Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Всъщност, човек се научава на неща като как да се грижи за света.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.Мы по настоящему учимся тому, как заботиться о мире.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.אתה בעצם לומד למשל איך לנהל את העולם.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.إنكم في الحقيقة تتعلمون كيف يجب الإعتناء بالعالم.
Dünya ile nasıl ilgilenmeniz gerektiğini size öğretiyor.ね、ハンター先生はそうしたんです
Elbisesini kendim yaptım. Ama onunla hiç ilgilenmedi.. böylece Charlotta'nın oldu.C'est moi qui ai fait cette robe, mais elle ne lui plaisait pas, alors c'est Charlotte qui l'a eue.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.A rozhodne sa trochu viac si všímať svoje okolie.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.주변 상황에 조금 더 신경을 쓰기로 합니다.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.Ze beslist om bewust wat meer op haar omgeving te gaan letten.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.ומחליטה להיות מעט יותר מודעת למה שמתרחש מסביבה.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Ar trebui să se străduiască mai mult cu publicitatea.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Deberían esforzarse más con la publicidad.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Ils devraient faire un peu plus d'efforts du côté de la publicité.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Ja, ze zouden meer reclame moeten maken.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Sė, dovrebbero fare pių pubblicitā.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Sim, deviam esforçar-se mais na propaganda.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Več bi morali oglaševati.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Ναι, πρέπει να μας διαφημίσουν περισσότερο.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.Да, нас стоило бы поосновательнее рекламировать.
Evet, tanıtım işiyle biraz daha ilgilenmeden olmaz.نعم ، كان عليهم وضع المزيد من الدعاية
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Aber zuerst sagte sie, sie sei nicht interessiert.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Dar mai întâi, a spus că nu este interesată.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.De először azt mondta, nem érdekli.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.그런데 제 딸은 우선 관심이 없어요.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Mais d'abord, elle a dit qu'elle n'était pas intéressée.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Ma prima lei ha detto che non le interessava.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Najpierw powiedziała, że nie jest zainteresowana.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Pero primero, ella dijo que no estaba interesada.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Но сначала она сказала, что ей это неинтересно.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.Но тя каза, че това не я интересува.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.אבל קודם היא אמרה שהיא אינה מעוניינת.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.لكن أولاً، قالت بأنه لا رغبه لديها.
Fakat önce, ilgilenmediğini söyledi.彼女は、友達と遊んでいたいだけなのです
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.Es ist unsere Technologie und wir teilen unsere Erkenntnisse gern mit allen, die sie auch anwenden wollen.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.우리가 배운 기술을 기꺼이
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.Ne apartine si suntem fericiti sa o impartasim cu oricine e interesat sa faca acelasi lucru.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.То е наша собственост и с удоволствие ще споделим каквото сме научили с всеки, който е заинтересован от това.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.ואנו שמחים לחלוק את מה שלמדנו עם כל אחד
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.و نحن سعيدون بمشاركة ما تعلمناه مع أي أحد
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.お役に立ててもらえると思います
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Aby usłyszeć prawdziwą spowiedź .-- Przyjdź, proszę pani, niech dalej, [Exeunt Montague i Pani.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Ak chcete počuť pravda odbiť koho .-- Poďte, pani, poďme ďalej, [odídu Montague a Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Att höra sant otrevligt bemötande .-- Kom, frun, låt oss bort, [De gå Montague och Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Če želite slišati res Ispovijedanje .-- Come, gospa, kaj je stran, [Exeunt Montague in Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Chcete-li slyšet pravda odbýt koho .-- Pojďte, paní, pojďme dál, [odejdou Montague a Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Để nghe sự xưng tội và tha tội đúng .-- Hãy đến, madam, chúng ta hãy đi, [Exeunt Montague và Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]진정한 참회를들을 .-- 자, 부인, 거리에 보자, [Exeunt 몬태규 레이디.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]For at høre sand proces med .-- Kom, frue, lad os væk, [Begge ud Montague og Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Hallani igazi bűnbocsánat .-- Gyere, asszonyom, hadd el, [Elmennek Montague és Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Jos haluat kuulla tosi ripitys .-- Tulkaa, rouva, nyt pois, [poistuvat Montague ja Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Om te horen waar metten .-- Kom, mevrouw, laten we weg, [Exeunt Montague en Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Para escuchar la confesión verdadera .-- Vamos, señora, vamos a distancia, [Salen Montesco y Señora.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Para ouvir shrift verdade .-- Venha, senhora, vamos embora, [Saem Montague e Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Pentru a asculta shrift adevărat .-- Haide, doamnă, haideţi să deplasare, [Exeunt Montague şi Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Per ascoltare confessione vera .-- Venite, signora, andiamo via, [Escono e Lady Montague.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Pour entendre sans ménagement vraie .-- Allons, madame, nous allons loin, [Sortent Montague et Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Um zu hören, wahr shrift .-- Kommen Sie, gnädige Frau, die sich zu lassen, [Exeunt Montague und Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Untuk mendengar sedikit perhatian benar .-- Ayo, Madam, mari kita pergi, [Exeunt Montague dan Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Για να ακούσετε αληθινή εξομολόγηση .-- Ελάτε, κυρία, ας μακριά, [εξέρχομαι Montague και Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]За да чуете истинската изповядване .-- Хайде, госпожо, нека далеч, се изнесе много театрално Монтагю и Мария.