Rogge "Oyunların çekirdek teslimiyle ilgileniyorum," dedi."I am interested in the core delivery of the games," Rogge said.
Ben o pürüzsüz, duygulu sesle ilgileniyorum. " [3]I'm into that smooth, soulful sound."[27]
Joe Doakes ile ilgileniyorum.I'm interested in Joe Doakes.
Öykülerde kahramanlarımın “çırılçıplak” kaldıkları o anla ilgileniyorum.”"Ich schäme mich fast über diese Träumereien eins alten Narren."
Dağcılıkla ilgileniyorum.Me interesa el alpinismo.
Futbolla çok ilgileniyorum.Me interesa mucho el fútbol.
Bu kitapla ilgileniyorum.Sono interessato a questo libro.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.È molto attenta alla moda.
Bu kitapla ilgileniyorum.Мне интересна эта книга.
Ben resimle ve müzikle ilgileniyorum.Я увлекаюсь живописью и музыкой.
Ben fotoğrafla ilgileniyorum, doğayı ve güzel şehrim Kaliningrad'ı çok seviyorum.Я увлекаюсь фотографией, очень люблю природу и мой замечательный город Калининград.
Paranormal olaylarla ilgileniyorum.Я интересуюсь паранормальными явлениями.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Сильно интересуется модой.
Amerikan Edebiyatı ile ilgileniyorum.انا مهتم بالأدب الامريكي.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Ela interessa-se por moda.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.De motieven waren ook erg onderhevig aan de mode.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Interesuje się głównie modą.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Η ένδυση έχει άμεση σχέση με τη μόδα.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Han er mer opptatt av det moderne.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.また、ファッションにも関心が高い。
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Интересува се от мода.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Sú veľmi ovplyvňované módou.
A: Evet, çünkü ben daha çok beni neyin sarmalıdığını değil, içimde neler olduğu ile ilgileniyorumДа, потому что я забочусь больше о том, что происходит внутри меня, а не вокруг.
Ama ben havalanmayla ilgileniyorum.Ale mě zajímá to vzlétání.
Ama ben havalanmayla ilgileniyorum.제가 궁금한 것은 이륙입니다.
Ama ben havalanmayla ilgileniyorum.אך יותר מסקרנת אותי ההמראה.
Ama ben havalanmayla ilgileniyorum.ولكن انا فضولي بالنسبة للاقلاع .
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Aber was mich interessiert, ist der Prozess, der Prozess der Erstellung als eigentlichen Vorgang.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Ampak mene zanima proces, proces ustvarjanja, kot tisti pravi dogodek, ki me zanima.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Dar eu sunt interesat de proces, de procesul de creatie, ca fiind principalul lucru in care sunt interesat.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.기회를 준다고 생각합니다. 하지만 전 그 과정에 더 관심이 갑니다 창조의 과정이 제겐 더 관심이 가는 과정입니다
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Ma a me interessa il procedimento, della creazione, quello è ciò che mi interessa.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Maar ik ben geïnteresseerd in het proces, het creatieve proces interesseert me.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Mais c'est le processus qui m'intéresse, le processus de création, c'est l'évènement qui me fascine.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Mas eu estou interessado no processo de criar, é o processo que me interessa realmente.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Men jeg er interesseret i processen, den kreative proces, som den egentlige hændelse, jeg er interesseret i.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Nhưng tôi quan tâm đến quá trình, quá trình của sự tạo dựng, là hoạt động thực sự mà tôi thích thú với.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Pero me interesa el proceso, el proceso de crear, es el evento que me interesa de verdad.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Но меня интересует процесс творения как таковой.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.Но ми е интересен процеса, на създаване. Самото изобретение ми е наистина интересно.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.וכל הדברים האלה. אבל אני מתעניין בתהליך, התהליך של היצירה, בתור האירוע שמעניין אותי.
Ama ben süreçle ilgileniyorum bunları oluşturma süreci, benim asıl ilgilendiğim olay.و ما شابه. لكنني مهتم بالعملية، عملية الابتكار، كالحدث الحقيقي الذي أهتم فيه.
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Dlatego od samego początku interesowało mnie,
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Donc, ça m'intéresse beaucoup, depuis le début, comment...
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Jadi, saya sangat tertarik dari awal, bagaimana --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --그런 관점에서 저는, 처음부터, 어떻게 우리의 일상적인 도구들과
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Por eso, estoy muy interesado, desde el inicio, en el cómo --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Tehát, nagyon érdekelt a kezdetektől fogva, hogy hogyan --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Thế nên ngay từ đầu tôi đã rất quan tâm đến cách thức --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Έτσι, με ενδιαφέρει πολύ, από την αρχή, το πώς--
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --Така че аз съм много заинтересован, от самото начало, по какъв начин --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --כך שאני מאוד מתעניין, כבר מהתחלה, כיצד --
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --لذلك، أنا مهتم، منذ البداية،بمعرفة كيف...
Başından beri, bir konuyla ilgileniyorum --興味を持った事があります 「モノやジェスチャーに対する
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Ahol mások mérhető eredményeket keresnek, én ott inkább éteri minőségeket fürkészek: mint pl.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.다른 사람들이 측정 가능한 결과를 놓고 이야기할 때 저는 좀 더 무형적인 가치에 관심을 둡니다.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum. Mesela, neşelendiriyor mu?Inni patrzą na wymierne rezultaty, mnie interesują kwestie moralne, np. czy to przynosi radość?
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Wenn andere mehr auf messbare Resultate achten, neige ich mehr dazu, innere Qualitäten zu beachten.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Εκεί όπου άλλοι κοιτάνε μετρήσιμα αποτελέσματα, εγώ έχω την τάση να ενδιαφέρομαι για αιθέριες ιδιότητες όπως:
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Там, где прочих волнует измеримый результат, меня интересуют вопросы более эфемерные, как то: