CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?A kterých problémů se nejvíce obáváte, o které se nejvíce zajímáte, kam chcete nasměrovat svoje prostředky?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?A które z tych problemów najbardziej Cię niepokoją? Na rzecz których skierowałbyś swoje środki?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?CA: 당신이 가장 걱정되어 당신의 돈으로 해결하려는 세계 문제들은 무엇이 있나요?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?CA: ではあなたが最も気にかけていて 最も力を注ぎたい問題とはなんですか? RB: 問題はいっぱいあるよ
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Milyen problémák foglalkoztatnak mostanában, amikre szívesen fordítanál erőforrásokat?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Og hvad optager dig mest - hvad bekymrer dig, hvad vil du bruge dine ressourcer på?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Vilka är de problem i världen som du bryr dig mest om och vill lägga dina pengar på?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Welches sind die Probleme, mit denen Sie sich am meisten beschäftigen, für die Sie Ihre Resourcen verwenden?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?И каковы же проблемы, которые Вас больше всего волнуют и на которые Вы готовы направить ресурсы?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?Кои проблеми те тревожат най-много, за какво си загрижен, към какво искаш да насочиш своите ресурси?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?כ.א.: ומהם הנושאים שאתה מודאג מהם בעיקר, דואג להם בעיקר, רוצה להסב את המשאבים שלך לכוונם?
CA:Ve en çok endişe ettiğin olay nedir?En çok ilgilendiğin, kaynaklarını oraya yönlendirmek istediğin?ك أ: و ما هى المشكلات التى تقلقك أكثر من غيرها و تهتم بها أكثر . و تريد أن توجه إمكانياتك إليها؟
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›estava nu, e me vestistes; adoeci, e me visitastes; estava na prisão e fostes ver-me.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›estuve desnudo, y me vestisteis; enfermo, y me visitasteis; estuve en la cárcel, y vinisteis a mí.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›jeg var naken, og I klædde mig; jeg var syk, og I så til mig; jeg var i fengsel, og I kom til mig.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›jeg var nøgen, og I klædte mig; jeg var syg, og I besøgte mig; jeg var i Fængsel, og I kom til mig.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›벗었을 때에 옷을 입혔고 병들었을 때에 돌아보았고 옥에 갇혔을 때에 와서 보았느니라
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›Mezítelen voltam, és megruháztatok; beteg voltam, és meglátogattatok; fogoly voltam, és eljöttetek hozzám.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nag, in oblekli ste me; bolan, in obiskali ste me; v ječi sem bil, in prišli ste k meni.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nahý, a odiali ste ma; nemocný som bol, a navštívili ste ma; v žalári som bol, a prišli ste za mnou.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›naken, och I klädden mig; jag var sjuk, och I besökten mig; jag var i fängelse, och I kommen till mig.'
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›nudo e mi avete vestito, malato e mi avete visitato, carcerato e siete venuti a trovarmi
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ta trần truồng, các ngươi mặc cho ta; ta đau, các ngươi thăm ta; ta bị tù, các ngươi viếng ta.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ta trần_truồng , các ngươi mặc cho ta ; ta đau , các ngươi thăm ta ; ta bị tù , các ngươi viếng ta .
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›γυμνος, και με ενεδυσατε, ησθενησα, και με επεσκεφθητε, εν φυλακη ημην, και ηλθετε προς εμε.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›был наг, и вы одели Меня; был болен, и вы посетили Меня; в темнице был, и вы пришли ко Мне.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›гол бях и Ме облякохте; болен бях и Ме посетихте; в тъмница бях и Ме споходихте.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›нагий, і з'одягли мене; недугував, і одвідали мене; був у темниці, і прийшли до мене.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›ערום ותכסוני חולה ותבקרוני במשמר הייתי ותבאו אלי׃
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›عريانا فكسيتموني. مريضا فزرتموني. محبوسا فأتيتم اليّ.
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›我 赤 身 露 體 、 你 們 給 我 穿 . 我 病 了 、 你 們 看 顧 我 . 我 在 監 裡 、 你 們 來 看 我
Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.›我 赤身 露體 、 你 們給 我 穿 . 我 病了 、 你 們看顧 我 . 我 在 監裡 、 你 們來 看 我
Çocukken, Yerli Hawaililer tarafından büyütüldüm -- üç yaşlı kadın ailem çalışırken benimle ilgilendiler.Коли я була дитиною за мною наглядали корінні гаїтянки- три літні жінки поки мої батьки працювали
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Aj keď je to veľmi dlhý zoznam, nie je na ňom jediná vec, ktorá by súvisela s ľuďmi.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Anche se è una lista molto lunga, non c'è neppure una cosa che implichi altri esseri umani.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Apesar de a lista ser bastante longa, não há um único requisito que envolva outros seres humanos.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Även om det är en väldigt lång lista, så finns det inte en enda syssla som involverar andra människor.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Bár ez egy igen hosszú lista, mégis egyetlen dolog sincs, ami más emberi lényekkel foglalkozna.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Choć jest to bardzo długa lista, nie ma na niej nic dotyczącego innych ludzi.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.이 목록에 항목이 아주 많음에도 불구하고, 사회적 차원에서 타인에 대한 고려가 베어있는 항목이 하나도 없다는 사실입니다.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Même si la liste est très longue, il n'y a pas une seule tâche qui implique d'autres êtres humains.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Obwohl es eine sehr lange Liste ist, involviert kein einziger Punkt andere Menschen.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Přesto, že to je velice dlouhý seznam, není na něm ani jediná věc, která by zahrnovala jiné lidské bytosti.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Selv om dette er en meget lang liste, er der ikke en eneste ting på den, der involverer andre mennesker.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Walaupun ini adalah daftar yang sangat panjang, tak ada satu tugas pun di dalamnya yang melibatkan orang lain.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Παρόλο που είναι μια πολύ μεγάλη λίστα, δεν υπάρχει ούτε ένα αντικείμενο που να αφορά άλλον άνθρωπο.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.Въпреки че това е много дълъг списък, там няма нищо, което да включва други човешки същества.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.אפילו שזו רשימה ארוכה מאד, אין בה שום דבר שקשור בבני-אדם אחרים.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.أنه على الرغم من كونها قائمة طويلة جدًا، فهي لا تحتوي على شيءٍ واحدٍ على الأقل يتعلق بالأشخاص الآخرين.
Çok uzun bir liste olsa da, bu listenin içinde diğer insanları ilgilendiren hiçbir madde yok.他者と関わる仕事が1つもないということです 1つもです
Çünkü beni ilgilendiriyor. - Neden?- Porque me interesa. - ¿Por qué?
Çünkü beni ilgilendiriyor.- Потому что меня это интересует.
Çünkü çocuklar Internet'te gezinmeyi ve ilgilendikleri şeyi bulmayı çok hızlı öğreniyorlar.Da Kinder sehr schnell lernen das Internet zu benutzen und Dinge zu finden die sie interessieren.
Çünkü çocuklar Internet'te gezinmeyi ve ilgilendikleri şeyi bulmayı çok hızlı öğreniyorlar.Parce que les enfants apprennent rapidement à naviguer sur le web et trouver des choses qui les intéressent.
Çünkü çocuklar Internet'te gezinmeyi ve ilgilendikleri şeyi bulmayı çok hızlı öğreniyorlar.興味を抱けば、それが教育なのだ。
Çünkü eğer asıl ilgilendiğimiz konu terörizm ise,Bo jeśli interesuje nas tylko terroryzm,
Çünkü eğer asıl ilgilendiğimiz konu terörizm ise,Karena jika yang penting bagi kita adalah terorisme,
Çünkü eğer asıl ilgilendiğimiz konu terörizm ise,왜냐하면 우리가 테러리즘에 관심이 있다면
Çünkü eğer asıl ilgilendiğimiz konu terörizm ise,Mert ha a terrorizmus érdekel minket,
Çünkü eğer asıl ilgilendiğimiz konu terörizm ise, Pakistan Afganistan'dan çok daha önemli.Bởi vì nếu điều chúng ta quan tâm là khủng bố, thì Pakistan đáng lo ngại hơn Afghanistan.