ilişkiler ile cümle
ilişkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Eski ilişkilere dönük kıskançlık tepkisel kıskançlıktan daha zehirlidir.Retroactive jealousy is more toxic than reactive jealousy.
William ilişkilerinde dürüstlüğe değer verir.William values honesty in his relationships.
İsrail Kosova'yı tanımıyor, ancak her iki devlet iyi ilişkileri destekliyor.Israel does not recognise Kosovo, but both states foster good relations.
Devlet bürokratları ve şirketler arasındaki ilişkiler sıklıkla birbirine yakındır.Relationships between government bureaucrats and companies are often close.
1930'ların son yarısına kadar Türk-Rus ilişkileri sıcak ve biraz kardeşçe idi.Until the last half of the 1930s, Russian-Turkish relations were warm and somewhat fraternal.
İki hükümet, Brüksel Anlaşması'nın bir parçası olarak 2013'te ilişkileri normalleştirmeye başladı.The two governments began to normalise relations in 2013, as part of the Brussels Agreement.
Serbest atmosferde,, jeostrofik rüzgâr ilişkileri kullanılabilir.In the free atmosphere, geostrophic wind relationships should be used.
Severus'un Roma Senatosu ile ilişkileri hiçbir zaman iyi olmadı.Severus' relations with the Senate were never good.
İlişkileri yeniden başlar ve Swallow karısını terk etmeye karar verir.They begin an affair, and Swallow plans to leave his wife.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Severa's own opinions about the entire affair are not very well recorded.
Poe 1848'de yeniden hayatına girdi ve ilişkileri yeniden başladı.Poe came back into her life in 1848 and they renewed their relationship.
Chung, iki Kore arasındaki ilişkileri normalleştirmek için çalıştı.Chung also worked to normalize relations between the two Koreas.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Albania also maintains very good relations with the European Union.
Bağımsızlıktan kısa bir süre sonra, her iki ülke 22 Şubat 1831'de diplomatik ilişkiler kurdu.Soon after independence, both nations established diplomatic relations on 22 February 1831.
Monako'nun İsrail ile tam diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.Monaco has full diplomatic relations with Israel.
Büyükelçi, iki ülke arasındaki ilişkilerin normal hale geldiğini belirtti.The ambassador commented that the relations between the two countries have become normal.
Abetz, Franco-Alman ilişkilerini güçlendirmek için bir miras geliştirdi.Abetz cultivated a legacy of strengthening Franco-German relations.
Boykot uygulamayan Moritanya, 1999'da İsrail'le diplomatik ilişkiler kurdu.Mauritania, which never applied the boycott, established diplomatic relations with Israel in 1999.
Dalton ayrıca kütle ilişkileri yasasını da formüle etti.Dalton also formulated the law of mass relationships.
Feyruz ve Rahbani Kardeşler 1979'da profesyonel ve kişisel ilişkilerini bitirmeye karar verdi.Fairuz and the brothers agreed to end their professional and personal relationship in 1979.
Yusuf, Uluslararası İlişkiler’de Nijerya Cumhurbaşkanı danışmanıydı.Yusuf was the adviser to the Nigerian President on International Affairs.
İlişkileri daha sonra gelişmiştir."Relations subsequently improved."
Kamerun genel olarak komşu ülkeler ile iyi ilişkiler içerisinde bulunmaktadır.Cameroon enjoys generally good relations with its African neighbors.
Bağdat İsrail'le diplomatik ilişkiler kurduysa, Erbil'de bir konsolosluk açabilirler" dedi.If Baghdad established diplomatic relations with Israel, we could open a consulate in Erbil."
Karakterlerin hepsi aynı, fakat ilişkiler, yerler ve olaylar kökünden değişmişti.The characters are all the same, but the relationships, places and events changed radically.
İki ülke 1970 yılında resmi ilişkiler kurdu ve her ikisi de Arap Birliği üyesidir.The two countries formally established relations in 1970 and are both members of the Arab League.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Relations between different religious groups are generally quite tolerant.
Tech 3, KTM makinelerine geçerek Yamaha ile olan yirmi yıllık ilişkilerini sona erdirecek.Tech 3 switched to KTM machines, ending their twenty-year relationship with Yamaha.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Both countries agreed on expanding cooperations and strengthening relations.
Ve onun için üzüldü Aynı zamanda Charley Bates ile de yakın ilişkileri vardı.He also has a close relationship with Charley Bates.
2008 yılının sonlarında, Tshisekedi UDPS Dış İlişkiler Ulusal Sekreteri olarak seçildi.In late 2008, Tshisekedi was named as the UDPS National Secretary for external relations.
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.Myanmar and Pakistan maintain diplomatic and trade relations.
Küçük espriler de var ama albüm özellikle kadın-erkek ilişkilerine dair....There are also small jokes, but the album is about women and men and their relationships....
İlişkileri Hollywood'da başladı.Their romance began in Hollywood.
Bu görüşmelerin çoğu Suriye'nin Lübnan ve İsrail ile olan ilişkileriyle ilgilidir.Much of this negotiation has involved Syria's relationships with Lebanon and Israel.
Bu, sadece insan ilişkilerindeki yavaşlıkla verilebilir.This is given only through slowness in human relations.
Çin Halk Cumhuriyeti ve Kazakistan, 3 Ocak 1992'de diplomatik ilişkiler kurdu.The People's Republic of China and Kazakhstan formed diplomatic relations on January 3, 1992.
Bir aralar Mussolini'nin koloniyel ilişkiler bakanlığı makamı olarak kullanılmıştır.It formerly housed Mussolini's ministry of colonial affairs.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.She attempted suicide twice during their early relationship.
Bu dönemde Müslümanlar ve devletin Hıristiyanları arasındaki ilişkiler istikrarlı idi.The relations between the Muslims and the Christians in the state were stable in this time.
Sri Lanka'daki elçilik aynı zamanda Maldivler ile de ilişkileri sağlıyordu.The Soviet embassy in Sri Lanka also maintained relations with the Maldives.
Bu üç adam hayatı, ilişkileri, aileyi ve modern San Francisco'daki kariyerleri tecrübe etmektedir.The three men navigate life, relationships, family, and careers in modern-day San Francisco.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Other monosyllabic chirps are used in social contacts, and the flight call is a harsh teck.
Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir.Putin's Russia maintains strong and positive relations with other BRIC countries.
Her ikisi de komünist devlet olmasına rağmen, Sovyetler Birliği ve Çin arasındaki ilişkiler gerildi.Although both were communist states, relations between the Soviet Union and China were strained.
Daha sonra sorunlarla ve insan ilişkileriyle ilgili konuşmaya başlardık.And then we'd start talking about issues or problems or relationships with people.
Benzer şekilde Venezuela Dış İlişkiler Bakanlığı'nda Avrupa Bakan Yardımcısıydı.Similarly, she was Vice Minister for Europe at the Venezuelan Ministry of Foreign Relations.
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.It doesn't mean that we will be silent in order to have good relations with all parties."
Cudd’ın eserlerinin çoğu, akla yatkın seçim teorisi aracılığıyla güç ilişkilerini analiz eder.Much of Cudd's work analyzes power relationships through rational choice theory.
Genel olarak, "sakin ve nazik tavrıyla verimli Müttefik ilişkilerini sürdürmek için çok şey yaptı".In general, "his calm and courteous manner did much to maintain fruitful Allied relations".
Baba ile oğul arasındaki kötü ilişkiler bu evliliğin başarısızlıkla sonuçlanmasında rol oynamıştır.The poor relation of father and son may have played a part in the eventual failure of this marriage.
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.The countries have agreed to build a legal framework to facilitate business ties.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Family relationships are a common type of connection between gods.
"Bu dizi seks, aşk, ilişkiler, kariyer yani hayatınızda her şeyin mümkün olduğu zaman hakkında."It's about sex, love, relationships, careers, a time in your life when everything's possible.
Hayatım ve ilişkilerimle ilgili deneyimlerimdeki bir asimilasyon hakkındalar.They're about an assimilation of experiences I had in my life and my relationships.
Özellikle Ardeinae alt familyasındaki ilişkiler doğru olarak çözümlenememiştir.Especially, the relationships among the subfamily Ardeinae are very badly resolved.
Martina'nın üvey oğlu ile ilişkileri daima zordu.Relations of Martina and her stepson were always difficult.
Aralarındaki diplomatik ilişkiler 20 Mayıs 1920'de resmileşmiştir.Diplomatic relations between them were established on May 20, 1920.
Bu bölümlendirmenin, onların filogenetik ilişkilerini yansıttığı görülmektedir.This division seems likely to reflect their phylogenetic relationships.
Monte Carlo: IAAF Basın & Halka İlişkiler Departmanı.Monte Carlo: IAAF Media & Public Relations Department.
İlgili Sayfalar