HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.ENFERMERA Ver de dónde viene poca atención con la mirada alegre.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.INFERMIERA vedere da dove viene confessione con sguardo allegro.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.INFIRMIER Voir d'où elle vient sans ménagement avec un regard joyeux.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.그녀는 메리의 얼굴로 참회의 출처가 어디인지 간호사를 참조하십시오.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.MEDICINSKA SESTRA Oglejte si, kje ona prihaja iz Ispovijedanje z videz veselo.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.NŐVÉR Nézze meg, hol jön a bűnbocsánat és vidám megjelenés.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.NURSE See, wo sie von shrift mit fröhlichen Look kommt.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.NURSE Δείτε όπου προέρχεται από την εξομολόγηση με εύθυμη ματιά.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.PERAWAT Lihat di mana dia datang dari sedikit perhatian dengan tampilan ceria.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.PIELĘGNIARKA Zobacz gdzie pochodzi z spowiedź z wyglądać wesoło.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.SAIRAANHOITAJA Katso missä hän on kotoisin ripitys kanssa iloisen ilmeen.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.SESTRA Pozri odkiaľ pochádza odbiť koho sa pozerať veselé.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.SESTRA Viz odkud pochází odbýt koho se dívat veselé.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.SJUKSKÖTERSKA Se var hon kommer från otrevligt bemötande med glada utseende.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.SYGEPLEJERSKE Se hvor hun kommer fra proces med med lystige look.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.Verpleegkundige waar ze vandaan komt metten met vrolijke look.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.Y TÁ Xem cô đến từ sự xưng tội với mục sư với cái nhìn vui vẻ.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.МЕДИЦИНСКА СЕСТРА Вижте, където тя идва от изповядване с поглед весели.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.МЕДСЕСТРА Смотрите, где она происходит от расправы с выглядеть веселым.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.אחות ראה שהיא באה משם ודוי במבט עליז.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.ممرض نعرف انها تأتي من طرد مع نظرة مرح.
HEMŞİRE o neşeli bir görünüm ile ilgilenmek nereden geldiğini bakın.[ジュリエットを入力してください。]
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Ai cũng có mối quan hệ với người khác, ta quan tâm đến các mối quan hệ vì nhiều lý do khác nhau.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Fiecare are relaţii cu alţi oameni şi e interesat în aceste relaţii din mai multe motive.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Iedereen heeft relaties met anderen en ze zijn in die relaties geïnteresseerd om verschillende redenen.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Jeder hat Beziehungen zu anderen Menschen und ist an diesen Beziehungen interessiert aus vielerlei Gründen.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Každý je vo vzťahu s inými ľuďmi a má o tieto vzťahy záujem z niekoľkých príčin.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.모든 사람들은 타인과 대인관계를 형성하며 다양한 이유로 이런 대인관계에 대해 흥미를 갖죠.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Noi tutti interagiamo con altre persone, e siamo interessati a queste interazioni per svariati motivi.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Toda a gente se relaciona com outras pessoas e tem interesse nessas relações, por diversas razões.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Todos tienen relaciones con otras personas, y están interesados en estas relaciones por varias razones.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Tout le monde a des relations avec d'autres, et s'intéresse à ces relations pour un tas de raisons.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Wszyscy tworzymy z nimi relacje, a oni wchodzą w nie z różnych powodów.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Όλοι έχουν σχέσεις με άλλους ανθρώπους, και ενδιαφέρονται γι΄αυτές τις σχέσεις για διάφορους λόγους.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Всеки има връзки с другите хора и те се интересуват от тези връзки поради различни причини.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Все поддерживают отношения с другими людьми, и всем интересны эти отношения. По многим причинам.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.לכולם יש יחסים עם אנשים אחרים, והם מתעניינים ביחסים האלה מסיבות שונות.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.الجميع لهم علاقات تربطهم بالآخرين، وهم مهتمون بتلك العلاقات لأسباب عديدة
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.様々な理由から 人間関係に興味を持っています 様々な理由から 人間関係に興味を持っています 良好な関係 険悪な関係 面倒な関係 不可解な関係
İlgilenmem ben hukukla ya da onu kimin yaptığıyla ilgilenmemDas Gesetz oder die, die es machen sind mir egal. Ich lebe nach einer Regel: Informationen sollten frei sein.
İlgilenmem ben hukukla ya da onu kimin yaptığıyla ilgilenmemEu não quero saber sobre a lei ou quem a faz. Eu vivo com uma regra: a informação deveria ser livre.
İlgilenmem ben hukukla ya da onu kimin yaptığıyla ilgilenmemNo me importa la ley ni quien las hace. Vivo solo con una regla: La información debe ser libre.
İlgilenmem ben hukukla ya da onu kimin yaptığıyla ilgilenmemМеня не волнуют законы и те кто их делает Я живу по одному правилу: "Информация должна быть свободна"
İlgilenmem ben hukukla ya da onu kimin yaptığıyla ilgilenmemאו מעמד חברתי או לצבור רכוש לא איכפת לי מהחוק או ממי שעושה אותו אני חי עפ"י חוק אחד: מידע חייב להיות חינם
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Das erste ist, dass Psychologie sich ebenso mit menschlichen Stärken wie Schwächen befassen sollte.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Det första är att psykologi borde bry sig lika mycket om mänsklig styrka som svaghet.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Det første er at psykologi bør være lige så opmærksom på for menneskelig styrke som det er for svaghed.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Először is az, hogy a pszichológia legalább annyit foglalkozzon az egyén erősségeivel, mint a gyengeségeivel.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.El primero es que la psicología debe ocuparse tanto de las debilidades humanas como de sus fortalezas.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Ensimmäinen on se, että psykologia on kiinnostunut niin ihmisten vahvuuksista kuin heikkouksista.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.첫째 심리학이 관심을 쏟아야 할 것은 약점에 대한 것만큼, 강점에 대한 것이어야 합니다.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Le premier est de faire en sorte que la psychologie s'intéresse autant aux atouts qu'aux faiblesses humaines.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Pertama, Psikologi harus memperhatikan kekuatan manusia sama seperti memperhatikan kelemahannya.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Po pierwsze, psychologia powinna w równym stopniu skupiać się na ludzkich zaletach, jak na słabościach.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Primul este că psihologia trebuie să fie la fel de preocupată de valorile umane, ca de slăbiciunile umane.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Prvi cilje je, da bi moralo biti psihologijo zanimati tako človeške moči kot človeške šibkosti.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Thứ nhất đó là tâm lý học nên quan tâm đến sức mạnh của con người như nó đã quan tâm đến những điểm yếu.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Za prvé by se psychologie měla zabývat lidskou silou stejně jakou lidskou slabostí.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Ο πρώτος είναι η ψυχολογία να ενδιαφέρεται εξίσου, τόσο με την ανθρώπινη δύναμη, όσο και με την αδυναμία.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Първата е, че психологията би трябвало да е точно толкова загрижена за човешката сила, както и за слабостта.