ilişkilerde ile cümle
ilişkilerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Genetik analiz, Cichorieae arasındaki filogenetik ilişkilerdeki kavrayışı artırmıştır.Genetic analysis has increased the insight in the phylogenetic relationships between the Cichorieae.
İlişkilerde kırılmalarBreakdowns in relations
1996 yılında Kazakistan Cumhurbaşkanı Uluslararası İlişkilerden sorumlu yardımcısı olarak atandı.From 1995 to 1996, Idrissov was the Ambassador-at-Large of the Ministry of Foreign Affairs.
Çalışma modelleri başkalarıyla ilişkilerdeki algıları kurar.Working models build perceptions of relationships with others.
Diplomatik ilişkilerdeki iyileşme aniden sona erdi.The thaw in diplomatic relations came to an abrupt end.
Ataullah Sıddık (dini çoğulculuk ve inançlar arası ilişkilerde okutman)[1]Ataullah Siddiqui (reader in religious pluralism and inter-faith relations)[15]
Ali'nin Müslümanlar arası ilişkilerde geliştirdiği savaş kurallarıRules of war
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Nicht mit dem Schrittverschluss von Bodysuits zu verwechseln.
Uluslararası ilişkilerde, bir bölgesel güç, belli bir coğrafya bölgesinde gücü olan devleti tanımlamaktadır.Als Großmacht bezeichnet man einen Staat, der einen wesentlichen geopolitischen Einfluss hat.
Savaş ya da güç kullanımı, uluslararası ilişkilerde son çare olarak kabul edilir.La guerre, l’usage de la force est souvent vue comme l'ultime recours dans les Relations internationales.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Ne pas confondre avec l'entreprise de parfumerie Fabergé.
Uluslararası ilişkilerde bir bütün olarak ülke ve hükümeti temsil eder.Le président représente le pays et le gouvernement dans son ensemble au niveau international.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Sur le plan international, on assiste à un rapprochement avec les États-Unis.
Kasım 2001'de Gregory ve başkan Ellis arasındaki ilişkilerde gerginlikler yaşandı.Décembre, les désaccords s'aggravent entre Rivarola et les autres chefs.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Incapacité de répondre adéquatement dans les relations interpersonnelles.
Ama gençlik yıllarındaki ilişkilerden bazıları dizide belirtilmiştir.Les jeunes de différents âges sont aussi présents dans le groupe.
( İş ve özel ilişkilerde adil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )(Il suffit alors de déplacer le personnel dans une zone sûre ou sécurisée).
Bu ilişkilerden bir erkek biri kız 2 gayrimeşru çocuğu oldu.Et voici la raison : Il était une fois un fermier qui avait deux filles superbes.
Diplomatik ilişkilerde daha iyilerdir.Formo buenas relaciones diplomáticas.
Böylece, Fransa ile Almanya arasındaki ilişkilerde, bir yumuşama başladı.Hoy en día, una guerra entre Alemania y Francia es algo impensable.
Daha önce uluslararası ilişkilerden sorumlu büro üyesiydi.Fue gerente de Relaciones Internacionales de Telefé.
İki ülke arasındaki ilişkilerde siyasi alanda bir sorun bulunmamaktadır.Encontrar los puntos de contacto entre los dos mundos no será difícil.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.No obstante, también intentó estrechar relaciones con los Estados Unidos.
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, ilişkilerdeki bu bozulmanın zamanla geçeceğini belirtti .Il ministro della Difesa Ehud Barak ha predetto che la spaccatura sarebbe passata rimarginandosi in tempo.
İran'ın uluslararası ilişkilerde yalnızlığa itilmesini önlemeye çalıştı.È anche apprezzato per i suoi sforzi di evitare l'isolamento internazionale dell'Iran.
Bu ilişkilerden bu oyunda bahsedilmemektedir.Questi messaggi non sono menzionati nel gioco.
İki ülke arasındaki ilişkilerde siyasi alanda bir sorun bulunmamaktadır.В ходе переговоров стороны пришли к мнению, что между странами нет проблемных вопросов.
Yehova bunun kurallara aykırı olduğunu belirtip bu ilişkilerden doğanların yaşam sürelerini sınırlamıştır.Тило признает, что источником этих бед являются нарушенные ею правила.
Dekorasyon olarak ve cinsel ilişkilerde vurgu olarak kullanılır.Используется как украшение, и как изюминка в сексуальных отношениях.
Ayrıca, bu yolla uluslararası bilimsel ve ticari ilişkilerde yeknesaklık ta sağlanabilmektedir.Тем самым происходит содействие передачи знаний между наукой и промышленностью.
Arkaik dönem, Yunan siyasetinde, ekonomide, uluslararası ilişkilerde, savaşlarda ve kültürde gelişmeler gördü.الفترة اليونانية العتيقة شهدت التطور في السياسة و الاقتصاد و العلاقات الدولية والحرب والثقافة اليونانية.
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, ilişkilerdeki bu bozulmanın zamanla geçeceğini belirtti .وقال وزير الجيش الإسرائيلي إيهود باراك إن الحديث يجري عن كارثة خطيرة جداً.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.والعلاقات ما بين البلدين قائمة في المقام الأول على العلاقات الاقتصادية.
Bu filmlerde en çok "facial (yüzün katıldığı ilişki)" ilişkilerde bulundu.الذي بدا أنه مرتبط على نحو وثيق بفيلم "المحادثة".
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.وبصرف النظر عن الاتفاق مع الولايات المتحدة.
Uluslararası İlişkilerde Güç birkaç farklı şekilde tanımlanabilir.O Poder nas relações internacionais é definido de várias maneiras diferentes.
Commonwealth bölgeleri uluslararası ilişkilerde bağımsız ülkelerdir.Você quer que o território das Comores se torne independente?
Uluslararası ilişkilerde devletlerden başka varlıklar/kuruluşlar da güç elde edip kullanabilirler.Entidades que não são Estados também podem adquirir e exercer o poder nas relações internacionais.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler é conhecido por suas piadas, seu humor.
1997 yılında Sosyalist Parti'nin Dış İlişkilerden sorumlu Ulusal Sekreteri ve 2 numaralı ismi olmuştur.In 1997 werd hij de nummer 2 van de partij, belast met de externe relaties.
Daha önce uluslararası ilişkilerden sorumlu büro üyesiydi.Hij was tevens de verbindingsman met de internationale instanties.
Yine bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü.Gedurende deze periode kwam het tot een langzame verbetering in de verstandhouding met de Britten.
Bu ilişkilerden bir erkek biri kız 2 gayrimeşru çocuğu oldu.Een van zijn favoriete grappen ging over een vrouw met twee zonen.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.De band met de Verenigde Staten bleef echter sterk.
Ama düşmanlarıyla kurduğu ilişkilerde kendini Monte Kristo Kontu olarak tanıtır.Hij doet zich voor als de graaf van Monte Cristo.
Birleşmiş Milletler'de ülkesini temsil ederek dış ilişkilerde bulundu.Na arenie międzynarodowej reprezentował swoją nową ojczyznę.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Andra enstaviga pipanden används i sociala kontakter, och flyktlätet är ett strävt teck.
Cinsel ilişkilerde yaş farkı Gey pornografisi Cinsel yönelim Genel Hart, Jack.Åldersskillnader i sexuella relationer Sexköpslagen ^ Motyl, Jacqueline.
Starr lezbiyen ilişkilerde profesyonel olduğunu düşünüyor.Старр вважає себе професійною секс-феміністкою.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Загострювалися відносини з США.
Anglikan Cemaati’nin üyesi olan her bir kilise, cemaatler arası ilişkilerde kendi kararını vermektedir.Кожен член церкви ортодоксальних АСД тепер вирішує сам для себе, як йому вчинити.
Hobbes'in bu fikirleri uluslararası ilişkilerde realist teorilerin temelini oluşturmuştur.Дійсно, робота Гоббса могла послужити основою для реалізму теорії міжнародних відносин.
Diplomatik ilişkilerde daha iyilerdir.Je lepší pro vztahy mezi lidmi.
Genellikle uzak mesafedeki ilişkilerde ya da İnternet ortamında tanışan kişiler arasında gerçekleşir.Cybersex se často přihodí mezi neznámými nebo lidmi, kteří se potkali jen online.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Tento vývoj byl dán hlavně společenskou situací.
Bu kentle yakın ilişkilerden dolayı, birçok Fin asıllı İsveçli de Umeå'da yaşar.Blízké spojení Finska má vliv na obyvatelstvo – v Umeå žije několik švédských Finů.
Ancak bu olumlu hava ilişkilerde bir gelişmeye yol açmadı.V příznivějším podnebí se jí nedaří.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Nu confundați cu Enterococcus faecalis.
Böylece, Fransa ile Almanya arasındaki ilişkilerde, bir yumuşama başladı.Időközben megromlott a kapcsolat Franciaország és Oroszország között.
İlgili Sayfalar