Bob rock müziğe ilgisini kaybetti.Bob lost interest in rock music.
Müzik herkesin ilgisini çekti.The music lured everyone.
Bu çıplak poster, görsel olarak gençlerin ilgisini çekiyor.This nude poster appeals visually to the young.
Birisi müziğe olan ilgisini geliştirebilir.Anyone can cultivate their interest in music.
O hâlâ müziğe olan ilgisini devam ettiriyor.He still keeps up his interest in music.
Bir çocuk olmasına rağmen felsefe kitapları okumak ilgisini çekerdi.Though only a child, he was interested in reading books on philosophy.
Siyaset onun ilgisini çekmedi.Politics didn't interest him.
Politikaya olan ilgisini kaybetti.He has lost interest in politics.
Onun ilgisini kazanmaya çalıştı.He tried to gain her affection.
O, işine ilgisini kaybetti.She lost interest in her work.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.Tom lost interest in his job.
Tom televizyon izlemeye ilgisini kaybetti.Tom has lost interest in watching TV.
Başlıkların okuyucunun ilgisini çekmesi gerekiyor.Headlines are supposed to grab the reader's interest.
Onun ilgisini çekmeye çalıştım.I just wanted to get her attention.
Bu herkesin ilgisini çekti.That intrigued everybody.
Sanırım Tom'un ilgisini çektik.I think we got Tom's attention.
Tonny dinleyicilerin ilgisinin nasıl çekileceğini bilir.Tonny knows how to hold the attention of listeners.
Tom, ilgisini çabuk kaybetti.Tom quickly lost interest.
Tom, Mary'ye ilgisini kaybetti.Tom has lost interest in Mary.
Düştüğünde bir köpeğin ilgisini çekti.When he fell he attracted a dog.
Alfred bu projeye ilgisini kaybetti.Alfred has lost interest in this project.
Tom'un ilgisini çekmeyecek.Tom won't be interested.
Tom Fransızca okumaya ilgisini kaybetti.Tom has lost his interest in studying French.
O erkeklerin ilgisini çekmeyi seviyor.She likes to get boys' attention.
Tom Mary'nin ilgisini çekti.Tom attracted Mary's attention.
Leyla, Fadıl'ın özel ilgisini çekti.Layla got Fadil's special attention.
Leyla ona ilgisini kaybetti.Layla lost interest in that.
Budizm ilgisini çekiyor.He's interested in Buddhism.
Bence Tom'un ilgisini çekmeyecektir.I think Tom won't be interested.
Tom bunu yapmada ilgisini kaybetti.Tom has lost interest in doing that.
Tom'un ilgisini çekmemiş gibiydi.Tom didn't seem to be interested.
Tom ilgisini çektiğini söyledi.Tom said that he was intrigued.
Ramazan ayı Sami'nin ilgisini çekmişti.Sami was intrigued by the month of Ramadan.
O, Tom'un ilgisini çekmedi.She was not of interest to Tom.
Gazetenin spor sayfası Tom'un ilgisini çekmiyor.Tom is not interested in the newspaper's sport section.
10 Mart 2012'de, ikinci bir parti medyanın ilgisini topladı.On March 10, 2012, a second party gained media attention.
Rowntree'nin güçlü küresel markaları, Nestlé'nin ilgisinin temel nedeni oldu.Rowntree's strong global brands were the key reason for Nestlé's interest.
Alexander Panagoulis'in hayatı ve çalışmaları birçok sanatçının ilgisini çekti.The life and work of Alexandros Panagoulis attracted the interest of a number of artists.
Çiftçi Yasası, önemi nedeniyle, araştırmacıların ilgisini çok erken bir aşamada çekti.Due to its importance, the Farmer's Law roused the interest of researchers from a very early stage.
1948'de Mars, Murrie'nin ilgisini satın aldı ve Hershey'nin başlıca rakiplerinden oldu.In 1948, Mars bought out Murrie's interest and became one of Hershey's main competitors.
Dulcinea (Jayma Mays tarafından seslendirildi) - Puss'un sevgi ilgisini çeken bir kadın kedi.Dulcinea (voiced by Jayma Mays) – A female cat who is Puss's love interest.
Markham, donanmaya özellikle de subayların eğitimine olan ilgisini sürdürdü.Markham maintained his interest in the navy, particularly in the training of its officers.
General Mills, 2001 yılında Pillsbury'yi satın aldı ve ortak girişime olan ilgisini yerine getirdi.General Mills, in turn, bought Pillsbury in 2001 and succeeded to its interest in the joint venture.
Bu haliyle tüm Avrupalı güçlerin ilgisini çekiyordu.He angered all the European powers.
Bazıları renk dili üzerine olan ilgisini, bazıları da Japon ukiyo-e tarzına olan ilgisini yansıtır.Some reflect his interests in the language of colour, and also in Japanese ukiyo-e.
Ağustos'ta Goyer, diğer yapımların tarafında olarak ilgisini kaybetti.By August, Goyer lost interest in favor of other projects.
Onun ilgisini çeken alanlar kadın teröristler,kadın hakları ve kültürel çeşitliliktir.Her fields of special interest are female terrorists, women’s rights, and cultural diversity.
Eva, ikizlere hamiledir ve bu durum, Mengele'nin ilgisini oldukça çeker.Eva is pregnant with twins, to Mengele's fascination.
Mezun olduktan sonra, Hamburg'da avukatlık yaparken spora olan ilgisini devam ettirdi.After graduating, he practiced as a lawyer in Hamburg, while continuing his interest in sport.
2001 yılında Spielberg, Tenten'i bilgisayar animasyonuyla yansıtmak konusunda ilgisini gösterdi.In 2001, Spielberg revealed his interest in depicting Tintin with computer animation.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.The crisis has thus attracted interest from behavioral economists interested in market psychology.
Zapp'in kaçırılması onun yapısökümüne olan ilgisini azaltmıştır.Zapp's kidnapping experience has cured him of his interest in deconstructionism.
Sonraları Zulliger Freud'un ilgisini çekti ve Freud tarafından iki kez İsviçre'de ziyaret edildi.Later on, Freud became interested in Zulliger's work, and visited him twice in Switzerland.
LHC'ye bağlı güvenlik endişeleri medyanın ilgisini çekti.The safety concerns regarding the LHC collisions have attracted widespread media attention.
Jimmy Jabobs, Aries'e karşı olan ilgisini onu The Age of Fall'a ekleyerek gösterdi.Jimmy Jacobs displayed interest in adding Aries to The Age of the Fall (AotF).
Rachel ondan hoşlanmaktadır fakat bir türlü istediği şekilde ilgisini çekememektedir.He liked Rachel straight away, but the same could not be said for her initially.
Uçmaya olan ilgisini, savaş sırasında uçan uçakları izledikten sonra başladı.His interest in flying would soon follow after he watched the planes during wartime.
Alba beş yaşında iken oyunculuğa ilgisini göstermeye başladı.Alba expressed an interest in acting from the age of five.
Daha sonra tüm ilgisini Osmanlı tarihine yöneltti.Soon afterwards his interest turned to natural history.