Ne olduğu ile ilgili anım yok.I have no memory of what happened.
Onunla ilgili sorunum yok.I have no problem with that.
Onunla ilgili kanıtım yok.I have no proof of that.
Bununla ilgili biran deneyimim var.I have some experience with this.
Tom'a soracak birkaç ilginç sorum var.I have some interesting questions to ask Tom.
Seni ilgilendirebilecek bir şeyim var.I have something that might interest you.
Başka bir yerde ilgilenmem gereken şeyler var.I have things to attend to elsewhere.
Tom'la ilgilenmeliyim.I have to deal with Tom.
Bir anlaşma yapmakla ilgilendiğini duyuyorum.I hear you're interested in making a deal.
Göründüğünden daha ilgili olduğunu umuyorum.I hope you're more interested than you seem.
Senin kim olduğunla ilgilenmiyorum.I don't care who you are.
Ben onunla ilgili rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable with that.
Onun nasıl ilgili olduğunu anlamıyorum.I don't see how that's relevant.
Benim bununla ilgim yok.I've got nothing to do with this.
Ben sadece seninle ilgili böyle hissetmiyorum.I just don't feel that way about you.
Az önce Tom hakkında ilginç bir hikaye duydum.I just heard an interesting story about Tom.
Ben sadece seninle ilgilenmek istedim.I just wanted to take care of you.
Suda boğulmayla ilgili bu rüyayı görüp duruyorum.I keep having this dream about drowning.
Bununla ilgili neler hissettiğini biliyorum.I know how you feel about this.
Beni ilgilendirmediğini biliyorum.I know it's none of my business.
Ne ile ilgilendiğimi biliyorum.I know what I'm dealing with.
Kimle ilgilendiğimizi biliyorum.I know who we're dealing with.
Tom'a oldukça ilgi duyduğunu biliyorum.I know you're pretty interested in Tom.
Seninle bir konu ile ilgili konuşmam lâzım.I need to speak with you about something.
Olacaklarla ilgili Tom'la konuşmam lâzım.I need to talk to Tom about what's going to happen.
Olacaklarla ilgili Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about what's going to happen.
Seninle bununla ilgili konuşmam lâzım.I need to talk to you about that.
Bundan sonra nasıl devam edilmesi gerektiği ile ilgili tavsiyene ihtiyacım var.I need your advice on how to proceed.
Daha sonra ne yapmam gerektiği ile ilgili tavsiyene ihtiyacım var.I need your advice on what I should do next.
Japon sanatı ile ilgilendiğini hiç farketmemiştim.I never realized you were interested in Japanese art.
Gerçekten ilgileniyorum.I really am interested.
Gerçekten seninle Tom ile ilgili konuşmam gerekiyor.I really need to talk to you about Tom.
Sanırım Tom ilgilenecek.I reckon Tom will be interested.
Bence Tom ilgilenecek.I reckon Tom will be interested.
Tom'un ilgileneceğini düşünüyorum.I think Tom will be interested.
Sözcüklerle ilgili bir yardım istersen beni haberdar et.If you want some help with vocabulary, let me know!
Dünyada çok ilginç insanlar var.There are many interesting people in the world.
Tom'un resme büyük bir ilgisi vardı.Tom had a great interest in painting.
Tüm suçlamalarla ilgili temizlendin.You've been cleared of all charges.
Onunla ilgili sorun olmadığını anlıyorum.I see no problem with that.
Onunla ilgili yanlış bir şey olmadığını anlıyorum.I see nothing wrong with that.
İşle ilgili yatmadım.I stayed up working.
Bahçeyle ben ilgilenirim.I take care of the garden.
Sanırım o ilginç.I think it's interesting.
Sanırım Tom'un tıbbi ilgiye ihtiyacı var.I think Tom needs medical attention.
Sanırım Tom'un ilgisini çektik.I think we got Tom's attention.
Sanırım almayı ilgileneceğin bir şeyimiz olabilir.I think we may have something that you'd be interested in buying.
Tom ve Mary yüzlerindeki ilgili ifadelerle birbirine baktı.Tom and Mary looked at each other with concerned expressions on their faces.
Fransızca çok ilginç bir dildir.French is a very interesting language.
Politika insanları onları ilgilendiren şeylere karışmalarını önleme sanatıdır.Politics is the art of preventing people from getting involved in what concerns them.
Arkadaşlarımın yardımıyla bir sürü yeni ve ilginç şeyler öğrenirim.With the help of my friends I learn a whole bunch of new and interesting things.
Onun benimle ilgilenip ilgilenmediğini bilmiyorum.I don't know if he is interested in me.
Onunla ilgilenmiyorum. O sadece bir arkadaş.I'm not interested in him. He's just a friend.
Popülerliğin onunla hiç ilgisi yok.Popularity has nothing to do with it.
Şarkıların çoğunluğu ilginç olmadı.The majority of the songs became uninteresting.
Bununla ilgili yanlış bir şey görmüyorum.I see nothing wrong with this.
Neden Marika Japon kültürü ile bu kadar ilgileniyordu?Why was Marika so interested in Japanese culture?
Onun hakkında ilgi çekici ne bulabilirsin?What do you find attractive about her?
Antik sanatla çok ilgilendim.I've become very interested in ancient art.
Konuşulan Fransızcayla yazılan Fransızcadan daha çok ilgileniyorum.I'm more interested in spoken French than in written French.