Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Ci interessa l'informazione che veicolano.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Det vi er interesserede i er information.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.En lo que estamos interesados es en la información.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Estamos interessados na informação.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Interesuje nas informacja.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.우리가 관심이 있는 것은 정보입니다.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Ne tak informace.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.We willen dingen weten.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Wir sind an Informationen interessiert.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Αυτό που μας ενδιαφέρει είναι η πληροφορία.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Интерес представляет информация.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.Това от което се интересуваме е информация.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.מה שאנחנו מעוניינים בו הוא מידע.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.ما يهمنا هو المعلومات.
Bizim ilgilendiğimiz şey bilgiydi.私たちは物事について知りたいと思います
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.아치는 그의 환자들을 가능한 한 평등하게 2 그룹으로 나누고
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Allora Archie divide gli uomini che ha in cura nel miglior modo possibile in due gruppi identici.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Also teilte Archie die Männer in zwei möglichst gleich große Gruppen auf.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie dividió a las personas bajo su cuidado, como pudo, en dos grupos iguales.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie rozdělil muže ve své péči jak nejlépe mohl do dvou stejných skupin.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie rozdeľuje mužov v jeho starostlivosti ako najlepšie vie do dvoch rovnakých skupín.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie sépare alors les hommes sous ses soins aussi bien qu'il le peut en deux groupes égaux.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie splitst de mannen onder zijn hoede zo goed als hij kan op in twee gelijke groepen.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Archie tehát a keze alatt lévő embereket legjobb tudása szerint két csoportra osztja.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Asa ca Archie împarte pacienții săi cât poate el de bine în două grupuri egale.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Chính vì thế, Archie cố hết sức để chia những bệnh nhân thành 2 nhóm bằng nhau.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Então Archie divide os seus homens o melhor que pode em dois grupos iguais.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Lalu Archie membagi pasiennya sebisa mungkin menjadi dua kelompok.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Så Archie delar männen under sin vård så gott han kan i två lika stora grupper.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Więc Archie rozdziela ludzi pod swoją opieką najlepiej jak umie na dwie równe grupy.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Έτσι ο Archie χωρίζει τους άντρες που φρόντιζε όσο πιο καλά μπορούσε σε δύο ίσες ομάδες.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Арчи разделил своих пациентов на две равные группы.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Та Арчи разделя хората, за които се грижел на две еднакви групи, доколкото това било възможно.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.Таким чином Арчі розділяє людей під його опікою як уміє на дві рівні групи.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.אז ארצ'י מחלק את הגברים שבטיפולו, כמיטב יכולתו לשתי קבוצות שוות.
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.فما قام به آرشي .. انه قام بفصل الرجال الذين يرعاهم الى نصفين متساووين
Böylece Archie ilgilendiği adamları elinden geldiğinde eşit iki gruba ayırır.二つのグループに分けました 一方にはビタミンCを与え
Böylece İtalya’da önceliklekamuyu ilgilendiren bir mali sektörde etkin rekabet koşulları yeniden oluşmuşoldu.Tako je bila v Italiji znovavzpostavljena konkurenca v finančnem sektorju, ki zadeva predvsem državljane.
Böylece İtalya’da önceliklekamuyu ilgilendiren bir mali sektörde etkin rekabet koşulları yeniden oluşmuşoldu.Tým sa v Taliansku obnovila účinnáhospodárska súťaž vsektore, ktorý sa týka predovšetkým verejnosti.
Böylece İtalya’da önceliklekamuyu ilgilendiren bir mali sektörde etkin rekabet koşulları yeniden oluşmuşoldu.Účinná soutěž byla tímto v Itálii obnovena ve finančnímodvětví, které zajímá veřejnost v první řadě.
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunAcum sunt implicate trei ţări, iar politica acestui guvern nu o stabiliţi voi Ne-am înţeles ?
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunEsto ahora involucra a tres países, y usted no determina las políticas de este gobierno por usted mismo.
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunQuesta faccenda ora coinvolge tre stati... e non e' lei a decidere la linea d'azione per questo governo.
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunTohle uľ se týká tří států, a Vy nerozhodujete o politice téhle vlády. Je to jasné?
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunW sprawie biorą udział trzy państwa, a pan nie decyduje o polityce zagranicznej rządu. Mamy jasność?
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunТеперь это касается трёх стран, и вы не можете самостоятельно решать вопросы международной политики. Ясно?
Bu artık üç ülkeyi ilgilendiriyor ve bu hükümetin kararlarını tek başına vermiyorsunだか僕ら政府に君自身の方針を押し付けるな。 わかったか? わかった。
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Det är verkligen inget för soldater.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Det er virkelig ikke noget for soldater.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Este tema sí que no es de interés para los soldados.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Questo non è un argomento di interesse per i soldati.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Realmente, é um assunto que não interessa a soldados.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Se ei kiinnosta sotilaita.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.To istotnie nie jest sposób myślenia żołnierza.
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Όντως, είναι θέμα που δεν ενδιαφέρει στρατιώτες!
Bu askerleri hiç ilgilendirmeyen bir konu.Это солдатам и правда не интересно.
Bu beni hiç ilgilendirmez.Dat zijn mijn zaken niet.
Bu beni hiç ilgilendirmez.Det angår ikke mig.
Bu beni hiç ilgilendirmez.Det angår inte mig.
Bu beni hiç ilgilendirmez.Ez nem az én dolgom.