik ilişkilere sahiptir.Княжество имеет тесные экономические связи с Францией.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Обычно происходит следующее, но бывают и исключения.
Temanın sanat eserlerinde tekrarlanması lezbiyen ilişkilere dair tabuların azalmasına yardımcı olmuştur.Повторение этой темы помогло снизить количество табу, связанных с лесбийскими отношениями.
Danimarka-Türkiye ilişkileri, Danimarka ve Türkiye arasındaki mevcut ve tarihi ilişkilere dayanır.العلاقات التركية الصومالية العلاقات الحالية والتاريخية بين الصومال وتركيا.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Em princípio, todos os bens adquiridos após o casamento serão comuns, embora existam algumas excepções.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.O Paquistão e a Turquia são dois estados muçulmanos importantes.
Belgelerin çoğu, ABD ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki diplomatik ilişkilere dayanmaktadır.O vazamento inicial focava-se nas relações diplomáticas dos Estados Unidos e países do Oriente Médio.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.Australië en België hebben goede bilaterale relaties.
Sosyal Demokratlar güçlü işçi sendikaları ile yakın ilişkilere sahiptir.De Democratische Partij heeft van oorsprong de nauwste banden met de vakbonden.
Eski Mısırlılar ender olarak komşularıyla ticari ilişkilere girdiler, yabancı mallar Mısır'da pek bulunmazdı.De forntida egyptierna bedrev handel med grannfolken för att få tillgång till sällsynta, exotiska varor.
Aynı zamanda bu ayrımlar örgütsel ilişkilere de zarar verebilir.Utbrytningar kan även ske inom organisationer.
Evlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.Зазвичай з лівої сторони, але також могли бути винятки.
Raşistler ataerkil ilkeleri halklar arasındaki ilişkilere kadar genişletirler.Рашисти поширюють патріархальні принципи на відносини між народами.
Belgelerin çoğu, ABD ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki diplomatik ilişkilere dayanmaktadır.Majoritatea se referă la relațiile diplomatice dintre SUA și țările din Orientul Mijlociu.
Birleşik Krallık'taki Türkler, iki ülke arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlamaktadırlar.Dialogul politic favorabil între cele două țări are un impact pozitiv asupra cooperării economice.
Yakın ilişkilere değer verirler, bu tür ilişkileri başlatmakta ve sürdürmekte başarılıdırlar.Κάνοντας κάποια πράγματα να συνεργαστούν, φέρνοντας τα πιο κοντά από ότι ήταν πριν.
Eski Mısırlılar ender olarak komşularıyla ticari ilişkilere girdiler, yabancı mallar Mısır'da pek bulunmazdı.Orang Mesir kuno berdagang dengan negeri-negeri tetangga untuk memperoleh barang yang tidak ada di Mesir.