Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenir ile cümle

ilgilenir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlarla ilgilenirim.מכוונות לאנשים.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.הפילוסופיה עוסקת בשאלות שעולות כאשר אנשים מהרהרים בחייהם ובעולם סביבם.
Topoloji uzayın bağlı olduğu yollarla ilgilenir ve uzaklıkların ve açıların keskin ölçülerini göz ardı eder.עיקר עניינה של הטופולוגיה הוא באופן בו מרחבים מתחברים ומתעלמת מחישובים מדוקדקים של מרחק וזוויות.
Tarih, 1789 Fransız Devrimi ,1914 1.Dünya Savaşı gibi somut ve özel olanla ilgilenir.1789 - 1914 מהמהפכה הצרפתית, בשנת 1789 ועד תחילת מלחמת העולם הראשונה, בשנת 1914.
Ek olarak takip eden alt konunun da problemleri ile ilgilenir.אלו המבקשים לפתור את הבעיה הם גם הגורמים לה.
Öğrenci iken edebiyatla ilgilenir ve küçük şiirler yazar.הרשימה כללה סופרים, משוררים.
Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir.И все пак, докато Амели се грижи за щастието на околните, никой не се грижи за нейното.
Prensipte, tüm toplulukların tüm kurumlarıyla ilgilenir.Липса на задължения на общината към всички видове институции.
Uyuşturucu satışıyla ilgilenir.Занимава се с търговия на наркотици.
Nakliyat ve silah işleriyle ilgilenir.Запазва авиониката и въоръжението.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.В основата ѝ са личният напредък и постижения.
Arabalarla da ilgilenir.Занимава се и с търговия на автомобили.
Dilsel ifadelerin anlam yapısı ve sözcükler arasındaki bağlantı ile ilgilenir.Предлозите показват отношенията на зависимост между думите в простото изречение.
Herkes işiyle ilgilenir.Всички хора са заети с трудова дейност.
James kızlarla pek ilgilenir ve onlara gösteriş yapmayı severdi.Често помага на Анди с шегите и ги харесва.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.Film se bavi složenim temama kao što su AIDS, transseksualnost, vjera i egzistencijalizam.
Holden onunla ilgilenir, fakat ciddiye alınmaz.Horton je u pravu, ali nitko mu ne vjeruje.
Kinoloji çalışma sahası; köpek ırkları, davranışları, bakımı, eğitimi ve hastalıkları ile ilgilenir.Kinologija se bavi pasminama, uzgojem, njezi, ponašanjem, treniranjem, bolestima i poviješću domaćih pasa.
Ek olarak takip eden alt konunun da problemleri ile ilgilenir.Prijelaz je taj koji nas brine.
Hem erkek hem de dişi kuş yavruların bakımı ile ilgilenir.Oba roditelja pomažu u brizi za ptića.
Daha çok solucanlarla ilgilenir.Najviše se brine o mrkvama.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Cilj filozofije jest dobiti uvid u ova pitanja, stoga je ona u svojim odgovorima nazor o svijetu i životu.
Bütün gün yavrularla ilgilenir ve sadece emzirmesi için anneye verirler.Mužjaci nose mladunčad, a majci ih donose samo na dojenje.
Fonolojiye zıt olarak, fonetik konuşma seslerinin fizikî yönüyle ilgilenir.U fonološkom smislu samoglasnici su slogotvorni glasovi.
Herkes işiyle ilgilenir.Všetci sa venujú podnikaniu.
Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir.Amélia sa stará o ostatných, ale nikto sa nestará o ňu.
Arabalarla da ilgilenir.Podobne sú na tom aj vozy.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Zlyhanie pri úlohách s vysokou osobnou zaangažovanosťou.
Ama az da olsa insanlarla ilgilenirler.Len málo ich bolo naklonených ľuďom.
Uyuşturucu satışıyla ilgilenir.Colníčka sa pýta, či berie drogy.
Bir dişi diğerlerinin yavrularıyla da ilgilenir.Jedna žena sa často stará aj o deti iných žien.
Danışman, öğrencinin diğer sorunları ile de yakından ilgilenir.Študentje so hkrati v stiku z drugimi študenti.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.S skupno zunanjo in varnostno politiko, ima EU lastne zunanje odnose in obrambo.
Bu alanla mantık ilgilenir.Razmišljanje sloni na logiki.
Şehit Ali Paşa şiir, ilim ve özellikle astronomi ile ilgilenirdi.Začel se je navduševati nad pesništvom, zgodovino in še posebej nad astronomijo.
Geçerli argümanlar oluşturma, mutlak olandan çok olası sonuç çıkarmalar gibi konularla ilgilenir.Resnična vera v kreatorja je dovolj, da se lahko zgodijo stvari, ki veljajo za nemogoče.
Kantor dört sınıfın öğrencisi ile ilgilenirdi.Mokinių ugdymu rūpinosi keturi mokytojai.
Çoğunlukla ham veriyle ilgilenir.Dažnai rūpinasi Mai‘os gerove.
Ancak kullanıcı tabii ki sadece A harfiyle ilgilenir.Kiškiukais rūpinasi tik patelė.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Dorybių ugdymas ir asmeninių ydų įveikimas.
Habbakuk bütün hayvanlarla ilgilenir.Ripsmeid esineb kõikidel loomadel.
Üç biriminden biri sadece Hindistan'la ilgilenir.Kõik peale ühe elavad üksnes Austraalias.
Bilgisayar mühendisliği temel olarak yazılım, programlama ve algoritma ile ilgilenir.Õpetanud peamiselt informaatika aluseid ning algoritmikeeli ja programmeerimist.
Fitz gençken bilim ve mekanik ile çok ilgilenir.Juba noores eas huvitasid teda mehaanika ja tehnika.
Grup birçok sosyal ve siyasal sorunla ilgilenir.Selline protsess toob endaga kaasa väga palju sotsiaal- ja keskkonnaprobleeme.
Arabalarla da ilgilenir.Kasutatakse ka isiklikke autosid.
A’dan Z’ye takımın her şeyi ile ilgilenir.Faceman on võimeline saama kõike, mida A-Rühmal vaja läheb.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Nad ootavad kõrget teenindustaset ja individuaalset tähelepanu.
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Ale kdo na světě by měl zájem o 7 ještě nepostavených hudebních nástrojů inspirovaných ženskými těly?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Ale kto byłby zainteresowany kupnem 7 jeszcze nieistniejących instrumentów, inspirowanych kobiecym ciałem?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Dar cine ar fi interesat de şapte instrumente muzicale neconstruite încă, inspirate de corpuri feminine?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?De mégis kicsodát érdekelne hét, még meg nem épített hangszer, amiket női testek inspiráltak?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?하지만 이 세상에 그 누가 여성의 몸에서 영감을 얻은 일곱 개의 아직 만들어지지도 않은 악기들에 관심이 있을까요?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Ma chi mai sarebbe interessato a sette strumenti musicali non ancora costruiti ispirati ai corpi delle donne?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Nhưng ai sẽ muốn mua bảy nhạc cụ còn chưa được làm ra lấy ý tưởng từ cơ thể phụ nữ?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?Ποιος, όμως, θα ενδιαφερόταν για επτά, άφτιαχτα ακόμα, μουσικά όργανα εμπνευσμένα από γυναικεία σώματα;
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?אבל מי בכלל יהיה מעוניין בשבעה כלי נגינה עדיין לא קיימים שההשראה להם באה מגופן של נשים?
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?ولكن من على وجه الأرض سيكون مهتماً بسبعة آلات موسيقية لم تبنى بعد مستوحاة من أجساد النساء؟
Ama kim yeni adet daha yapılmamış kadın vücudundan esinlenmiş müzik enstrümanları ile ilgilenir?インスパイアされた まだ作られもしていない 7つの楽器に 興味を持つでしょうか? そこで モントリオールの シルク・ドゥ・ソレイユが思いつきました
Anneler, çocuklarla ve evle ilgilenirler.As mães tomam conta das crianças, dos lares.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod