ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ilişkiler gizli ya da ilan edilmiş haliyle yürütülebilir.Pode manifestar-se abertamente ou de modo oculto.
Ayrıca uluslararası ilişkiler bölümlerinde de uluslararası hukuk anabilim dalı vardır.Tal como em todos os ramos do Direito, também no direito fiscal existe uma relação jurídica.
Stamenlerin sayısı ve biçimi taksonomik ilişkilerin saptanmasında önemli bir etkendir.A forma e o desenvolvimento das búculas são elementos importantes na determinação taxonómica.
Çünkü önemli olan bu kurumlar arasındaki ilişkilerdir.Para ele, no entanto, o que importa são as relações entre as coisas.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.O tratado marcou um ponto de viragem nas relações entre Portugal e Espanha.
Filipinler'in Amerika Birleşik Devletleri ile güçlü ilişkileri vardır.O governo filipino valoriza as suas relações com os Estados Unidos.
Böylece Ternatelılar ile Portekizler arasındaki ilişkiler başlamış oldu.A colonização iniciou-se com os portugueses.
Reşidiler kuzeyde Osmanlı İmparatorluğu ile dostça ilişkiler sürdürdüler.Os emires Raxidi cooperaram estreitamente com o Império Otomano.
Potansiyel enerji V ise sistemdeki parçacıkların birbirleri ile olan ilişkilerini yansıtır.O potencial de energia V {\displaystyle V\,} descreve a interação entre os dois sistemas em colisão.
Türler arasındaki ilişkiler henüz çok iyi incelenmemiştir.O comportamento defensivo de outras espécies ainda não foi bem estudado em detalhes.
Belediye Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü. ss. s.Cidade Alerta PR, Policial.
Ekim 2008'de ilişkilerine yeniden başladılar.Em outubro, as negociações recomeçaram.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.A lei prevê direitos semelhantes ao casamento, mas proíbe a adoção aos casais homossexuais.
Fakat algı farklılıkları ilişkilerin daha da bozulmasına sebep olmuştur.Como resultado, as dividas ainda pioraram por causa dele.
Kardeşi Guido ile ilişkileri oldukça iyiydi.As relações entre Murillo e o cunhado eram muito boas.
İki ülke arasında diplomatik ilişkiler 1964 yılında kuruldu.As relações diplomáticas entre os dois países foram estabelecidas em 1959.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Boas relações com os fornecedores indígenas foram necessárias.
Sihir Bakanlığı'nda Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde çalışmaya başlamıştır.Chefe do Departamento de Cooperação Internacional em Magia do Ministério da Magia.
Bu yıllarda hanedan ailesiyle yakın ilişkiler kurdu.E você sabe que eu tive um bom relacionamento com a igreja ao longo dos anos.
"Türkiye - Sırbistan Siyasi İlişkileri".«França e Brasil - Relações políticas».
Bu zaman içerisinde halkla ilişkiler müdürlüğü yaptı.Na época estava filiado ao PR.
Tanis'in bütün grup arkadaşlarıyla iyi ilişkileri vardır, yine de en eski dostu Flint'tir.Tem uma paixão secreta por Howie, além de ser sua fã número um.
Fakat sonra iki ülke arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı.Entretanto, o relacionamento entre ambos começou a esfriar.
Ve onun için üzüldü Aynı zamanda Charley Bates ile de yakın ilişkileri vardı.Foi durante esse período que desenvolveu uma relação íntima com Charlotte Cooper.
Kadınlar arası hemcins ilişkiler daha az belgelenmiştir.A prostituição feminina destinada a mulheres encontra-se pouco documentada.
Bu tarihten itibaren iki ülke arasında iyi ilişkiler kurulmuştur.Desde então, as relações entre os dois países têm sido excelentes.
1351 yılında, VI. İoannis ile ilişkilerini, daha fazla diplomatik eylemle güçlendirdi.Em 1540, Vergerio retomou suas atividades diplomáticas.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.O Paquistão e a Turquia são dois estados muçulmanos importantes.
Öğrenim hayatını Güney Afrika'da Uluslararası İlişkiler üzerine tamamladı.Disputou o Miss Mundo na África do Sul.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Linha do tempo das relações entre Cuba e Estados Unidos.
29 Haziran: Libya ile diplomatik ilişkiler yeniden başladı.23 de setembro: As relações diplomáticas entre o Brasil e a Inglaterra são reatadas.
Belgelerin çoğu, ABD ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki diplomatik ilişkilere dayanmaktadır.O vazamento inicial focava-se nas relações diplomáticas dos Estados Unidos e países do Oriente Médio.
Antipa ve Aretas arasındaki ilişkiler bozulmuş ve savaş için hazırlıklar başlamıştı.De verstandhouding tussen Antipas en Aretas bekoelde en er werden voorbereidingen getroffen voor een oorlog.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 - De Verenigde Staten breken de diplomatieke relaties met Duitsland.
Emil Boc'un kabinesinde 2008 - 2009 yılları arası Parlamento ile İlişkiler Bakanı Delegesi oldu.In het kabinet van Emil Boc was hij Minister voor Relaties met het Parlement van 2008 tot 2009.
Ayrıca Hindistan'a yaptığı seyahatleri ve Hindu guru Neem Karoli Baba ile ilişkileriyle de tanınmaktadır.Hij is ook bekend door zijn reizen naar India en zijn relatie met de Hindoe-goeroe Neem Karoli Baba.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Azerbeidzjan onderhoudt met 158 landen diplomatieke relaties en is lid van 38 internationale organisaties.
Makaleleri sivil toplum, uluslararası ilişkiler ve ticaret odaklıdır.Zijn schrijven is gericht op het maatschappelijk middenveld, de internationale betrekkingen en handel.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.Australië en België hebben goede bilaterale relaties.
Yasa adını 1962 yılında bu ilişkileri ortaya atan Arthur Okun'dan almıştır.De naam verwijst naar de econoom Arthur Okun die deze relatie in 1962 voorstelde.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Severa's eigen visie op de hele affaire is slecht gekend.
1997 yılında Sosyalist Parti'nin Dış İlişkilerden sorumlu Ulusal Sekreteri ve 2 numaralı ismi olmuştur.In 1997 werd hij de nummer 2 van de partij, belast met de externe relaties.
Füle Prag'daki Charles Üniversitesi ve Uluslararası İlişkiler Moskova Devlet Enstitüsü'nde eğitim gördü.Füle studeerde aan de Karelsuniversiteit Praag en het Staatsinstituut voor Internationale Relaties in Moskou.
Asya İlişkileri Konferansı, 1947 yılının Mart-Nisan aylarında Yeni Delhi'de yapıldı.De Asian Relations Conference was een conferentie die plaatsvond in New Delhi van maart t/m april 1947.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.Men wil de banden met Turkije volledig doorknippen.
İran'da eşcinsellik toplum tarafından tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasa dışıdır.Het bestaan van homoseksualiteit wordt ontkend in Iran en homoseksualiteit is verboden.
Bu ilişki yönelim (oryantasyon) ve uzaklık ilişkileri tarafından takip edilir.Deze werd opgevolgd door Contigo en la Distancia (Met jou in de verte).
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Dit zorgt voor spanningen in hun relatie.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriGroot-Bulgaarse Rijk
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Peter is razend en de relatie is ten einde.
Ana madde: Elektrokimya Elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler.De elektrochemie bestudeert de relatie tussen elektrische- en chemische processen.
Daha önce uluslararası ilişkilerden sorumlu büro üyesiydi.Hij was tevens de verbindingsman met de internationale instanties.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - De Verenigde Staten beëindigt alle diplomatieke relaties met Cuba.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Als gevolg van de aanslag schortte Myanmar alle diplomatieke betrekkingen met Noord-Korea op.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Algerije heeft een associatieovereenkomst met de Europese Unie.
Bu İlişkiler yumağının çözümü seyirciye bırakılmıştır.De narratieve invulling van het tafereel wordt duidelijk aan de toeschouwer overgelaten.
Uluslararası ilişkilerin kısılması veya kopması.De verkoeling of de verbreking van de diplomatieke betrekkingen.
Yaptığı en önemli girişim Fransa ile gerilen ilişkileri düzeltmek oldu.Een andere missie werd de verbetering van de relatie met Frankrijk.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Kinderen blijven vaak tot ze trouwen bij hun ouders wonen.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Ook Zwitserland heeft bilaterale afspraken met de EU.

İlgili Sayfalar