Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.The race attracts riders from all over the world.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Ticket prices should be reasonably low to attract a broad audience.
Bu, ilgisini çekmek için birisine para ödeyeceğim demenin havalı şeklidir.Fancy word for saying--I'm going to pay somebody to get your interest.
Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?But why is it important to attract those who believe what you believe?
Ve, tabi ki, gelecek nesillere ilham vermek ve onların ilgisini çekmek istiyoruz.And, of course, we'd like to inspire and engage the next generation.
Fakat neden onların ilgisini çekmek önemlidir?But why is it important to attract those who believe what you believe?
Şansölyeliği sırasında JTS, Amerikan halkının ilgisini çekmek için önemli çabalar sarf etti.During his chancellorship, JTS made significant efforts to engage the American public.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Der deutlich sichtbare Mittelleiter störte viele Kunden.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Die Cité Portugaise lockt ausländische Besucher an.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Auch für Touristen ist er von großem Interesse.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Il attire ainsi bien des touristes.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Son authenticité attire de nombreux touristes.
Bu vadiler çeşitli türdeki bitki örtüsü ve kuşları ile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ceci est lié à la symbiose évolutive entre certaines plantes et ces oiseaux.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Il se dit que le monde est rempli des bicyclettes des autres.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Especialmente las que atraen a turistas.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.وتجذب بوابة السلطنة اهتمام الزوار الأجانب.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.يجذب السياح اليه.
Ayrıca Espiye pidesi turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir.وهو احد المعالم الأثرية التي يقصدها السياح بإستمرار.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.A corrida atrai corredores de todo o mundo.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Het museum richt zich nadrukkelijk ook op kinderen.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.De Utrechtse Dom trekt veel toeristen.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ale i tak przyciąga turystów.
Tüm bunlar gereğinden fazla kışkırtıcı, ancak bunu insanların ilgisini çekmek için yapmak gerek.Wiem, że brzmi to dziwnie, ale wzywam Was do próby.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Пісня також відображає прагнення захопити вплив камери, а також досягнення слави.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Je to zřejmě i proto, aby nalákaly turisty.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Muzeum se ve své činnosti dlouhodobě zaměřuje na dětské návštěvníky.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Cursa atrage câțiva cicliști din întreaga lume.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.Versurile descriu, de asemenea, dorința de a fi în fața camerelor, precum și obținerea faimei.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Se on myös turistien suosiossa.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Museets formål er at inspirere industrien.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Balapan tersebut menarik pembalap dari seluruh dunia.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.博物館の企画は子供や若者に重点を置いている。
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.趣味は外国のダム鑑賞。
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.大規模なクアパークのライトアップが多くの訪問客を惹きつける。
Diğer manastırlar kadar tanınmış olmamakla birlikte gelen yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.外人關中舊僧道恒等以為顯異惑眾。
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.טקס חילופי המשמרות מושך תיירים רבים.
Eyalet günümüzde festival kenti olarak anılmakta ve kaliteli şarabıyla birçok turistin ilgisini çekmektedir.Štát je známy festivalmi a výborným vínom.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Krajina bola otvorená aj voči návštevám cudzincov.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Seegi meelitab turiste kohale.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Cena powinna być w miarę niska, żeby przyciągnąć szeroką widownię.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Der Eintrittspreis sollte niedrig genug sein, um ein großes Publikum anzuziehen.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.El precio de las entradas debe ser razonablemente bajo para atraer a un público más amplio.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.입장권은 더 많은 관중을 모을 수 있도록 적절하게 낮은 가격이어야 합니다.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Les prix doivent être suffisamment bas pour attirer une large audience.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.O preço das entradas deve ser barato para atrair bastante público.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Τα εισιτήρια πρέπει να είναι αρκετά φθηνά για να προσελκύσουν ένα ευρύ κοινό.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.Билеты должны быть достаточно дешёвыми, чтобы привлечь широкую аудиторию.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.מחירי כרטיסים צריכים להיות יחסית נמוכים על מנת למשוך קהל מגוון.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.ينبغي أن تكون أسعار التذاكر منخفضة إلى حد معقول لجذب جمهور اوسع.
Bilet fiyatları genel dinleyicinin ilgisini çekmek için makul şekilde düşük olmalıdır.忘れないでください スピーカーや
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.A biolumineszencia -- társaik és zsákmányuk odacsalogatására, valamint kommunikációhoz használják fényüket.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescencja pomaga w wabieniu partnerów, łowach i komunikacji.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescenza - usano le luci per attirare compagni e prede e anche per comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscence - oni používají světla k lákání partnerů k vábení kořisti a ke komunikaci.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscencia - používajú svetlo na prilákanie partnerov, vábenie koristi a na komunikáciu.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscenţa -- folosesc luminile pentru atragerea partenerilor a prăzii şi pentru comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.교미와 의사소통을위해 이렇게 빛을 발합니다.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminescence - ils utilisent les lumières pour attirer leurs partenaires leurs proies et communiquer.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminisencia, estos peces usan las luces para atraer a sus parejas, atraer a sus presas y comunicarse.