Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Il nostro primo progetto, quello che ha ispirato il mio libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:제 첫번째 책에 영감을 주었던 우리의 첫번째 프로젝트
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Nuestro primer proyecto, el que inspiró mi primer libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:O nosso primeiro projecto, que inspirou o meu primeiro livro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Pierwszy projekt, który stał się inspiracją dla mojej książki
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Primul proiect, cel care m-a inspirat în prima mea carte,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Proyek pertama, hal yang mengilhami buku pertama saya
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Unser erstes Projekt, was mein erstes Buch
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vårt första projekt, det som har inspirerat min första bok,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:V našom prvom projekte, v tom ktorý bol inšpiráciou k mojej prvej knihe,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vores første projekt, det der inspirerede min første bog,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Το πρώτο μας πρόγραμμα, αυτό που ενέπνευσε το πρώτο μου βιβλίο,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш первый проект, тот, который вдохновил меня на написание своей первой книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш перший проект, той, котрий надихнув мене на написання першої книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Първият ни проект, този, който вдъхнови първата ми книга
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:המיזם הראשון שלנו, זה שנתן השראה לספר הראשון שלי,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:مشروعنا الأول، الذي ألهمني لكتابة كتابي الأول،
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:『ザンベジ川のさざ波』で 書いたように
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.die Zukunft, die vor uns liegt.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.el futuro que nos espera.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.o futuro que se põe a frente.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.qui se trouve devant nous. (Acclamations, applaudissements.)
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum. (Tezahurat, alkış)και το μέλλον που μας περιμένει.
Beyaz Saray'a daha kararlı ve ilham almış şekilde dönüyorum.viitorul care ne sta inainte. (Strigate, aplauze.)
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Det är ett kulturellt uttryck som under tusentals år har inspirerat människor att tänka bortom det uppenbara.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Este o exprimare culturala care, de mii de ani, a inspirat oamenii sa gandeasca dincolo de ceea ce e evident.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.É uma expressão cultural que, durante milhares de anos, inspirou os seres humanos a pensar para além do óbvio.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.E' un espressione culturale che per migliaia di anni ha ispirato gli esseri umani a pensare oltre l'ovvio.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Jest to tradycyjna czynność, która przez tysiąclecia inspirowała ludzi do myślenia poza oczywistym.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Je to kulturní výraz, který po tisíce let inspiroval lidské jedince přemýšlet za hranice zjevného.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.이 문화표현은 몇천년동안 인간들에게 당연한것을 뛰어넘어 생각하게 영감을 불어넣어 주었습니다.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Merupakan ekspresi budaya yang selama ribuan tahun telah menginspirasi umat manusia berpikir melampaui batas.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Είναι μια πολιτισμική έκφραση που για χιλιάδες χρόνια ενέπνευσε ανθρώπους να σκέφτονται πέραν από το προφανές.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Це культурний вияв, який протягом тисяч років надихав людей мислити за межами очевидного.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Это действо, в течение тысяч лет стимулировало человека задумываться над неочевидным.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.זה ביטוי תרבותי שבמשך אלפי שנים הביאה השראה לאנשים להאמין מעבר למובן מאליו
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.إنه تعبير ثقافي منذ الآف السنين ألهم البشر ليفكروا فيما هو أعمق من السطح.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.人間を触発してきたものだ、深く考えることを。 (笑)
Bir arkadaşım bana ilham vermişti. Bu Toronto'dan Allan Okrainec.Takže jsem se nechal inspirovat přítelem, kterým je Allan Okrainec z Toronta.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Een vriend inspireerde me.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Egy barátom adta az ötletet.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Então, eu fui inspirado por um amigo.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Ich wurde von einem Freund inspiriert.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.J'ai été inspiré par un ami.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.한 친구로부터 영감을 받았는데,
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.M-a inspirat un prieten.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Me inspiró un amigo.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Mi sono lasciata ispirare da un amico.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Saya mendapat ilham dari seorang sahabat.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Tôi đã có được động lực từ một người bạn.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Zainspirował mnie przyjaciel.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Έτσι εμπνεύστηκα από έναν φίλο.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Вдъхнових се от един приятел.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Мене надихнув один мій приятель -
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.Меня вдохновил один мой друг.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.אז קיבלתי השראה מחבר.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.لذلك فقد تم إلهامي من قبل صديق.
Bir arkadaşım bana ilham vermişti.トロントに住む友人の アラン・オクライネックです
Birbirimize ilham verebiliriz.Chúng ta có thể truyền cảm hứng cho nhau.
Birbirimize ilham verebiliriz.Kita bisa saling mengilhami.