Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?Но защо е важно да привличаш онези, които вярват в онова, в което вярваш ти?
Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?Но почему так важно привлечь этих людей?
Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?אבל מדוע זה חשוב למשוך את אלו שמאמינים במה שאתם מאמינים?
Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?ولكن لم من المهم أن تجذب أشخاصا يؤمنون بما تؤمن به؟
Fakat neden sizin inandığınıza inananların ilgisini çekmek önemlidir?「イノベーションの普及の法則」と呼ばれるものがあります
Fakat sesten bahsedene kadar bıkkın bir ilgisizlikle karşılaştım.until I mentioned the voice, upon which he dropped his pen, swung round
Feminen olmakla ne ilgisi var?Mit lehet egy nőies arccal kezdeni?
Feminen olmakla ne ilgisi var?Quel est le rapport avec un visage féminin ?
Feminen olmakla ne ilgisi var?...ما علاقة هذا بالانوثة؟ ثم انا
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."여자애가 말하길 "이것은 젊은이들이 범죄에 호의적이라는것을 뜻하는게 아니에요"
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."Une jeune fille a dit : " Il ne s'agit pas de jeunes qui veulent commettre des crimes. "
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."בחורה צעירה אמרה:" זה לא על צעירים ".שרוצים לבצע פשעים
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."شابة صغيرة قالت:"هذا لا يتعلق "بشباب راغبين في إرتكاب الجرائم
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."「消費パターンが違うだけ」
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.A fiatalok tudomány iránti érdeklődésének felkeltésével tudja kezelni a problémát.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Det kan tage hånd om problemet ved at få unge mennesker til at blive interesseret i videnskab.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Es kann das Problem ansprechen, indem es junge Leute für Wissenschaft interessiert.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Het kan het probleem wel aan de orde stellen door jonge mensen te interesseren voor wetenschap.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.젊은이들이 과학에 흥미를 갖도록 함으로써
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.levando os jovens a interessarem-se pela ciência.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Może się do niego odnieść zachęcając młodych ludzi do zainteresowania się nauką.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Puede abordar el problema consiguiendo que los jóvenes se interesen en la ciencia.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Può trattarlo cercando di far apprezzare la scienza ai giovani.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.SETI dapat menangani masalah ini dengan membawa orang-orang muda tertarik pada ilmu pengetahuan.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Snaží sa adresovať problém tým, že u mladých ľudí vzbudzuje záujem o vedu.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Μπορεί να αντιμετωπίσει το πρόβλημα με το να κάνει τους νέους να ενδιαφερθούν για την επιστήμη.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Може да повдигне въпроса, като вземе млади хора с интерес към науката.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.Мы можем заинтересовать молодое поколение заняться наукой.
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.הוא יכול להתייחס לבעיה בכך שיגרום לצעירים
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.يمكنه تحديدها عن طريق جعل الصغار
Genç insanların ilgisini bilime çekerek bu sorunu gösterebilir.子どもたちが科学に目を向けるきっかけとなります 科学は難しい
Genlerinizin konuyla hiçbir ilgisi yoktur...Geni ne določajo ničesar ...
Genlerinizin konuyla hiçbir ilgisi yoktur...Гены с этим никак не связаны.
Genlerinizin konuyla hiçbir ilgisi yoktur...الجينات الوراثية ليس لها أي علاقة
Gerçekle hiçbir ilgisi yok.- Θέλετε βοήθεια; - Όχι, τα καταφέρνω.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Adevărul și frumusețea sunt lucruri care sunt adesea opace oamenilor care nu se ocupă de știință.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.A verdade e a beleza são coisas muitas vezes opacas para as pessoas que não estão envolvidas na ciência.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.과학의 진실과 아름다움은 해당 전문가가 아니면 이해하기 힘든 경우가 많습니다.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.La verdad y la belleza son cosas que a veces son opacas para aquellos que no están en la ciencia.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Pravda a krása jsou věci, které jsou často pro lidi mimo vědu neprůhledné.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Prawda i piękno to rzeczy, które często są nieprzeniknione dla osób, które nie mają nic wspólnego z nauką.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Sự thật và cái đẹp thường là những thứ tối nghĩa với những người không làm khoa học.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Waarheid en schoonheid zijn dingen die vaak ondoorzichtig zijn voor mensen buiten de wetenschap.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Wahrheit und Schönheit sind Dinge, die für Nicht-Wissenschaftler oft schleierhaft sind.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Истината и красотата често са скрити за хората, които не се занимават с наука.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Люди, не занятые в естественных науках, обычно смутно представляют себе, что же такое истина и красота.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.האמת והיופי הם דברים שלעתים קרובות אינם ברורים למי שאינו מצוי במדע.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.الحقيقة والجمال هي الأشياء التي غالبا ما تكون مبهمة بالنسبة للأشخاص الذين ليسوا في مجال العلوم.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.科学に携わりのない方々にとってはとても曖昧なものです なぜなら それらは
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Así que ya ves, hablar como lo hacemos es realmente irrelevante
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Donc vous voyez, parler comme on le fait n'est vraiment pas pertinent.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Jadi Anda bisa lihat, membicarakan cara kita melakukantinfdakan adalah benar-benar tidak relevan.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Quindi vedi che il modo in cui parliamo è irrilevante.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Unsere Sprache ist irrelevant.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.Начинът, по който говорим, е напълно неадекватен.
Görüyorsun ki konuştuğumuz şekilde konuşmanın herhangi bir şeyle ilgisi yok.どれだけ現在の言語がずさんか説明しよう、
Göze nasıl göründüğünün konumuzla ilgisi nedir?Bon, quel est le rapport avec l'image?
Göze nasıl göründüğünün konumuzla ilgisi nedir?Ce are imaginea de-a face cu toate acestea?
Göze nasıl göründüğünün konumuzla ilgisi nedir?Entonces ¿qué tiene que ver esta imagen con esto?
Göze nasıl göründüğünün konumuzla ilgisi nedir?Hình ảnh này liên quan gì ở đây?