"Bu kişiye haber iletmek için...""Чтобы отправить сообщение по пейджеру этому лицу..."
"Bu kişiye haber iletmek için...""לשלוח ביפר לאיש זה..."
"Bu kişiye haber iletmek için...""لاشعار هذا الشخص..."
"Bu kişiye haber iletmek için..."「呼び出す」って何? 1975年っていうのは?
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Aku dihantar oleh menteri pertahanan ... ...atas perintah terus dari Presiden Amerika Syarikat.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Am fost trimis aici de Secretarul Apărării la ordinul direct al preşedintelui Statelor Unite.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Bộ trưởng bộ Quốc phòng cử tôi đến... ...thừa lệnh của Tổng Thống Hoa Kỳ.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Ik kom in opdracht van Defensie, en van de president.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jag har skickats av försvarsministern på direkt order från presidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Jeg er sendt af forsvarsministeren på præsidentens direkte ordre.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Pošilja me obrambni minister po predsednikovem ukazu.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Przysłał mnie Sekretarz Obrony... ...na osobisty rozkaz prezydenta Stanów Zjednoczonych.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Puolustusministeri lähetti minut tänne USA:n presidentin käskystä.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Sono stato inviato dal Ministro della Difesa a nome del Presidente.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Unser Verteidigungsminister hat mich hergeschickt, auf direkten Befehl des Präsidenten.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Μ'έστειλε εδώ ο υπουργός άμυνας με διαταγή του Προέδρου.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.Изпраща ме секретарят на отбраната по нареждане на президента.
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.?מר סטמפר
Buraya, Birleşik Devletler Başkanı'nın emirlerini iletmek üzere... ...Savunma Bakanı tarafından gönderildim.بأمر مباشر من رئيس الولايات المتحدة
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.그리고 신호를 받고 전송한다는 것이 무엇을 의미하는지
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.Powiem jeszcze, co to oznacza i przekazać impuls, w tym filmiku
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.Så det är här den tar emot signalen.
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.Včasih deli celic izvajajo tudi druge funkcije, vendar tukaj nevron običajno sprejme signal.
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.Те се намират най-често - *знайте, че в биологията няма абсолютни правила и*
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.ועוד נדבר מה פרוש לקבל ולהעביר
Bu vidyo ve bundan sonra gelen birkaç vidyoda sinyal alıp iletmekle ilgili daha çok konuşacağız.و سنتحدث اكثر عن معنى تلقي الاشارات و
Duruşundan, kendisiyle gurur duyduğu belli oluyor. Ve Vulcan'a çok önemli bir mesaj iletmek için gelmiş.Je zaujat hlavně sám sebou, protože potřebuje Vulkánovi sdělit svou skandální novinku.
Duruşundan, kendisiyle gurur duyduğu belli oluyor. Ve Vulcan'a çok önemli bir mesaj iletmek için gelmiş.Realmente parece muy arrogante, cuando le comunica el potente mensaje a Vulcano.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Indonésia convocou o embaixador para ouvir sua reprovação à declaração de @realDonaldTrump sobre Jerusalém.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Indonesia ha llamado al embajador para escuchar su condena a la declaración de Donald Trump sobre Jerusalén.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.L'Indonésie a convoqué l'ambassadeur pour entendre sa condamnation de la déclaration de Trump sur Jérusalem.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Индонезия вызвала посла для того, чтобы высказать своё осуждение заявлению @realDonaldTrump об Иерусалиме.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Ale experimentem to nekončí, protože ještě musíte předat svoje poznatky ostatním lidem.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Dar experimentul nu este finalul, pentru că descoperirea trebuie transmisă altor oameni.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Jednak eksperyment nie kończy się na tym, trzeba jeszcze przekazać wiedzę innym.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.하지만 실험 자체가 전부는 아니에요. 왜냐하면 다른 사람들에게도 이 사실을 전달할 수 있어야만 하니까요.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Maar het experiment is niet het einde van het verhaal, want je moet de kennis nog overbrengen naar anderen.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Ma l'esperimento non è tutto, perché c'è ancora da trasmettere quanto appreso ad altre persone.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Pero la historia no termina con el experimento, porque aún queda transmitir ese conocimiento a otras personas.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Но експериментът не е края на историята, тъй като все още имате да предадете тези знания на други хора.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Но на эксперименте всё не заканчивается, ведь надо ещё передать это знание другим.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.אך הניסוי איננו סוף הסיפור, כי עדיין צריך להעביר את הידע הזה לאחרים.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.لكن التجربة ليست نهايه القصه، لان يبقى عليك ان تنقل تلك المعرفة الى اناس اخرين.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.でも実験で終わるのではなく 得た知識を広める必要があります 私は分子生物学の 博士号を持っていますが
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Bạn phải chuyển tải được nội dung chính -- giờ chúng ta quay lại với ẩn dụ vật chứa.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Debe transportar un contenido concreto -- aquí volvemos a la metáfora del envase.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Dovete trasmettere il vero contenuto - e qui ritorniamo alla metafora del contenitore.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Je moet de eigenlijke inhoud overbrengen -- daar zijn we weer bij de metafoor van de verpakking.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.실제적인 의미를 전달해야만 하는데-- 여기서 다시 우리가 그릇의 은유법으로 돌아옵니다.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Man muss den tatsächlichen Inhalt übermitteln -- hier landen wir wieder bei der Behälter-Metapher.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.On doit transmettre le véritable contenu -- nous revenons ici à la métaphore du récipient.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Pozwala przekazać właściwą treść, tu wracamy do metafory pojemnika.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Trebuie sa transmitem continutul in sine -- aici revenim la metafora recipientului.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Необходимо передать смысл сказанного -- здесь вернёмся к метафоре о контейнере.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Передати актуальний зміст - тут ми повертаємось до метафори з контейнером.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Трябва да предадете реалното съдържание -- ето тук се връщаме към затворената метафора.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.עליה לבטא את התוכן הממשי - כאן חוזרים למטאפורת המיכל.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.عليك أن تنقل المحتوى الفعلي... وهنا نرجع مرة أُخرى لحاوي الإستعارة.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.格納メタファーの話ですね 話し手が賄賂や命令やお願いや誘惑などなどを
Haber iletmek?¿Beeper?