Benim ilgilenmemi sağlayın.Façam com que eu me importe.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Få mig att bry mig.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Fatemi appassionare.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Hagan que me importe.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Intéressez-moi.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Maak dat ik erom geef.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Naredite tako, da mi bo mar.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Tegyen kíváncsivá.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Weckt mein Interesse.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Zaujměte mě.
Benim ilgilenmemi sağlayın.Zaujmite ma!
Benim ilgilenmemi sağlayın.Зацікавлюймо.
Bunların alanı aynı ama buradaki ylerle ilgilenmemiz gerekli . .Deci stim ca toate acestea vor avea aceeasi arie, dar inca trebuie sa ne ingrijoram despre acesti Y-ci de aici
Bunların alanı aynı ama buradaki ylerle ilgilenmemiz gerekli . .Nu ved vi, at alle de her har det samme areal. Vi skal dog også kigge på de y'er her.
Bunların alanı aynı ama buradaki ylerle ilgilenmemiz gerekli . .Takže víme, že tyhle budou mít stejný obsah. Ale pořád musíme myslet na tyto 'y'.
Bunların alanı aynı ama buradaki ylerle ilgilenmemiz gerekli . .여기 있는 모든 삼각형들은 같은 넓이를 가지고 있습니다 하지만 y들도 살펴 봐야겠죠? 하지만 y들도 살펴 봐야겠죠?
Bunların alanı aynı ama buradaki ylerle ilgilenmemiz gerekli . .Знаем, че всички тези ще имат еднакви лица, но все още трябва да се тревожим за тези у-ци тук.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Chúng ta phải để ý đến điều đó.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Dobbiamo trattarle con cura.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.우리는 그것에 주의깊게 주목할 필요가 있습니다.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Na tym musimy się skupić.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Nous devons faire attention à cela.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Tenemos que prestar atención a esto.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Trebuie să fim atenți la asta.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.We moeten er goed op letten.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Нам нужно обращать на них внимание.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.Трябва да им обърнем внимание.
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.עלינו לשים לכך לב. אני רוצה
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.علينا أن نولي اهتماما بذلك. أريد فقط
Bununla ilgilenmemiz gerekiyor.私が取り組んでいることを手短かに
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin."Eu sei que o teu pai nunca te ligou, nem mesmo quando te tornaste director financeiro."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ich weiß, Ihr Vater beachtete Sie nie, auch als Sie Vorstand wurden."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ik weet dat je pa je nooit aandacht gaf, zelfs niet toen je CFO werd."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Isäsi ei kiinnitänyt sinuun huomiota sittenkään kun sinusta tuli talousjohtaja."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Jeg ved, at din far aldrig gav dig opmærksomhed, selv ikke da du blev direktør."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Je sais que ton père ne faisait jamais attention, même quand tu es devenue directeur financier. "
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.네가 재무 최고 책임자가 되었을 때도 너의 아버지가 전혀 신경 쓰지 않았다는 걸 알아."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ojciec zawsze cię lekceważył, nawet gdy zostałeś prezesem".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Sé que tu padre nunca te prestó atención, incluso al convertirte en director de finanzas".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.So che tuo padre non ti si è mai filato, nemmeno quando sei diventato CFO".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ştiu că tatăl tău nu ţi-a acordat atenţie nici când ai ajuns director."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ta biết cha Ngươi không bao giờ chú ý thậm chí dù Ngươi trở trở thành CFO"
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Tudom, hogy apád sosem figyelt rád eléggé, még akkor sem amikor a CFO lettél."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Vem, da se tvoj oče nikoli ni zmenil zate, niti ko si postal šef finančne službe.
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Viem, že tvoj otec si ťa nevšímal, aj keď si sa stal vedúcim finančného oddelenia."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Vím, že tvůj otec ti nikdy nevěnoval pozornost, ani když ses stal finančním ředitelem."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Ξέρω ότι ο μπαμπάς σου ποτέ δεν σου έδωσε σημασία, ακόμα και όταν πήρες υψηλή θέση".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Знам, че баща ти не ти обърна внимание, дори когато стана финансов директор."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Я знаю, что отец никогда не обращал на тебя внимания, даже когда ты стал финансовым директором".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.Я знаю, що твоєму батьку було начхати навіть тоді, коли ти став фінансовим директором".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.אני יודע שאביך מעולם לא התייחס אליך, אפילו שהתמנית למנהל כספים".
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.أعرف بأن والدك لم يعرك اهتماما، حتى عندما أصبحت المدير المالي."
CFO olduğunda bile baban ilgilenmemişti." diyen gremlin.恥とはこういうものです
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Korábban maga kért arra, hogy viseljem gondját Seolnak, most én kérem, hogy vigyázzon Yun Jura.
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin. Ben de senden Yoon Joo'yla ilgilenmeni istiyorum.Όπως ακριβώς μου ζήτησες χάρη για την Σεολ, σου ζητάω χάρη για την ΓιουνΤζου.
Daha önce benden Seol'la ilgilenmemi istemiştin.مثلما طلبت مني معروف للي سول
İnsanların eğitimi ile ilgilenmemiz şart.Chúng ta phải nhìn vào giáo dục của con người.
İnsanların eğitimi ile ilgilenmemiz şart.Debemos mirar a la educación de los humanos.
İnsanların eğitimi ile ilgilenmemiz şart.Dobbiamo occuparci dell'educazione degli umani.
İnsanların eğitimi ile ilgilenmemiz şart.우리는 사람에 대한 교육을 눈여겨 봐야 합니다.