Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ce qui vous attire ce sont ses yeux et la peau que vous aimeriez toucher.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ce vă atrage sunt ochii ei și pielea pe care adorați să o atingeți.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ciò che vi attrae sono i suoi occhi e la pelle che vi vien voglia di toccare.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Čo vás upúta, sú jej oči a pokožka, ktorej by ste sa radi dotkli.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Huomionne kiinnittyy hänen silmiinsä ja ihoon, jota haluaisitte koskettaa.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Izstopajo njene oči in mehka koža.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.눈을 들여다 보면 빠질 지경이고, 만지고 싶을 정도의 피부를 가졌죠.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Man bliver draget af hendes øjne, og man har lyst til at røre ved huden.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ni dras till hennes ögon och huden som ni älskar att röra vid.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Nos sentimos atraídos por sus ojos y por esa piel que quisiéramos tocar.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.O que chama atenção são seus olhos e a pele que você ama tocar.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Sie fühlen sich angezogen von den Augen und der Haut, die sie gern berühren würden.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Vonzanak minket a szemei, illetve a bőre, amit imádunk megérinteni.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Wasz wzrok przykuwają oczy i skóra, którą uwielbiacie dotykać.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Wat je aantrekt, zijn haar ogen, en haar huid, die je zou willen aanraken.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Zaujmou vás její oči a kůže vás bude nabádat k dotyku.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Αυτό που σας τραβάει πάνω του είναι τα μάτια της και το δέρμα της που λατρεύετε να αγγίζετε.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Вас, конечно, привлекают её глаза и кожа, которой так хочется коснуться.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Това, към което сте привлечени са нейните очи и кожата която бихте искали да докоснете.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Що Вас приягує - це її очі та шкіра, якої Ви любите торкатись.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.מה שמושך את תשומת-ליבכם זה עיניה ועורה שבו אתם אוהבים לגעת.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.من الوهلة الأولى سوف تفتنون بعينيها وبشرتها التي تغريك للمسها.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.触れてみたくなる肌に 惹かれることでしょう でも今日お話するのは 見ることのできない部分
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.De qualquer forma, espero que você ache este tutorial útil.
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.어쨌든, 이런 방법을 유용하게 사용하기를 바랍니다
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.Mam nadzieję, że to się wam przydało.
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.Snad se vám to bude hodit.
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.Във всеки случай, надявам се да сте намерили това за малко полезно.
Her neyse, bu konuya ilginizi çekebilmiş olmayı umuyorum.على اي حال، اتمنى انكم وجدتم هذا الشرح مفيداً
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki. Glukozun "gluk" kısmı Yunanca'da tatlı demek. -V případě, že se zajímáte o původ slov, část gluk- vznikla z řeckého slova označující sladkost.
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki. Glukozun "gluk" kısmı Yunanca'da tatlı demek. -Якщо вас цікавить походження термінів, то глюкоза походить від грецького слова "глюк", яке означає "солодкий".
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki.그리고 만약 당신이 어원같은 것들을 신경쓴다면
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki.Y en caso de que te preocupes por cosas como el origen de la palabra,
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki.במקרה ואתם מעוניינים לדעת את מקור המילה -
Kelimelerin kökenlerine karşı bir ilginiz vardır belki.وفي حال أنك مهتم بأشياء كأصول الكلمات
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Bardzo dziękuję za uwagę.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Cảm ơn sự chú ý theo dõi của các bạn
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Hartelijk dank voor jullie vriendelijke aandacht.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.경청해 주셔서 대단히 감사합니다.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Köszönöm szépen a figyelmüket.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Mange tak for jeres venlige opmærksomhed.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Merci beaucoup pour votre attention.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Muchísimas gracias por su amable atención.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Muito obrigada pela vossa atenção.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Mulţumesc foarte mult pentru atenţie.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Najlepša hvala za vašo prijazno pozornost.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Velice vám děkuji za vaši laskavou pozornost.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Vielen Dank für Ihre Aufmerksamkeit.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Vi ringrazio per la vostra cortese attenzione.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Σας ευχαριστώ για την προσοχή σας.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Благодаря ви много за вниманието.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Любезно благодарю вас за ваше внимание.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.Щиро вдячна за вашу увагу.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.תודה רבה על תשומת הלב שלכם.
Nazik ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.أشكركم كثيرا لحسن إستماعكم وإنتباهكم .
Pekala, eğer ilginizi çekebilecek bir dedikodu yayılıyorsa, hangisi olmayı yeğlersiniz?이제 구미가 당기는 소문이 네트워크에 퍼지고 있다면 여러분은 A가 되고 싶으세요 아님 B가 되고 싶으세요?
Pekala, eğer ilginizi çekebilecek bir dedikodu yayılıyorsa, hangisi olmayı yeğlersiniz?Acum, cine ai prefera să fii dacă o bârfă interesantă s-ar răspândi prin rețea?
Pekala, eğer ilginizi çekebilecek bir dedikodu yayılıyorsa, hangisi olmayı yeğlersiniz?Agora, quem gostariam de ser se um mexerico interessante estivesse a espalhar-se através da rede?
Pekala, eğer ilginizi çekebilecek bir dedikodu yayılıyorsa, hangisi olmayı yeğlersiniz?Ahora, ¿quién les gustaría ser si se propagara por la red un chisme jugoso?
Pekala, eğer ilginizi çekebilecek bir dedikodu yayılıyorsa, hangisi olmayı yeğlersiniz?Allora, chi vorreste essere se venisse messa in giro un'indiscrezione per la rete?