Ayrı duruyorum, çünkü kendimi kendimi ayırmayı becerdim. Sonuç beni hiç ilgilendirmiyor.Sono in disparte qui perché mi metto fuori dal mix non ho un interesse nel risultato.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Dziękuję panu za opiekę przez ten cały czas.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Herra vanginvartija, kiitos, että huolehditte minusta.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Signor guardiano, grazie per esserti preso cura di me tutto questo tempo.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Sr. Carcelero, gracias por ocuparse de mí todo este tiempo.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Sr. Carcereiro, obrigado por ter cuidado de mim este tempo todo.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Tack för att ni tog hand om mig så här länge, herr fångvaktare.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Tak fordi du tog dig af mig så længe, hr. fangevogter.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Κ. δεσμοφύλακα, σας ευχαριστώ που με φροντίζατε τόσο καιρό.
Bay Gardiyan, bu uzun sürede benimle ilgilendiğiniz için sağ olun.Спасибо, что заботились обо мне всё это время, господин тюремщик.
Belediyeler özerktir, yani kendilerini ilgilendiren konular hakkında kendileri karar verirler.Kommunerna har självstyre, vilket betyder att de själva kan besluta om ärenden i kommunen.
Belediyeler özerktir, yani kendilerini ilgilendiren konular hakkında kendileri karar verirler.Kunnilla on itsehallinto, eli ne voivat itse päättää omista asioistaan.
Belediyeler özerktir, yani kendilerini ilgilendiren konular hakkında kendileri karar verirler.Los municipios gozan de autonomía, es decir, pueden decidir sobre sus propios asuntos.
Belediyeler özerktir, yani kendilerini ilgilendiren konular hakkında kendileri karar verirler.Коммуны обладают самоуправлением, то есть коммуны самостоятельно принимают решения по собственным вопросам.
Belediyeler özerktir, yani kendilerini ilgilendiren konular hakkında kendileri karar verirler.البلديات لديها حكماً ذاتياً، أي أنه بإمكانها بنفسها إصدار القرار في الأمور المتعلقة بها.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Af en toe interesseren ze me.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.A volte mi interessano.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.De interesserer mig til tider.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.De intresserar mig ibland.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Đôi khi chúng khiến tôi chú ý.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Elles m'intéressent occasionellement.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.En ocasiones me interesan.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Időnként érdekesnek találom.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.가끔은 제 관심을 끕니다.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Mă interesează ocazional.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Manchmal finde ich sie interessant.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Niektóre omamy mnie zaciekawiają.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Občas ma zaujímajú.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Ocasionalmente interessam-me.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Toisinaan ne kiinnostavat minua.
Beni bazen ilgilendiriyorlar. Ve defterlerimde birçok resmi var.Občas mne zajímají a pak mám mnoho jejich obrázků ve svých sešitech.
Beni bazen ilgilendiriyorlar. Ve defterlerimde birçok resmi var.Врешті, вони цікавлять мене, і у мене багато зображень їх у зошиті.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Περιστασιακά προκαλούν το ενδιαφέρον μου.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Изредка я интересуюсь ими.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.Понякога са ми интересни.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.לפעמים הן מעניינות אותי.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.و احيانا يثيرون إهتمامي.
Beni bazen ilgilendiriyorlar.ノートにたくさん絵を描いています
Beni hiç ilgilendirmez.Das ist nicht mein Problem.
Beni hiç ilgilendirmez.Ik ga niet vreemd.
Beni hiç ilgilendirmez.Jag kan inte jobba över. -Johan, jag har en liten...
Beni hiç ilgilendirmez. Johan, bunları götürmem lazım... -Gidiyorum ben.Johan, mam tu trochę...
Beni hiç ilgilendirmez. - Mark'ın ortağıyla aramda bir şey yok.J'ai pas de liaison avec I'associé de Mark.
Beni hiç ilgilendirmez. - Mark'ın ortağıyla aramda bir şey yok.Não tenho nenhuma aventura com o sócio do Mark.
Beni hiç ilgilendirmez. - Mark'ın ortağıyla aramda bir şey yok.Nu am o aventură cu partenerul lui Mark.
Beni hiç ilgilendirmez. - Mark'ın ortağıyla aramda bir şey yok.أنا لا اقيم علاقة مع شريك مارك
Beni hiç ilgilendirmez.Nekem nincs viszonyom Mark partnerével.
Beni hiç ilgilendirmez.Nemůžu pracovat přesčas.
Beni hiç ilgilendirmez.No es mi problema.
Beni hiç ilgilendirmez.No estoy teniendo un romance con el compañero de Mark.
Beni hiç ilgilendirmez.Non č un mio problema.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Aceste bloguri ma intereseaza: oamenii care spun doar povesti.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Ce sont les blogs qui m'intéressent : les gens qui racontent des histoires.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Das sind die Blogs, die mich interessieren: Menschen, die einfach Geschichten erzählen.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Đây là những blog làm tôi quan tâm: những người chỉ đơn giản kể chuyện.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Deze blogs interesseren mij: mensen die gewoon verhalen vertellen.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Estos son los blogs que me interesan: La gente que sólo cuenta historias.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.전 이런 블로그가 더 흥미있어요. 평범한 이야기를 다루는 사람들의 블로그죠
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Sono questi i blog che mi interessano, quelli dove la gente racconta storie.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.To są blogi które mnie interesują: ludzie opowiadający o sobie.