Eğer benim bir karbon zincirim varsa, ki organik kimya karbon zincirleriyle ilgilenir,و الكيمياء العضوية فالاساس تتعامل مع السلاسل الكربونية
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Bei Interesse treten Sie unserem Team bei, und reißen Sie mit uns die Sprachbarriere nieder!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Ha érdekel, csatlakozz nemzetközi csapatunkhoz és tüntessük el együtt a nyelvi akadályokat!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Jos olet kiinnostunut, liity kansainväliseen tiimiimme ja kaada kielimuureja kanssamme!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!관심이 있다면 우리의 인터내셔널 팀에 합류해 함께 언어의 장벽을 허물어보세요!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Nếu bạn quan tâm, hãy tham gia đội ngũ toàn cầu của chúng tôi và cùng nhau phá bỏ rào cản ngôn ngữ!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Om du är intresserad Gå med i vårt internationella team och låt oss tillsammans riva ner språkbarriären!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!Se siete interessati unitevi al nostro team internazionale e abbattiamo insieme le barriere linguistiche!
Eğer ilgilenirseniz uluslararası ekibimize katılın ve gelin, dil engeli beraber aşalım!是非この人種の坩堝に 飛び込んできて下さい 一緒に言葉の壁をぶっ壊しましょう I gave up learning Japanese myself
Eğer onlarla ilgilenirsenizJeśli się mądrze postępuje.
Eğer onlarla ilgilenirseniz당신이 그들을 상대한다면,
Eğer onlarla ilgilenirsenizאם מטפלים בהם,
Eğer onlarla ilgilenirsenizإذا تعاملت معها
Eğer onlarla ilgilenirseniz問題は解決するのです
Emeklilik Güvencesi Merkezi (Etk) merkezî olarak emeklilik güvencesi ile ilgili konularla ilgilenir.Eläketurvakeskus (Etk) hoitaa keskitetysti eläketurvaan liittyviä asioita.
Emeklilik Güvencesi Merkezi (Etk) merkezî olarak emeklilik güvencesi ile ilgili konularla ilgilenir.Pensionsskyddscentralen sköter centraliserat frågor som rör pensionsskyddet.
Emeklilik Güvencesi Merkezi (Etk) merkezî olarak emeklilik güvencesi ile ilgili konularla ilgilenir.Централизованно вопросами пенсионного обеспечения занимается Центр пенсионного обеспечения (Etk).
Emeklilik Güvencesi Merkezi (Etk) merkezî olarak emeklilik güvencesi ile ilgili konularla ilgilenir.مركز الأمان التقاعدي (Etk) يعتني بشكل مركز بالأمور المتعلقة بتأمين التقاعد.
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Apropo, dacă vă interesează, sunt de vânzare."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Ei, antes de se ir embora, se estiver interessado, elas estão à venda."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hallå, innan du går, om du är intresserad så är de till salu."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hé, au fait, avant que vous ne partiez, si ça vous tente, ils sont à vendre."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hei, omong-omong, sebelum Anda pergi, jika Anda tertarik, mereka sedang dijual."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hej, mimochodem, než odejdete, pokud máte zájem, jsou na prodej."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hej, tak przy okazji, zanim pójdziesz, jeśli jesteś zainteresowany, to one są na sprzedaż".
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hey, bevor Sie gehen, falls Sie interessiert sind, die Kinder stehen zum Verkauf."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hey, forresten, lige inden du går, hvis du er interesseret, så er de til salg."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Hey, prima di andare, se sei interessato, sono in vendita."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""저기, 그건 그렇고, 그냥 떠나기 전에 하는 말인데, 혹시 관심있나 해서, 쟤네 팔고 있거든."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Mielőtt elmész, ha érdekelnek, eladók a gyerekek."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar."Này, nhân đây, chỉ trước khi anh đi, nếu anh thích, anh có thể mua chúng."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Por cierto, antes de que se vayan, si les interesan están a la venta".
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Wacht even, ben je geÏnteresseerd: ze zijn te koop."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Ε, παρεμπιπτόντως, πριν φύγετε, αν σας ενδιαφέρει, τα πουλάμε".
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Агов, поки ви не пішли, якщо вам цікаво, то ці діти продаються".
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Хей, между другото, преди да си тръгнеш, ако си заинтересован, продават се."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""Эй, кстати, пока ты не ушёл, если тебе интересно, эти дети продаются".
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar.""היי, אגב, לפני שתלכו, אם אתם מעוניינים, הם למכירה."
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar."" على سبيل الذكر، قبل أن تغادر ، إن كنت معنيّاً ، إنّهم معروضون للبيع . "
"Ha, bu arada, ayrılmadan önce, eğer ilgilenirseniz, satılıklar."(笑)
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Beschwerden können per Post, Fax oder E-Mail eingereicht werden.
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Ce tip de plângeri poate rezolva?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Hvilke klager kan han behandle?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Jakými stížnostmi se může zabývat?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Katere pritožbe lahko preiskuje?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Kto môže podať sťažnosť a akým spôsobom?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Kuka voi kannella ja miten?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Milyen panaszokkal foglalkozik?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Quelles plaintes peut-il traiter?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Vilka klagomål kan han behandla?
Hangi şikayetlerle ilgilenir?Welke klachten kan hij behandelen? ?
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.Es geht überall darum, einen Bewusstseinszustand ausgeglichener Harmonie zu finden.
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.I w tym wszystkim chodzi o stan świdomości który jest stworzony po to, żebyśmy odnaleźli harmonię.
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.To všechno je spojeno se stavem vědomí, jehož záměrem je pomoci nám dosáhnout vyrovnanosti a harmonie.
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.И что речь идет о состоянии сознания, которое создано, чтобы помочь нам найти гармоничный баланс.
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.Та справа в стані свідомості, який створено для допомоги нам віднайти збалансовану гармонію.
Hepsi de, denge ve uyum bulabilmemiz için geliştirilmiş bilinç halleri ile ilgilenirler.וכל זה בגלל מצב תודעתי זה מעוצב לעזור לנו לחפש הרמוניה מאוזנת
Herkes diğer insanlar ile ilgilenir.Iedereen heeft interesse voor andere mensen.
Herkes diğer insanlar ile ilgilenir.Každého zaujímajú iní ľudia.
Herkes diğer insanlar ile ilgilenir.Más emberek.