Köyde ilginç lakaplara sahip kimseler vardır ve birçoğu vefat etmiştir.Aunque en la mayoría de las ciudades la gente tiene hogar, en todas las ciudades siempre habrá indigentes.
Programın içeriği haber, sohbet, hava durumu ve özel-ilginç hikâyelerdir.El programa cuenta con noticias, entrevistas, el tiempo e historias de interés especial.
Bu çok ilginçti.Fue muy interesante.
Tarzları yepyeni ve ilginç olduğu için 1970 ve 80’lerde çok ilgi çekmiştir.¿Qué hace a los años setenta tan diferentes, tan atractivos?».
İlginç Konusu ve özellikle de filmin büyük sürprizi Hollywood'da şok etkisi yarattı.La noticia causó una gran conmoción en Hollywood.
Böylece Whitney Houston ilginç bir izlenim vermeye başlamıştır.También cita a Whitney Houston como una gran influencia.
Ancak maçta ilginç şeyler yaşandı.En los Juegos tuvo una actuación extraordinaria.
Albümün başında ilginç bir giriş paragrafı vardı: "İyi akşamlar.En la portada del ejemplar de despedida aparecía un único titular: "Adiós y gracias.
Bu konuda ilginç bir yaklaşım Eduard Hahn tarafından ortaya atılmıştır.Un discurso similar fue planteado por Adiv.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.La fase final de su carrera es un poco menos interesante.
Bu bölge dünyanın en ilginç yabani hayvan türlerinden bazılarının yaşaması için uygun bir ortam sağlar.Descubre cómo viven algunos de los animales más fascinantes del planeta.
Dolayda görülecekler çok sayıda ilginç yerler vardır.En el interior se observan bastantes frescos interesantes.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.De Thefarie Velianas el onomástico es en sí mismo interesante.
Bir diğer ilginç buluntu, mezarlık kazılarında bulunan halka idollerdir.Aún más interesante, existe un número de muertes que han tenido lugar en el cementerio mismo.
Fazla havlamaz, ama ilginç bir ses tonu vardır.No hay muchos ruidos, pero hay muchas buenas canciones.
Yapılan diğer eleştiriler ise kitabın yazımının kolaylığı ile ilginç hikâyelerden yoksun olduğuna dairdi.Otras críticas han radicado en la simplicidad de la escritura y en la falta de historias interesantes.
Göl sualtı arkeologları açısından da ilginç özellikler barındırmaktadır.En el subsuelo se han encontrado interesantes huellas arqueológicas.
İlginç olanı bir kadın veya dışardaki kişilerle Eynuca konuşulmaz, Uygur Türkçesi konuşulur.Es difícil decir, utilizando sólo señales externas, si una mujer está o no ovulando.
İlginç olansa kötü olan herkes iyi olup gider.Cuando todos saben cómo lo bueno es bueno, surgue lo que no es bueno.
"Sow'un ilginç arzusu".«La duda de Zoe».
Bir kölenin özgürlüğünü kazanabileceği ilginç bir yöntem daha bulunmaktaydı.También se describe un procedimiento para dar a un esclavo su libertad.
Ne ilginç bir hikaye!Che storia interessante!
Bu kitap hem ilginç hem de öğretici.Questo libro è sia interessante che istruttivo.
Onun ilginç bir kitabı var.Ha un libro interessante.
Film kitap kadar ilginç değildi.Il film non era interessante quanto il libro.
Baba bize çok ilginç bir hikaye anlattı.Papà ci ha raccontato una storia molto interessante.
Tom, tanıştığım en komik ve en ilginç insanlardan birisi.Tom è una delle persone più divertenti e interessanti che conosco.
William Keeton adlı bir Amerikalı bilimci bu gizemi çözmek için çok ilginç bir deney yaptı.Uno scienziato americano di nome William Keeton fece un esperimento interessante per risolvere questo mistero.
İlginç olarak, vokalist, orijinal gruba en son katılan üye idi.Curiosamente, il cantante è stato l'ultimo membro ad unirsi alla band originale.
İlginç ama bölgede kavun yetştirilebilir.Gli stigmi sono filiformi, nella parte distale possono essere ingrossati.
Bu madde bazılarına ilginç gelebilir.Questa parte potrà sembrare molto strana ad alcuni lettori.
Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır.Nel gennaio del 1441 in questo campo si svolse un curioso e pomposo spettacolo.
Programın içeriği haber, sohbet, hava durumu ve özel-ilginç hikâyelerdir.Il programma tratta di notizie recenti, dibattiti, meteo e storie di speciale interesse.
Duke burada ilginç bir gerçeği öğrenir.Ma la squadra scopre una strana verità.
Bu maçın bir diğer ilginç yönü ise son iki sezonun finalde kaybedenlerini karşı karşıya getirmesidir.A causa di un lieve infortunio è poi costretto a saltare le ultime due partite della stagione.
En ilginç buluntular üç adet bronz kaptır.Opera recente sono i tre portoni di bronzo della facciata.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Inizia così la ricerca che li renderà sempre più vicini.
Ancak maçta ilginç şeyler yaşandı.Nel corso del match ci furono diverse interferenze.
Bu XXX noktadan itibaren işler biraz karmaşık ama çok çok ilginç bir hale gelmektedir.Nel libro Otto è un personaggio un po' inquietante ma a suo modo simpatico.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Questo particolare tipo di endocitosi è detto pinocitosi.
Erkek palpi ilginç görünüştedir.La facciata è di nobile aspetto.
Fakat bu teklif hem benim hem de Lyon için ilginçti.Questa decisione farà riflettere sia Nels che Charles.
Yapımlarında ilginç bir teknik uygulanmıştır.Molto interessante la sua tecnica costruttiva.
Uygunsuz yerlerde ilginç rahatsızlıklarından bahseder.Tutte piacevoli occupazioni insolite per lui.
Milu hikâyeye pek çok ilginç şekilde katkıda bulunur.Meccanicamente, la vettura propone alcune interessanti novità.
Galatasaray'ın tek galibiyeti ise ezelî rekabette ilginç bir ayrıntıya sahne oldu.Lo specchio di Galadriel era già apparsa, in una versione completamente diversa, su Racconti brevi.
Bu ilginç bir kitap.Это интересная книга.
Bu filmi çok ilginç buldum.Этот фильм показался мне очень интересным.
Onun hikayesi ilginç değildi.Его история была неинтересной.
Onun ilginç bir kitabı var.У него есть интересная книга.
Gazetede ilginç bir şey yoktu.В газете не было ничего интересного.
Ne ilginç!Как интересно!
Dünyada ilginç bir sürü insan.Много на свете интересных людей.
Okutman ilginç slaytlar gösterdi.Лектор показывал интересные слайды.
Çok ilginç bir soru olduğunu düşünüyorum.Я думаю, что это очень интересный вопрос.
Tom ilginç bir kimsedir, değil mi?Том — интересная личность, не так ли?
Tom bize ilginç bir hikaye anlattı.Том рассказал нам интересную историю.
Televizyonda ilginç birşeyler var mı?Может, есть какая-нибудь интересная передача?
Çok ilginç bir muhatapsın.Вы очень интересный собеседник.
İlginç bir şey üzerinde mi çalışıyorsun?Работаешь над чем-то интересным?