Matematikle gittikçe daha az ilgilenmeye başladım.I became less and less interested in mathematics.
O bir ilkokul öğretmeni bu yüzden o çocuklarla ilgilenmeye alışkın.He is a primary school teacher, so he is used to dealing with children.
Tom sorunlarla kendisi ilgilenmeye karar verdi.Tom decided to take matters into his own hands.
Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom ilgilenmeyecek.Tom won't deal.
O, matematikle ilgilenmeye başladı.He became interested in mathematics.
Seninle ilgilenmeyeceğim.I'm going to take care of you.
Tom ilgilenmeyebilir.Tom may not be interested.
Mae çok gençken bilimle ilgilenmeye başladı.Mae became interested in science when she was very young.
O gençken Valentina paraşütle atlamayla ilgilenmeye başladı.Valentina became interested in parachute jumping when she was young.
Bir sorunla ilgilenmeye doğru ilk adım onun var olduğunu kabul etmektir.The first step towards dealing with a problem is accepting that it exists.
Yarın onunla ilgilenmeye çalışacağım.I'll try to deal with that tomorrow.
Tom çok gençken fırında pişirmekle ilgilenmeye başladı.Tom became interested in baking when he was very young.
Fadıl, İslam ile ilgilenmeye başladı.Fadil became interested in Islam.
Tom Mary'nin onu yapmakla ilgilenmeyeceğini biliyordu.Tom knew that Mary was likely to not be interested in doing that.
Tom onu yapmakla ilgilenmeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't be interested in doing that.
Bence Tom bunu yapmakla ilgilenmeyecek.I think Tom won't be interested in doing that.
Bence Tom ilgilenmeyecekti.I think Tom wouldn't be interested.
Tom Mary'nin ilgilenmeyebileceğini düşünüyor.Tom thinks Mary might not be interested.
Tom Mary'nin ilgilenmeyeceğini düşünüyor.Tom thinks Mary won't be interested.
Sami İslam'la ilgilenmeye başladı.Sami became interested in Islam.
Tom'un ilgilenmeyeceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom wouldn't be interested.
Tom arkeolojiyle ilgilenmeye başladı.Tom became interested in archaeology.
Tom eski Mısır bilimi ile ilgilenmeye başladı.Tom became interested in Egyptology.
Tom ejiptoloji ile ilgilenmeye başladı.Tom became interested in Egyptology.
Sami tasavvufla ilgilenmeye başladı.Sami became interested in Sufism.
Bu sıralarda İngiltere kulüpleri kendisiyle ilgilenmeye başladı.As a result, English clubs became interested in him.
1930'ların başında Compton kozmik ışınlar ile ilgilenmeye başladı.By the early 1930s, Compton had become interested in cosmic rays.
Komünizmle ilgilenmeye başladı ve 1943'te yeraltı Bulgar Komünist Partisine katıldı.He became interested in communism, and joined the underground Bulgarian Communist Party in 1943.
1984'ten beri posterlerle ilgilenmeye başlamıştır.He has been interested in posters since 1984.
1930'larda Luce İrlandalı bir başka filozof olan George Berkeley ile ilgilenmeye başladı.From the 1930s, Luce became interested in the Irish philosopher George Berkeley.
Kruger oyunculuk ile ilgilenmeye başladı ve Cours Florent'da oyunculuk dersi aldı.Kruger became interested in acting and took lessons at the Cours Florent.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Proust was involved in writing and publishing from an early age.
Sanat ve özellikle heykel ile 1920'lerin sonlarına doğru ilgilenmeye başladı.He became interested in art and particularly sculpture in the late 1920s.
1812 yılında, Biot optikle ilgilenmeye, özellikle ışığın kutuplaşmasına ilgi duymaya başladı.In 1812, Biot turned his attention to the study of optics, particularly the polarization of light.
1927 yılında Rubén Martínez Villena ile birlikte ülkesindeki sosyal sorunlarla ilgilenmeye başladı.In 1927, he met Rubén Martínez Villena who instructed him more on social problems.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.He became interested in physics at an early age.
Kolejdeyken internet ve internet yayıncılığı ile ilgilenmeye başladı.In college he became interested in the Internet and its publishing abilities.
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.In November 1979, producers Jon Peters and Peter Guber joined the project.
Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı.Strobl was also influenced by the ideas of Houston Stewart Chamberlain.
1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.In the 1920s Monnig started to be interested in astronomy.
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.Eventually, Julie decides to keep the baby.
Burada başka sporlarla ilgilenmeye devam etmiştir.However, it continued to be used for other sports.
İlkokul yıllarında iken halk edebiyatıyla ve güreşle ilgilenmeye başladı.For the first time in his life, he began to experience energy and hope.
İlkokul sıralarında tiyatro ile ilgilenmeye başladı.From there, she became interested in theatre.
St. Edward's School, Oxford'da doğa tarihi ile ilgilenmeye başladı.He began showing interest in natural history at St. Edward's School, Oxford.
Grup, polisle ilgilenmeye başlar.The police take an interest.
Bu nedenle yüzmeden uzaklaşıp yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.She stopped both and took up yoga and acting.
The Times gazetesinden Priya Elan, şarkıyla ilgilenmeyerek sadece "planlanmış" yorumunu yaptı.Priya Elan from The Times was not impressed with the song and called it calculated.
Mason fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlar.Dempsey has an interest in photography.
Bu sırada Cooper, özel hayatındaki problemlerle ilgilenmeye başladı.Oom is experiencing trouble in her own life.
Astronomiyle ilgilenmeye başlamasını "1991 yılında evin avlusunda oturuyordum, akşam saatleriydi.He recalled years later, "I was there at the Cow Palace in 1964.
Bu dönemd dans ve koreografi ile ilgilenmeye başladı.She originally aspired to work in Dance and Choreography.
Ondan sonra burada yapılan müzikle ilgilenmeye başladım.At the time, I was fed up with everything going on in music.
Piyer panenteizm ve Ölümden sonra yaşam ile ilgilenmeye başlar.Buddhism is concerned with the soul and life after dying.
Bu dönemde seramik ile ilgilenmeye başlar.He seems to have supported himself at this time cutting timber.
Daha sonra yoga ve oyunculukla ilgilenmeye başladı.He surfs and practices yoga.
1980'lerin sonunda, aslında bir kimyacı olan Thatcher, çevre sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.Thatcher, a trained chemist, became publicly concerned with environmental issues in the late 1980s.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Suddenly without me even realizing it, little by little, I started looking at you.