-Seni ilgilendirmez, Winry.- Не твоё дело, Винри.
Seni ilgilendirmez.Δεν είναι δουλειά σου.
Seni ilgilendirmez.Δεν σε αφορά.
Seni ilgilendirmez!Δεν σε αφορά αυτό!
Seni ilgilendirmez.НЕ е твоя работа.
Seni ilgilendirmez.Не твое дело.
Seni ilgilendirmez!Это не твоё дело!
Seni ilgilendirmez.Это не твоё дело.
Seni ilgilendirmez.זה לא העניניים שלך
Seni ilgilendirmez.هذا ليس شأنك.
Seni ilgilendirmez.なに?
Şimdi bunu parçalarına ayırayım. Bu bizim halkayla ilgilendiğimizi gösterir. Görüyorsun bu bir halka.Así que, esto nos dice que es un anillo, esto nos indica que tratamos con cinco carbonos
Şimdi bunu parçalarına ayırayım. Bu bizim halkayla ilgilendiğimizi gösterir. Görüyorsun bu bir halka.Když si to rozdělíme, "cyklo-" nám říká, že je to v cyklu, v kruhu, vidíme, že to jde dokola.
Şimdi "Hey baksana! Bu kilogramlar ve Newtonlar beni ilgilendirmiyor.이제 당신은 미국에 살기에 kg이나 Newtons를
Şimdi "Hey baksana! Bu kilogramlar ve Newtonlar beni ilgilendirmiyor.אולי תגידו, רגע! כל היחידות האלה של קילוגרמים וניוטונים
Şimdi "Hey baksana! Bu kilogramlar ve Newtonlar beni ilgilendirmiyor.قد تقول لي , أنا لا أتعامل بالكيلوغرام والنيوتن
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Eu uso o eufemismo conforto digestivo. Ou melhor, é com um desconforto digestivo, que o intestino se preocupa.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Io uso l'eufemismo di 'conforto digestivo'. Ma in realtà è un disagio digestivo che interessa l'intestino.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Jag använder beskrivningen "matsmältningsro". Egentligen är det matsmältningsoro som magen har hand om.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Ja používam eufemizmus "tráviaci komfort", odborne je to "tráviaci diskomfort", na čo črevá reagujú.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.J'utilise l'euphémisme confort digestif. En fait, c'est un confort digestif, qui intéresse l'intestin.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.저는 완곡어인 소화를 사용하겠습니다. 실제로 소화는 장이 관여하는 관여하는 부분입니다.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Nazywam to eufemistycznie: komfort trawienia. Choć jest to bardziej dyskomfort jeśli chodzi o jelita.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Επιτρέψτε μου τη φράση, πεπτική άνεση ή καλύτερα -- πεπτική δυσανεξία. Αυτή τα απασχόλησε κυρίως.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Я використовую евфемізм "комфорт травлення". Насправді кишечник пов'язаний з травним дискомфортом.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.Я использую термин "пищеварительный комфорт". На самом деле кишечник реагирует на пищеварительный дискомфорт.
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.הוא סומך יותר על הרגשות. אני משתמש בלשון נקיה של נוחות עיכולית. למעשה, זוהי אי-נוחות עיכולית,
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.انا استخدم التعبير المجازي " مريح للهضم " ولكن في الحقيقة ان " صعب الهضم " هو الامر الذي تهتم فيه المعدة
Sindirim konforu benzetmesini kullandım ama aslında barsağın esas ilgilendiği şey sindirim konforsuzluğudur.腸が実際に関わっているのは 不快適消化の方です 腹痛や満腹感などによって
Siyah Tepeler'i geri verin. Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Det är inte upp till er vad de gör med dem.
Siyah Tepeler'i geri verin. Onlarla ne yapacakları sizi ilgilendirmez.Geef de Black Hills terug, en het gaat jullie niet aan wat ze ermee doen.
Sizi ilgilendiren her hangi bir iş bulunamadı mı?Вы не нашли работу по душе?
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."E ceva ce mă interesează", spui tu.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Eu tenho um interesse" — dizem vocês.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Ho un interesse", voi dite.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Ich habe Interesse", sagen Sie.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Ik heb een interesse," zeg je.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Jeg har en interesse," siger du.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."저는 흥미가 있어요."라고 하시겠죠.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz.Mam zainteresowanie.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Mám záujem," poviete vy.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Saya memiliki minat" jawab Anda.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz.Sinä sanot: "Minulla on kiinnostus."
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Tengo interés", respondes.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Tôi có một sở thích", bạn nói
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Van egy érdeklődésem," mondod.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz.Vous dites : "J'ai un intérêt."
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Zajímá mě to," říkáte.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Έχω ένα ενδιαφέρον," λες εσύ.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."Имам интерес", отговаряш.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."У мене є захоплення", - кажете ви.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."У меня есть интерес", — говорите вы.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz."יש לי תחום עניין," אתם אומרים.
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz.أنتم تقولون لدينا اهتمام
Sizse "İlgilendiğim bir şey var" diyorsunuz.興味というのは何と比べて?
Sonra Nelson Mandela sahneye çıktı ve tümümüzü ilgilendiren mücadelenin ne olduğunu özetledi.Aztán Nelson Mandela lépett a színpadra, és összefoglalta a mindannyiunk előtt álló kihívásokat.
Sonra Nelson Mandela sahneye çıktı ve tümümüzü ilgilendiren mücadelenin ne olduğunu özetledi.Dann ist Nelson Mandela runter zur Bühne gegangen und hat die Herausforderung für uns alle zusammengefasst.
Sonra Nelson Mandela sahneye çıktı ve tümümüzü ilgilendiren mücadelenin ne olduğunu özetledi.Entonces Nelson Mandela acudió al escenario y resumió el reto que tenemos todos.
Sonra Nelson Mandela sahneye çıktı ve tümümüzü ilgilendiren mücadelenin ne olduğunu özetledi.넬슨 만델라는 무대로 내려갔습니다. 그리고는 우리 모두의 도전을 요약해주었습니다.
Sonra Nelson Mandela sahneye çıktı ve tümümüzü ilgilendiren mücadelenin ne olduğunu özetledi.Nelson Mandela a urcat pe scenă și a rezumat care este provocarea pentru noi toți.