Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
Kablolar elektrik iletmek için kullanılır.Wires are used to convey electricity.
Sempatimi iletmek istiyorum.I want to convey my sympathy.
Öneriniz iletmekten memnun olacağım.I'll be glad to pass along your suggestion.
Sinyal lambaları mors alfabesini iletmek için kullanılır.Signal lamps are used to transmit Morse code.
Kediler birçok bilgiyi iletmek için vücut posisyonlarını ve hareketlerini kullanırlar.Cats use postures and movement to communicate a wide range of information.
Motor gücünü 5 ileri oranlı manuel "Tip 901" şanzıman ile iletmekteydi.It was mated to a five-speed manual "Type 901" transmission.
Kullanıcıya sistemin anlamını iletmek için iş analisti tarafından kullanılır.It is used by business analysts to communicate their understanding of the system to the users.
Sanatın sadece ruhani mesajı iletmek için varolduğunu iddia etti.It is still contested whether he intended to convey any moral message.
"Bu kişiye haber iletmek için...""To page this person ... "
Haber iletmek?Page?
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Please have the goodness to say that and to convey my respects to the Chief."
Ve Vulcan'a çok önemli bir mesaj iletmek için gelmiş.As he has this very powerful message to Vulcan.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.You have to convey the actual content -- here we get back to the container metaphor.
Sen... sen bu mesajı iletmek zorundasın.You must... you must deliver this message.
Yaratıcı bir şekilde, bu başarıyı iletmekte başarısız olduk.Creatively, we've failed to communicate this success so far.
Tüm kalbimle teşekkürlerimi iletmek istiyorum.So thank you from the bottom of my heart.
Ve teleskopla ilgili size son iletmek istediğim bir mühendislik eseri olan aynasıdır.And one piece of engineering that I want to leave you with as regards this telescope is the mirror.
İletmek için teknolojimiz yoktu.We didn't have the technology to transmit.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Hours and hours a week of loud music delivered deep into your ears will kill your hearing.
Bu da benim onlara iletmek istediğim mesajdı.And that's the message I try to convey to them.
Yoav savaşla ilgili ayrıntılı haberleri Davuta iletmek üzere bir ulak gönderdi.Then Joab sent and told David all the things concerning the war;
Allah'ın saptırdığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz?Do you wish to guide him to the path whom God has allowed to go astray?
Doğru yola iletmek bize aittir.It is indeed for Us to show the way,
Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca (mesajı) açık bir biçimde iletmektir.If they still turn away, your duty is to warn them in clear terms.
Haddi aşan bir toplumsunuz diye mesajı size iletmekten vaz mı geçelim?Should We have withdrawn the Reminder from you as you are a people who exceed the bounds?
(Ey Muhammed) Onları yola iletmek sana düşmez, dilediğini doğru yola ileten Allah'tır.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
(Ya Muhammed!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
Onları doğruya iletmek sana düşmez. Ancak ALLAH dilediğini doğruya iletir.Not upon you (Muhammad SAW) is their guidance, but Allah guides whom He wills.
O gerçeğe ve dosdoğru yola iletmektedir."It guides to the truth, and to a straight path.
Onları doğruya iletmek sana düşmez.It is not for you (Prophet Muhammad to cause) their guidance.
Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lakin Allah dilediğini doğru yola iletir.Not upon you, [O Muhammad], is [responsibility for] their guidance, but Allah guides whom He wills.
Bu haberde eklentiler var. Bunları da iletmek istiyor musunuz?This article contains attachments. Do you want them to be forwarded as well?
Günümüzde hala forumlarda oyunun durumunu daha etkili bir şekilde iletmek için kullanılmaktadır.Nowadays, they are still used to communicate the boards situation more effectively in online forums.
Mümkün olduğunda, bilgileri deniz yoluyla iletmek için şalopa ve filika kullanıldı.When possible, sloops and cutters were used to relay information by sea.
Rosina Figaro'ya Lindoro-Kont'a iletmek üzere bir not-mesaj verir.Rosina gibt Figaro einen Brief an Lindoro mit.
Bu iki modelde TLS ve SSL, bölütleri şifreli verileri iletmekte olan taşıma katmanı adına çalışmaktadır.Les deux systèmes, TSL et TSV suivent les mêmes règles pour déterminer la teinte.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.Hay que rescatar al Presidente. -Mira, viejo yo no puedo oponerme a las decisiones del Comando...
Kediler birçok bilgiyi iletmek için vücut posisyonlarını ve hareketlerini kullanırlar.Il gatto utilizza per comunicare anche una larga gamma di posizioni corporali.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Использование одежды для осознания и понимания уважения, единства и терпимости.
Kediler birçok bilgiyi iletmek için vücut posisyonlarını ve hareketlerini kullanırlar.تستخدم القطط المواقف والحركات لتتواصل بمجموعة واسعة من المعلومات.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.وقد أرادا قيادة تلك العملية العسكرية بدون إذن من القيادة العليا.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Usa roupas para transmitir conscientização e mensagens de respeito, unidade e tolerância.
Motor gücünü 5 ileri oranlı manuel "Tip 901" şanzıman ile iletmekteydi.Era equipado com uma transmissão manual de cinco marchas na configuração transeixo, "Type 901".
Kaplin bir hareketi diğer bir ekipmana iletmek için kullanılan makina parçası.A chaveta é uma peça de um mecanismo que serve de trava de outras peças.
Tarihte, posta güvercinleri ve atlı postacılar mesajları iletmek için kullanılmıştır.Zij gebruikten lichte rijtuigen en snelle paarden om de berichten over te brengen.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.Lewenhaupt missade att vidarebefordra denna instruktion till sina förbandschefer.
50 bit / saniyelik bir iletim oranında bütün almanak mesajını (GPS) iletmek 750 saniye sürer.При швидкості передачі в 50 біт/с необхідно 750 секунд для передачі повного альманаху повідомлення (GPS).
Fiberoptik kablolar, elektriği iletmek için kullanılabilir.Зокрема, рекомендується використання електробритви.
Rosina Figaro'ya Lindoro-Kont'a iletmek üzere bir not-mesaj verir.Rosina dorește să-i transmită un bilet lui Lindoro și cere ajutorul lui Figaro.
Bu da sezgilere aykırıdır - hareket etmeden hareketi iletmek.Lisäksi väliaineen hankaus vastustaa kappaleen liikettä.
Sanatın sadece ruhani mesajı iletmek için varolduğunu iddia etti.Ο θεός θεωρείτο ότι κατανάλωνε μόνο την πνευματική ουσία του γεύματος.
Bu da sezgilere aykırıdır - hareket etmeden hareketi iletmek.Διαφέρουν από τις ενεργητικές στο γεγονός δεν οδηγούν στην ενεργοποίηση.
Yapım ekibi belirli karakterlerin zenginliğini daha iyi iletmek için özellikle büyük görünümlü konutlar seçti.制作团队选择了看上去特别宏伟的住宅来更好地体现部分角色的财富和权力。
Radyasyonu motorun dışındaki radyasyon pirometresine iletmek için lif kullanılır.휴대용 이외의 라디오 AM수신기에 가변용량형 공기축전기가 사용된다.
Tarihte, posta güvercinleri ve atlı postacılar mesajları iletmek için kullanılmıştır.Основно в миналото за пощенски услуги са използвани и пощенски гълъби.
Bunlar, elektrokimyasal sinir impulslarını iletmek için özelleşmişlerdir.Transformujú svetlo na chemické nervové impulzy.
Tarihte, posta güvercinleri ve atlı postacılar mesajları iletmek için kullanılmıştır.Tekom zgodovine so predvsem različne oborožene sile uporabljale golobe poštarje za pošiljanje sporočil.
Bu da benim onlara iletmek istediğim mesajdı.A to je odkaz, ktorý sa im snažím sprostredkovať.
Bu da benim onlara iletmek istediğim mesajdı.Dan itu adalah pesan yang saya coba untuk sampaikan kepada mereka.