Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.그리하여 저는 삶을 의미있게 하는 요인들을 이해하는데 관심을 갖게 되었습니다.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Maka saya menjadi tertarik untuk memahami apa yang berkontribusi pada sebuah kehidupan yang layak dijalani.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Thế nên tôi bị thu hút vào việc tìm hiểu điều gì làm cho cuộc sống trở nên đáng sống.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Začal jsem se zajímat o pochopení toho, co činí život takovým, že stojí za to žít.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Zato me je začelo zanimati, kaj je tisto, kar vpliva na življenje, da ga je vredno živeti.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Έτσι, ενδιαφέρθηκα να κατανοήσω τι συνεισφέρει σε μια ζωή που έχει αξία και σημασία.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.И мне захотелось понять, что именно наполняет жизнь смыслом?
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Така започнах да се интересувам какво дава стойност на това да живеем.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.אז התחלתי להתעניין בהבנה מה תרם לחיים שהיה שווה לחיות אותם.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.ولذلك أصبحت مهتمًا بفهم الأمور التي تساهم في خلق حياة جديرة بأن نعيشها.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.ということに興味を持つようになりました ティーンエイジャーの若者ながら哲学書を読み
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Así que eso fue lo que me condujo hacia el Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.C'est ce qui m'a menée à la maladie d'Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Così questo mi condusse all'Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Das führte mich also zu Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Dat bracht me tot Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Đó là lí do dẫn tôi đến bệnh Alzheimer's.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Foi isso que me levou à doença de Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Így kötöttem ki az Alzheimernél.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.알츠하이머병에 관심을 갖고 책을 읽어대기 시작한 것도 이 때였어요.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Și asta m-a condus la Alzheimer.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.W ten sposób zainteresowałam się chorobą Alzheimera.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.Έτσι αυτό με οδήγησε στο Αλτσχάιμερ.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.И това е, което ме доведе до Алцхаймер.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.И это привело меня к болезни Альцгеймера.
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.וכך התחלתי להתעניין במחלת האלצהימר
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.وهذا ما قادني لمرض الزهايمر. بدأت أقرأ عن الزهايمر
Bu da beni Alzheimer'le ilgilenmeye yöneltti.その分野の研究に詳しくなろうとしました
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Aqui há uns anos, comecei a interessar-me bastante pelo programa SETI.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Aşa că, acum câţiva ani, chiar am început să fiu foarte interesat de programul SETI.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Así, hace unos años, comencé a interesarme mucho en el programa SETI.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Quindi, qualche anno fa, ho cominciato ad interessarmi al programma SETI.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Vor einigen Jahren begann mein Interesse für das SETI-Programm.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.И така, преди няколко години всъщност започнах да се интересувам от SETI програмата.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.Итак, несколько лет назад меня очень заинтересовала программа SETI.
Bu doğrultuda, birkaç yıl önce SETI programıyla ilgilenmeye başladım.І от кілька років тому я почав дуже цікавитись проектом SETI (проект пошуку позаземних цивілізацій).
Bunun hemen ardından, Wargaming şirketle ilgilenmeye başladı.Bald darauf begann das Interesse von Wargaming an dem Unternehmen.
Bunun hemen ardından, Wargaming şirketle ilgilenmeye başladı.Brzy poté se o společnost začal zajímat Wargaming.
Bunun hemen ardından, Wargaming şirketle ilgilenmeye başladı.그 후, 워게이밍이 이 회사에 관심을 보이기 시작했습니다
Bunun hemen ardından, Wargaming şirketle ilgilenmeye başladı.Peu de temps après, Wargaming a commencé à s'y intéresser.
Bunun hemen ardından, Wargaming şirketle ilgilenmeye başladı.Wkrótce potem zainteresowało się nami studio Wargaming.
Bu olasılığı araştırmak için bu gizem ile ilgilenmeye başladığımda,Entonces, para investigar ésta posibilidad cuando me interesé en éste misterio,
Bu olasılığı araştırmak için bu gizem ile ilgilenmeye başladığımda,אז בכדי לחקור את האפשרות הזו משהתחלתי להתעניין בסוגייה מסתורית זו
Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Kita tidak akan penjang lebar menjelaskan tentang apa yang disebut dengan ketidakstabilan nukleus.
- Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Nebudeme se zabývat přesným mechanismem, který definuje nestabilní jádra a podobné věci.
Bu videoda kararsız çekirdeklerin mekaniği ile ilgilenmeyeceğiz. -Nie będziemy się teraz zagłębiać w to, co oznacza niestabilność jądra atomowego.
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.관심을 갖게 되었습니다. 남녀노소를 위해서죠. 대부분 사람들은 작곡기회가 없습니다
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.בראייה הרבה יותר רחבה, עבור כל מיני אנשים שאין להם בדרך כלל הזדמנות ליצור מוזיקה.
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.في سياق أوسع ، ولكل أنواع البشر الذين لا يملكون الفرصة لعمل الموسيقى
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.普段 音楽を作るチャンスなどないような人達に対して使うことに関心が湧いてきたわけです MITメディアラボにおいて我々が取り組んでいて
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Apoi am început să fac animatronics.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Empecé, entonces, a hacer animatronics.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Ich begann mit Animatronik.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.J'ai ensuite commencé à travailler avec des Animatronics.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.그리고 시작한 게 전자동물입니다.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Poi cominciai a fare animatronic.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Potem zająłem się animatroniką.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.Потом я стал заниматься аниматроникой.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.След това започнах да създавам аниматроника.
Daha sonra animatronik ile ilgilenmeye başladim.אז התחלתי לעשות אנימטרוניקה.