Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Dus af en toe gebeurt het dat ze iets brengen als ze het gevoel hebben dat het me zou kunnen interesseren.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Joten toisinaan sitä tapahtuu, että he tuovat jotain jos heistä tuntuu että se voisi kiinnostaa minua.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Acho que me interesso sobretudo pela memória.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Also glaube ich, dass mein Hauptinteresse dem Gedächtnis gilt.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Así que creo que mi principal interés es la memoria.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Azt hiszem, hogy a leginkább az emlékezet érdekel.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Eu cred că interesul meu se îndreaptă în special spre memorie.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.I dlatego na niej się skupiam.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Je crois que ce qui m'intéresse le plus est la mémoire.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.그래서 저의 주요 관심사는 기억입니다.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Penso che il mio interesse principale sia la memoria.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Vì thế tôi tin rằng ý thích chính của tôi là ghi nhớ.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.Смятам, че основният ми интерес е към паметта.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.כך שאני מאמין שהעניין העיקרי שלי הוא הזכרון.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.لذلك اعتقد ان اهتمامي الرئيسي ينصب على الذاكرة.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.記憶がなければ我々は記憶喪失者です
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.D'accord ? C'est similaire à notre intérêt pour les choses qui ont des grandes dents.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Das entspricht unserem Interesse für Dinge mit großen Zähnen.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Dette er parallelt med vores interesse for det med store tænder.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Es decir, esto es análogo a nuestro interés en las cosas que tienen dientes grandes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Je to analogické s naším záujmom o veci, ktoré majú veľké zuby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.이건 우리가 이빨이 커다란 녀석들에 관심을 갖는 것과
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Dat is vergelijkbaar met onze interesse in dingen die grote tanden hebben.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?E un interes analog cu interesul în tot ce are colți mari.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Isto é análogo ao nosso interesse por coisas que têm grandes dentes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Maksud saya, ini sama saja dengan ketertarikan kita akan benda bergigi besar, bukan?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?To jest analogiczne do naszego zainteresowania stworzeniami, które mają duże zęby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Úgy értem, ez párhuzamba állítható a nagyfogú dolgok iránti érdeklődésünkkel.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Искам да кажа, това е аналогично на нашия интерес към неща, които имат големи зъби, нали?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Этот интерес сродни нашему интересу к зубастым чудовищам.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Voglio dire, questo è analogo al nostro interesse a cose che hanno i denti grandi.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Ý tôi là, điều này tương tự với sự yêu thích của chúng ta về những "con vật" với những chiếc răng to lớn.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Αυτό είναι ανάλογο με το ενδιαφέρον μας για τα πράγματα που έχουν μεγάλα δόντια.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.זה דומה להתעניינות שלנו בדברים
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.أعني, هذا مشابه لاهتمامنا بالأشياء التي
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.興味を持つのと似ていますね ー(笑)
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Also noch einmal; ich denke dass die Idee, die beste Architektur sei ruhig, mich nie angezogen hat.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Aşa că eu cred că ideea că arhitectura cea mai bună este tăcută nu m-a interesat niciodată.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Então, penso que a noção de que a melhor arquitetura é silenciosa, nunca me atraiu.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Idea milczącej architektury nigdy nie była mi bliska. Idea milczącej architektury nigdy nie była mi bliska.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.침묵하는 건축이 가장 좋다는 말이 있지만 저는 그 말을 좋아하지 않습니다.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Quindi, l'idea che la migliore architettura sia silenziosa non mi ha mai attratto.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Tehát megint, azt gondolom, hogy a gondolat hogy a legjobb építészet csöndes, soha sem állt közel hozzám.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Меня никогда не привлекала молчаливая архитектура.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.Отново - мисля, че понятието, че най-добрата архитектура е тиха, никога не ми е допадало.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.אז שוב, לדעתי הרעיון שהארכיטקטורה הטובה ביותר היא דוממת, מעולם לא משך אותי.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.مرة أخرى وهكذا ، وأعتقد أن الفكرة القائلة بأن أفضل تصميم معماري هو الصامت لم ترق لي أبدا.
Yani en iyi mimarinin sessiz olduğu fikri benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi.全く私にはアピールしないのです 沈黙は墓地には良いが、都市には合いません