ilişkiler ile cümle

ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Güney Kore-Türkiye ilişkileri, Güney Kore ve Türkiye arasındaki dış ilişkilerdir.العلاقات التركية الكورية الجنوبية، هي العلاقات الخارجية بين تركيا وكوريا الجنوبية.
Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde Uluslararası İlişkiler eğitimi almıştır.تعلم في معهد موسكو الحكومي للعلاقات الدولية.
Yüksek lisansını Uluslararası İlişkiler üzerine yaptı.حاصل على درجة الماجستير في العلاقات الدولية .
Bu kişiye başka devletler ve topluluklarla ilişkilerin düzenlenmesi görevi de verilmiştir.كما ينص على العقوبات المفروضة على الانتماء إلى هذه المنظمات أو الأجهزة.
İki ülke arasında diplomatik ilişkiler 1964 yılında kuruldu.تأسست العلاقات الثنائية بين البلدين في ديسمبر 1963.
İstanbul: Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği.New York: مجلس العلاقات الخارجية.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.والعلاقات ما بين البلدين قائمة في المقام الأول على العلاقات الاقتصادية.
Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi için imzalanan en önemli mevzuat.يتكون الاتفاق من أحدث الاتفاقيات التي تم توقيعها بين البلدين مما يمثل نقطة تحول رئيسية في علاقاتهما.
Borç ilişkilerinde sorumlulukالإيضاح في أصول الدين.
Batı Afrikalıların dünyanın diğer bölgeleriyle ticaret ilişkileri gelişkindi.أنشأ غرب أفريقيا الروابط القديمة في أجزاء أخرى من العالم.
Binanın Halkla İlişkiler sorumlusudur.أعوان المنشآت العمومية ذات الصبغة الإدارية.
Uluslararası İlişkiler'in geliştirilmesini hedeflemektedir.مدخل لفهم العلاقات الدولية.
Sayın Bakan'ın sülalesinin, ailesinin geçmişinde ne tür ilişkiler var diye bakıyor muyuz?تسائل عما اذا كانت هذه الطفلة لها علاقة بالسر المتعلق بساعة والده.
Diplomatik ilişkiler sıkıntılıydı.العلاقات الدبلوماسية كانت ضيقة تقليديا.
Ayrıca Dış İlişkiler Konseyi üyesiydi.وهي أيضا عضو في مجلس العلاقات الخارجية.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.بسبب شخصيتها الخجولة، هي مهذبة جدا عند التحدث مع الآخرين.
Hasekura Tsunenaga'nın 1615'teki St Tropez ziyareti Fransız-Japon ilişkilerinin ilk kayda geçenidir.كانت هذه الزيارة إلى سانت تروبز في 1615 م هي الأولى المسجلة في تاريخ العلاقات الفرنسية اليابانية.
5 Ağustos - Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkiler başladı.وفي 6 مارس 2009 قطع المغرب علاقاته الدبلوماسية مع إيران.
1945 - Türkiye, Japonya ile ilişkilerini kesmeye karar verdi.في عام 1905، خسرت روسيا حربها مع اليابان.
Barack Obama döneminin özellikle son zamanlarında ABD ve Türkiye arasında gergin ilişkiler hakimdi.وبذلك عرفت أنجيلا ديفيس من أبرز المعتقلين السياسين في تركيا وأمريكا إلى اليوم.
Türk-Fransız İlişkileri.العلاقات الأردنية الفرنسية.
Mahallenin civar komşu köylerle akrabalık ilişkileri mevcuttur.علاقة أهاليها بأهالي القرى المجاورة.
Bu sırada şehzade Ahmed ile yakın ilişkiler kurdu.وقد كان للسيد أحمد ارتباطا وثيقا به.
İki ülkede yaşayan halkların birbirleri ile ilişkileri ülkelerin kuruluşlarından öncesine dayanmaktadır.وفي عام 1999، ازدادت العلاقات بين البلدين مرة أخرى إلى مستوى نشاط الوزارات.
Bu dönemde Girit Adası ikili ilişkilerin bozulmasında öncül rol üstlenip şiddetli mücadelelere neden olmuştur.وهكذا، بدأت صفحة جديدة في العلاقات بين القوتين العظميين آنذاك.
Bu filmlerde en çok "facial (yüzün katıldığı ilişki)" ilişkilerde bulundu.الذي بدا أنه مرتبط على نحو وثيق بفيلم "المحادثة".
Güvenlik Kuvvetleri Sivil İşler ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından yayımlanır.تقرير قوات الأمن إلى السلطات المدنية.
İzin verilen cinsel ilişkiler Kur'an ve Hadis açıklanmıştır.آيات الوعد والوعيد والكلام فيها.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.وبصرف النظر عن الاتفاق مع الولايات المتحدة.
Türkiye'de medya endüstrisi: Neoliberalizm çağında mülkiyet ve kontrol ilişkileri.الحمامات التركية من أشهر المعالم الأثرية و التراثية في نابلس.
İlişkiler, farklı tablolar arasında mantıksal bir bağlantıdır.ج هي مجموعة من الروابط المنطقية.
Ancak yine de bu bilgilerde az çok neden-sonuç ilişkileri bulunur.ومع ذلك ، لا يزال هذا النوع من الأفكار يحتوي على آثار متبقية واسعة.
Bu olaydan sonra iki devlet arasındaki ilişkiler hep kötü durumda olmuştur.منذ ذلك الحين ظلت العلاقات بين الحكومتين طبيعية نسبيا.
Danimarka-Türkiye ilişkileri, Danimarka ve Türkiye arasındaki mevcut ve tarihi ilişkilere dayanır.العلاقات التركية الصومالية العلاقات الحالية والتاريخية بين الصومال وتركيا.
İsrail Kosova'yı tanımıyor, ancak her iki devlet iyi ilişkileri destekliyor.Israel não reconhece o Kosovo, mas ambos os estados têm boas relações .
İki hükümet, Brüksel Anlaşması'nın bir parçası olarak 2013'te ilişkileri normalleştirmeye başladı.Os dois governos começaram a normalizar as relações em 2013, como parte do Acordo de Bruxelas.
1930'ların son yarısına kadar Türk-Rus ilişkileri sıcak ve biraz kardeşçe idi.Até a última metade da década de 1930, as relações russo-turcas foram calorosas e de certa forma fraternas.
Devlet bürokratları ve şirketler arasındaki ilişkiler sıklıkla birbirine yakındır.As relações entre burocratas do governo e empresas muitas vezes são acolhedoras.
Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir.A Rússia de Putin mantém laços fortes e positivos com os demais países dos BRICS.
Dalton ayrıca kütle ilişkileri yasasını da formüle etti.Dalton também formulou a lei da relação das massas.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.De formas de desenvolvimento das forças produtivas, estas relações se convertem em obstáculos a elas.
Bu üç adam hayatı, ilişkileri, aileyi ve modern San Francisco'daki kariyerleri tecrübe etmektedir.Os três homens levam a vida, relacionamentos, família e carreiras na atual São Francisco.
Hasekura Tsunenaga'nın 1615'teki St Tropez ziyareti Fransız-Japon ilişkilerinin ilk kayda geçenidir.A visita de Hasekura Tsunenaga a Saint-Tropez em 1615 é o primeiro registro de Relações França-Japão.
Emil Boc'un kabinesinde 2008 - 2009 yılları arası Parlamento ile İlişkiler Bakanı Delegesi oldu.No gabinete Emil Boc, ele foi ministro-delegado para as relações com o Parlamento Europeu entre 2008 e 2009.
İlişkiler Ruslar Hristiyanlaştıktan sonra bile her zaman arkadaş canlısı olmadı.Contudo, mesmo após a cristianização dos rus' as relações não foram sempre amigáveis.
Moğolistan ve Rusya'nın komünist rejimleri yakın ikili ilişkiler ve işbirliklerinin kurulmasına sağladı.Os regimes comunistas da Mongólia e da Rússia Soviética criaram relações e cooperação bilaterais próximas.
Diplomatik ilişkiler sıkıntılıydı.As relações diplomáticas foram intensas.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Relacionamentos familiares são um tipo comum de conexão entre os deuses.
Türkiye'nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur.Outro aspeto importante das relações exteriores da Turquia tem sido os seus laços com os Estados Unidos.
Daha sonra sorunlarla ve insan ilişkileriyle ilgili konuşmaya başlardık.E então começávamos a falar sobre questões, problemas ou relacionamentos com pessoas.
Fransa-Osmanlı ittifakı ayrıca Fransa-Asya ilişkilerinde önemli bir sayfa açmıştır.A aliança franco-otomana também foi um importante capítulo das relações franco-asiáticas.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.O Azerbaijão mantém relações com 158 países, além de ser membro de 38 organizações internacionais.
Tech 3, KTM makinelerine geçerek Yamaha ile olan yirmi yıllık ilişkilerini sona erdirecek.A Tech 3 juntar-se-á à KTM, após um relacionamento de 20 anos com a Yamaha.
Uluslararası İlişkilerde Güç birkaç farklı şekilde tanımlanabilir.O Poder nas relações internacionais é definido de várias maneiras diferentes.
Şarkı ''bazı ilişkilerin kırılganlığı ve kırılganlık doğasıyla ilgili.Ela explicou que a canção é sobre "a fragilidade e a natureza quebrável de algumas relações.
Medikal genetik, genetik çeşitliliğin, insan sağlığı ve hastalıklarıyla ilişkilerini araştırmaktadır.A Genética Médica procura entender como a variação genética é relacionada com a saúde humana e suas doenças.
Bu ilişkiler 19.yüzyıl fizikçisi James Clerk Maxwell tarafından adlandırılmıştır.Essas relações são nomeadas em homenagem ao físico do século XIX James Clerk Maxwell.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 de fevereiro: Os Estados Unidos rompem relações diplomáticas com a Alemanha.
Bu öz aslında toplumsal ilişkiler bütünüdür demiştir.É, em sua realidade, o conjunto das relações sociais.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.As relações dos seres humanos com suas divindades eram uma parte fundamental da sociedade egípcia.

İlgili Sayfalar