Elektriksel gücü kablosuz olarak iletme düşüncesi kimsenin aklına yatmazdı, zaten kimsenin de aklına gelmedi.الفكرة هي انك لا تريد أن تنقل طاقة كهربائية لاسلكياً في الجو لا أحد فكر بهذا مطلقاً
Elektriksel gücü kablosuz olarak iletme düşüncesi kimsenin aklına yatmazdı, zaten kimsenin de aklına gelmedi.電力をワイヤレスで送ろうなんて 誰も考えもしませんでした 「一体誰が使うんだ」と
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Indonésia convocou o embaixador para ouvir sua reprovação à declaração de @realDonaldTrump sobre Jerusalém.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Indonesia ha llamado al embajador para escuchar su condena a la declaración de Donald Trump sobre Jerusalén.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.L'Indonésie a convoqué l'ambassadeur pour entendre sa condamnation de la déclaration de Trump sur Jérusalem.
Endonezya, @realDonaldTrump 'ın Kudüs bildirisini kınamasını iletmek için büyükelçisini çağırdı.Индонезия вызвала посла для того, чтобы высказать своё осуждение заявлению @realDonaldTrump об Иерусалиме.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Ale experimentem to nekončí, protože ještě musíte předat svoje poznatky ostatním lidem.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Dar experimentul nu este finalul, pentru că descoperirea trebuie transmisă altor oameni.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Jednak eksperyment nie kończy się na tym, trzeba jeszcze przekazać wiedzę innym.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.하지만 실험 자체가 전부는 아니에요. 왜냐하면 다른 사람들에게도 이 사실을 전달할 수 있어야만 하니까요.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Maar het experiment is niet het einde van het verhaal, want je moet de kennis nog overbrengen naar anderen.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Ma l'esperimento non è tutto, perché c'è ancora da trasmettere quanto appreso ad altre persone.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Pero la historia no termina con el experimento, porque aún queda transmitir ese conocimiento a otras personas.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Но експериментът не е края на историята, тъй като все още имате да предадете тези знания на други хора.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.Но на эксперименте всё не заканчивается, ведь надо ещё передать это знание другим.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.אך הניסוי איננו סוף הסיפור, כי עדיין צריך להעביר את הידע הזה לאחרים.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.لكن التجربة ليست نهايه القصه، لان يبقى عليك ان تنقل تلك المعرفة الى اناس اخرين.
Fakat deney hikayenin sonu değildir, çünkü yine de bilgiyi iletmek zorundasınız.でも実験で終わるのではなく 得た知識を広める必要があります 私は分子生物学の 博士号を持っていますが
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.Aber eine gut gewählte Metapher ist kein Puzzle oder eine Methode, verborgene Bedeutungen zu kommunizieren.
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.A jó metafora ugyanakkor nem egy rejtvény, vagy egy utalás rejtett tartalmakra.
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.하지만 좋은 비유는 퍼즐이 아닙니다, 혹은 숨은 뜻을 전달하지도 않고요.
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.Mais une bonne métaphore n'est pas une énigme, ou un moyen de transmettre des significations cachées,
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.Но хорошая метафора — не загадка или способ передачи скрытых значений.
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.אבל מטאפורה טובה היא לא חידה, או דרך להעביר משמעויות חבויות,
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.لكن الاستعارة الجيدة ليست لغزاً أو أسلوباً خبيثاً للإقناع بمعانٍ خفيةٍ
Fakat iyi bir metafor bir yapboz ya da gizli anlamlar iletme yöntemi değildir.隠された意味を伝えるものでもありません 何かを異なるやり方で感じさせ 知らせる方法なのです
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Bạn phải chuyển tải được nội dung chính -- giờ chúng ta quay lại với ẩn dụ vật chứa.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Debe transportar un contenido concreto -- aquí volvemos a la metáfora del envase.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Dovete trasmettere il vero contenuto - e qui ritorniamo alla metafora del contenitore.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Je moet de eigenlijke inhoud overbrengen -- daar zijn we weer bij de metafoor van de verpakking.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.실제적인 의미를 전달해야만 하는데-- 여기서 다시 우리가 그릇의 은유법으로 돌아옵니다.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Man muss den tatsächlichen Inhalt übermitteln -- hier landen wir wieder bei der Behälter-Metapher.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.On doit transmettre le véritable contenu -- nous revenons ici à la métaphore du récipient.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Pozwala przekazać właściwą treść, tu wracamy do metafory pojemnika.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Trebuie sa transmitem continutul in sine -- aici revenim la metafora recipientului.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Необходимо передать смысл сказанного -- здесь вернёмся к метафоре о контейнере.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Передати актуальний зміст - тут ми повертаємось до метафори з контейнером.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.Трябва да предадете реалното съдържание -- ето тук се връщаме към затворената метафора.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.עליה לבטא את התוכן הממשי - כאן חוזרים למטאפורת המיכל.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.عليك أن تنقل المحتوى الفعلي... وهنا نرجع مرة أُخرى لحاوي الإستعارة.
Gerçek içeriği iletmek zorundasınız -- burada "içerik metaforu"na geri dönüyoruz.格納メタファーの話ですね 話し手が賄賂や命令やお願いや誘惑などなどを
Haber iletmek?¿Beeper?
Haber iletmek?Biper?
Haber iletmek?Gọi tên sao?
Haber iletmek? Hangi yıldayız, 1975 mi?ביפר? מה זה פה, 1975?
Haber iletmek? Hangi yıldayız, 1975 mi?اشعار؟؟؟ ماذا هل هذه عام 1975؟
Haber iletmek? Hangi yıldayız, 1975 mi?ポケベルなんてもう誰も持っていません
Haber iletmek?삐삐? 이게 뭡니까?
Haber iletmek?Oppiepen?
Haber iletmek?Pagen?
Haber iletmek?Pager?
Haber iletmek?Pe pager?
Haber iletmek?Reperire?
Haber iletmek?Пейджър?
Haber iletmek?По пейджеру?
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Escuchar horas y horas a la semana de música a todo volumen
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Głośna muzyka wtłaczana godzinami w głąb uszu tępi słuch.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Hàng giờ mỗi tuần với tiếng nhạc quá lớn được truyền đến sâu trong tai bạn sẽ phá hủy khả năng nghe của bạn
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Multe ore pe săptămână de muzică dată tare intrată în profunzimea urechilor vă va distruge auzul.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Ore e ore alla settimana di musica ad alto volume direttamente nelle orecchie ammazza l'udito.