Okyanus boyunca ilerliyorlar.1万キロ以上にも及びます
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Estendem-se pelo oceano.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Ils s'étendent à travers l'océan.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Rozciągają się poprzez ocean.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Se extienden a lo largo del océano.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Se-ntind peste ocean.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Sie erstrecken sich über die Ozeane.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Si stendono attraverso l'oceano.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Tiahnu sa krížom cez oceán.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Végignyúlnak az óceánon.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Zij gaan overzee.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Διασχίζουν τον ωκεανό.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.Они протянулись через океан.
Okyanus boyunca ilerliyorlar.הם נמתחים לאורך האוקיינוס. באורך של חמישה או שמונה
Okyanus boyunca ilerliyorlar.تمتد عبر المحيط. ويبلغ طولها ثلاثة أو خمسة
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlarA l'instant où nous parlons, ils avancent inexorablement vers
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Agora mesmo eles avançam para as vilas mais ao norte dos Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Ahora mismo están avanzando implacablemente hacia las aldeas al norte de los Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Aj práve teraz sa vytrvale približujú k najsevernejším dedinám Dúnadanov.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.De bevæger sig allerede skånselsløst frem mod de mest nordlige Dunedain beboelser.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.I právě nyní se vytrvale přibližují k nejseverenějším vesnicím Dúnadanů
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Könyörtelenül haladnak a legészakabban fekvő dúnadán faluk felé.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Nawet teraz bezustannie prą naprzód, ku wysuniętym na północ osadom Dúnedainów.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Sie bewegen sich unaufhaltsam in Richtung der nördlichsten Ansiedlungen der Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Zelfs nu trekken zij meedogenloos op tegen de meest noordelijke dorpen van de Dúnedain.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Ακόμη και τώρα κινούνται ασταμάτητα προς τα βορειότερα χωριά των Ντούνενταϊν.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.Уже сейчас они неумолимо приближаются к крайним северным деревням дунаданов.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlarMentre stiamo parlando, si avvicinano sempre più
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar軍を進めています
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Dan kemudian ini diganti dengan kuda-troli ditarik... ... Berdentang sepanjang trek tetap di jalan ini.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Diese machten Platz für Pferdebahnen... ...die auf Schmalspurgleisen hier entlangfuhren.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.그리고 나서, 말이 끄는 트롤리(고가 이동 활차)에 의해 대체 되었고 대로에 고정된 선로를 철커덩하면 울리게 되었습니다.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.Le carrozze furono rimpiazzate dai tram a cavallo... ...che sferragliavano sui binari di questa Avenue.
Sonra bunun yerini atların çektiği troleybüsler aldı... ...ve raylar üzerinde cadde boyunca ilerliyorlardı.После те били заменени от конски трамваи, които са звънтели по фиксираните коловози на тази улица.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.A konečně, myslím si, že uvidíme, že inteligentní, uzavřené organizace se budou čím dál více otevírat.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.또한 다른 면으로 우리들이 보게 될 것은 전문적인 폐쇄 조직들이 개방적인 방향으로 점점 이동해 가는 것입니다.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.Sądzę, że w końcu inteligentne, zamknięte organizacje podążą w stronę otwartości.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.В крайна сметка, умните затворени организации ще тръгнат по пътя на отвореността.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.ולבסוף, מה שאני חושב שתראו הוא שהארגונים הסגורים האינטליגנטיים ינועו יותר לעבר הכיוון הפתוח.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.و أخيرا ما أعتقده أنك سترى أذكياء المنظمات المغلقة سيجنحوا أكثر فأكثر نحو الإتجاه المفتوح.
Sonuçta sanırım göreceksiniz ki zeki, kapalı organizasyonlar hızla kapalı yönünde ilerliyorlar.こっちの閉じた側もオープンな側に 動きつつある事です つまり単に二つのグループの争いではなく
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Det vil ikke vare længe før truslen igen presser sig frem mod dine grænser.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Es wird nicht mehr lange dauern, bis die Gefahr erneut bis an Eure Grenzen heran reicht.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Het zal niet lang duren voor het gevaar weer aan uw grenzen staat.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Il ne faudra pas longtemps avant que le danger menace une fois de plus vos frontières. "...Mais à Fondcombe,
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Não tardará até o perigo atingir suas fronteiras.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Nem sokára újra veszély fogja fenyegetni határaidat.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Nepotrvá dlho a nebezpečenstvo sa znova bude tlačiť na vaše hranice.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Nepotrvá dlouho a nebezpečí se znovu bude tlačit přes vaše hranice.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Nie minie wiele czasu nim niebezpieczeństwo raz jeszcze zawiśnie nad waszymi granicami.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Non ci vorrà molto prima che il pericolo Minacci di nuovo i vostri confini.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Δεν θα περάσει πολύς καιρός πριν ο κίνδυνος απειλήσει ακόμα μια φορά τα σύνορά σας.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.Уже очень скоро опасность снова подступит вплотную к вашим границам.
Tehlikeye çok fazla kalmadı sınırlarınızda hızla ilerliyorlar.この地に到達するでしょう 裂け谷に使者は眠る
Ve iğ ipliklerinden hafifçe ayrılıyorlar. - Kromozomların zıt kutuplarına ilerliyorlar. -Centrosomy rozsuwają się i ustawiają po przeciwnych stronach chromosomów.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Corrono come prodi, come guerrieri che scalano le mura; ognuno procede per la strada, nessuno smarrisce la via
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.그들이 용사같이 달리며 무사 같이 성을 더위잡고 오르며 각기 자기의 길로 행하되 그 항오를 어기지 아니하며
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Som Helte haster de frem, som Stridsmænd stormer de Mure; enhver går lige ud, de bøjer ej af fra vejen.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Tekajo kakor junaki, kakor vojščaki plezajo na zid; in gredo vsak po svoji poti in ne menjavajo svojih stezá;
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.כגבורים ירצון כאנשי מלחמה יעלו חומה ואיש בדרכיו ילכון ולא יעבטון ארחותם׃