Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgisini ile cümle

ilgisini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.E se parlate di ciò in cui credete, attrarrete coloro che credono in ciò in cui credete voi.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Et si vous parlez de vos convictions, vous attirerez ceux qui croient en ce que vous croyez.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Ha elkezdesz arról beszélni, amiben hiszel magad köré fogod vonzani azokat, akik ugyanabban hisznek.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Iar dacă vorbești despre lucrurile în care crezi îi vei atrage pe aceia care cred în ceea ce crezi și tu.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.I jeśli mówisz o tym, w co wierzysz, przyciągniesz do siebie tych, którzy wierzą w to, w co ty wierzysz.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.In če govorite o tem, kaj verjamete, boste pritegnili tiste, ki verjamejo, kar verjamete sami.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Och om du pratar om det du tror på, kommer du attrahera dem som tror på det du tror.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Og hvis man taler om hvad man tror på, vil man tiltrække dem der tror på det man selv tror på.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Se falarmos do que acreditamos, vamos atrair aqueles que acreditam no que nós acreditamos.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Und wenn Sie darüber reden, was Sie glauben, werden Sie die anziehen, die glauben, was Sie glauben.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Và nếu tôi nói về cái mà tin tưởng bạn sẽ thu hút những ai tin cái mà bạn tin.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Y si uno habla de sus creencias, atraerá a los que creen en lo mismo.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Και αν μιλάς για αυτά που πιστεύεις, θα προσελκύσεις αυτούς που συμμερίζονται τις πεποιθήσεις σου.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.И ако говориш за това в какво вярваш, ще привличаш онези, които вярват в това, в което вярваш.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.И если вы говорите о том, во что вы верите, вы привлечете тех, кто верит в то же.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.І якщо ви кажете про те, в що ви вірите, ви привабите тих, хто вже в це вірить.
Ve eğer neye inandığınız hakkında konuşursanız, sizin inandığınıza inananların ilgisini çekersiniz여러분들이 믿는 것을 말하면 그걸 믿는 다른 사람들을 이끌 수 있습니다.
Ve eğer neye inandığınız hakkında konuşursanız, sizin inandığınıza inananların ilgisini çekersinizSi vous parlez de ce en quoi vous croyez, vous attirerez ceux qui croient en la même chose que vous
Ve eğer neye inandığınız hakkında konuşursanız, sizin inandığınıza inananların ilgisini çekersinizY si uno habla de lo que cree, atraerá a aquellos que creen en lo que uno cree.
Ve eğer neye inandığınız hakkında konuşursanız, sizin inandığınıza inananların ilgisini çekersinizІ, якщо ви говорите про те, у що вірите, ви приваблюєте тих, хто вірить у те, що й ви.
Ve eğer neye inandığınız hakkında konuşursanız, sizin inandığınıza inananların ilgisini çekersinizそれを信じてくれる人たちを 惹きつけるでしょう ではなぜ自分の信念を信じてくれる人を 惹き付けることが重要なのでしょう
Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz.이런 활동을 통해서 학습에 흥미를 갖게 되는 것이죠.
Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz.Und damit machen Sie Lernen für diese Leute reizvoll,. es wird nicht hinten drangehängt,
Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz.אז אתם מושכים אנשים דרך זה ללמידה,
Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz.يجذب الاطفال للتعليم
Ve siz insanların öğrenmeye olan ilgisini bununla sağlayabilirsiniz.決して 学習し終えたあとや
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.A, samozrejme, chceli by sme inšpirovať a posmeliť budúcu generáciu.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.E, claro, gostaríamos de inspirar e envolver a próxima geração.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Ed ovviamente ci piacerebbe ispirare e coinvolgere la prossima generazione.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.En natuurlijk willen we graag de volgende generatie inspireren en erbij betrekken.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.És természetesen szeretnénk inspirálni és bevonni a következő generációt.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Et bien sûr, nous aimerions inspirer et impliquer la prochaine génération.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.그리고 물론 다음 세대를 자극하고 끌어들이고 싶습니다.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.SETIが開発した教材を
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Și, desigur, am vrea să inspirăm și să atragem generația viitoare.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Und natürlich würden wir gern die nächste Generation inspirieren und einbringen.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Và đương nhiên, chúng tôi muốn truyền cảm hứng và thu hút thế hệ sau,
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Y por supuesto, queremos inspirar a la siguiente generación.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.Και φυσικά, θα θέλαμε να εμπνεύσουμε και να προσκαλέσουμε την επόμενη γενιά.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.И, безусловно, мы бы хотели вдохновить и вовлечь в работу следующее поколение.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.И, разбира се, бихме искали да вдъхновяваме и ангажираме следващото поколение.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.וכמובן, נרצה לעורר השראה ולהעסיק את הדור הבא.
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.و ، بالطبع ، نتمنى أن نُلهِم ونشارك الجيل القادم في هذا.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Acestea au fost printre primele studii care au făcut legătura cu teoria jocurilor.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Así que estos fueron algunos de los primeros estudios para verlo asociado a la teoría de juegos.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Das waren einige der ersten Studien, die den Zusammenhang mit der Spieltheorie sahen.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Đây là một trong số những nghiên cứu đầu tiên nhìn nhận điều này trong mối quan hệ với lý thuyết trò chơi.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Dette var nogle af de første undersøgelser der brugte dette sammen med spilteori.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Donc voilà quelques-unes des premières études analysant ces liens dans la théorie des jeux.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.이것들은 이 부분이 게임 이론과 관련이 있는 것을 알 수 있는 첫 연구의 일부 결과입니다.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Questi erano alcuni dei primi studi che vedevano questo correlato alla teoria dei giochi.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.To były jedne z pierwszych badań łączące to z teorią gier.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.To so nekatere prvih študij, kjer so opazili povezanost s teorijo iger.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Έτσι, αυτές ήταν μερικές από τις πρώτες μελέτες για να το δείτε σε σχέση με τη Θεωρία Παιγνίων.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Това бяха някои от първите изследвания, които са свързани с теорията на игрите.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Це були деякі з перших досліджень, які мали виявити зв'язок цих схем із теорією ігор.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.Это одни из первых исследований, доказывающие их связь с теорией игр.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.אלה היו כמה מהמחקרים הראשונים שגילו שזה קשור לתיאוריית המשחקים.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.هذه كانت بعض أولى الدّراسات مرتبطة بنظريّة الألعاب.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.最初の研究でした 思考が1段階か2段階かで 何が違うのでしょう?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod