Ana içeriğe geç
Sözlük

ilerliyor ile cümle

ilerliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Ci stiamo muovendo verso una democratizzazione dell'informazione, e sono nel campo da un bel po'.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Dążymy do demokratyzacji informacji, od dłuższego czasu to moje pole działania.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.우리는 이런 장보의 민주화 시대로 나아가고 있고 저도 이제 이 분야에 꽤 오래 일했네요.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Ne mişcăm în această democratizare a informaţiilor, şi sunt în acest domeniu de ceva timp.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Nos estamos acercando a la democratización de la información y ya he estado en este campo bastante tiempo.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Takže se blížíme k takové demokratizaci informací a sama se v této oblasti už nějaký čas pohybuji.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.Tehát, haladunk az információ demokratizálása felé, és én már elég régóta dolgozok ezen a területen.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.We gaan naar een democratisering van informatie.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.И вот мы движемся к этой демократизации информации, и я работаю над этим довольно долго.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.כך שאנחנו צועדים לקראת דמוקרטיזציה של המידע, והייתי בתחום זה במשך זמן רב למדי.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.ولذا ، فنحن نعمل على إرساء ديمقراطية المعلومات .. وأنا أعمل في هذا المجال منذ زمن.
Yani bilginin demokratikleşmesine doğru ilerliyoruz, ve ben oldukça uzun bir süredir bu alandayım.というわけで世界では 情報の民主化が進んでいます 私はこの業界ではかなり長い方です ちょっと恥ずかしい話なんですが 子供の頃でさえ 私は
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor.Ausgangspunkt. Also es beginnt hier und geht unendlich weiter.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor.Deci ea începe aici, apoi continuă la nesfârșit.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor.Den starter altså her og fortsætter uendeligt.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor.Nên nó bắt đầu ở đây vài kéo dài tiếp.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor. O zaman bunun bir ışın olması lazım.Ak si spomínate, taký útvar sa nazýva polpriamka.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor. O zaman bunun bir ışın olması lazım.Czyli jeśli jeszcze pamiętasz, to jest półprosta.
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor. O zaman bunun bir ışın olması lazım.그리고 시작점이 있습니다. 이곳에서 시작해서 화살표 방향으로 계속 나아가는 거죠
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor. O zaman bunun bir ışın olması lazım.نقطة بداية معرفة. اذاً يبدأ من هنا ثم يتجه الى ما لا نهاية. واذا كنتم تذكرون ما هو الشعاع
Yani buradan başlayıp sonsuza kadar ilerliyor.Тут він починається, і продовжується до безкінечності.
Yani foton aslında sadece ışık hızında... ...ilerliyor.Also das Photon selbst bewegt sich nur mit Lichtgeschwindigkeit.
Yani foton aslında sadece ışık hızında... ...ilerliyor.Então, o fóton está se movendo na velocidade da luz.
Yani foton aslında sadece ışık hızında... ...ilerliyor.Vậy nên photon chỉ di chuyển ở vận tốc ánh sáng.
Yani foton aslında sadece ışık hızında... ...ilerliyor.Έτσι, το φωτόνιο απλά κινείται με την ταχύτητα του φωτός.
Yani Peter şu doğrultuda saatte 6 mil ile ilerliyor.피터는 시간당 6마일의 속력으로 이쪽으로 가고있죠.
Yani Peter şu doğrultuda saatte 6 mil ile ilerliyor.Han bevæger sig altså med 6 kilometer i timen i den retning.
Yani Peter şu doğrultuda saatte 6 mil ile ilerliyor.Petr ujede 6 mil za hodinu v tomto směru.
Yani Peter şu doğrultuda saatte 6 mil ile ilerliyor.Петър отива в тази посока с 6 мили в час.
Yani pozitif yönde ilerliyoruz.1つ、2つと行きます。
Yani pozitif yönde ilerliyoruz.수직선에서 양의 방향으로 2만큼 움직이면 되겠지요
Yani pozitif yönde ilerliyoruz.Pozitivna smer na številko vrstice.
Yani pozitif yönde ilerliyoruz.בכיוון החיובי של ציר המספרים
Yani pozitif yönde ilerliyoruz.الاتجاه الإيجابي على عدد الخطوط.
Yani, sağa doğru o mesafenin kaç katı kadar ilerliyorsam, o sayıyı 10'un üzeri olarak alıyorum.따라서, 이 일은 시작점의 숫자를 10의 (오른쪽으로 이동한 거리)제곱배하는 것과 같죠
Yani, sağa doğru o mesafenin kaç katı kadar ilerliyorsam, o sayıyı 10'un üzeri olarak alıyorum.اي ارفع الـ 10 اني اضربها، × 10 مرفوعة لقوة تساوي عدد المرات التي تحركتها الى اليمين
Yeni sayı doğrusu üzerinde bu mesafe kadar sağa ilerliyorsam, 10 ile çarpmış olacağım.이 수직선을 따라 오른쪽으로 그 거리를 이동하는 건 10을 곱하는 것과 같다고 하죠
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Corrono come prodi, come guerrieri che scalano le mura; ognuno procede per la strada, nessuno smarrisce la via
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.그들이 용사같이 달리며 무사 같이 성을 더위잡고 오르며 각기 자기의 길로 행하되 그 항오를 어기지 아니하며
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Som Helte haster de frem, som Stridsmænd stormer de Mure; enhver går lige ud, de bøjer ej af fra vejen.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Tekajo kakor junaki, kakor vojščaki plezajo na zid; in gredo vsak po svoji poti in ne menjavajo svojih stezá;
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.כגבורים ירצון כאנשי מלחמה יעלו חומה ואיש בדרכיו ילכון ולא יעבטון ארחותם׃
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.يجرون كابطال. يصعدون السور كرجال الحرب ويمشون كل واحد في طريقه ولا يغيّرون سبلهم.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠 們 如 勇 士 奔 跑 、 像 戰 士 爬 城 . 各 都 步 行 、 不 亂 隊 伍
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠們 如 勇士 奔跑 、 像 戰士 爬 城 . 各 都 步行 、 不 亂隊伍
Yumuşak bir rüzgar esiyor. Bulut yavaş ilerliyor.A الرياح تهب لينة. السحابة تتحرك ببطء.
Yumuşak bir rüzgar esiyor. Bulut yavaş ilerliyor.רוח רכה נושבת. הענן נע לאט.
Yumuşak bir rüzgar esiyor. Bulut yavaş ilerliyor.速度が非常に遅いです。
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.Es waren ihre Angesichter gestaltet, wie ich sie am Wasser Chebar sah, und sie gingen stracks vor sich.
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.그 얼굴의 형상은 내가 그발강 가에서 보던 얼굴이며 그 모양과 몸뚱이도 그러하며 각기 곧게 앞으로 행하더라
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.Og deres Ansigter var ligesom de Ansigter, jeg så ved Floden Kebar. De gik alle lige ud.
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.ודמות פניהם המה הפנים אשר ראיתי על נהר כבר מראיהם ואותם איש אל עבר פניו ילכו׃
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.وشكل وجوهها هو شكل الوجوه التي رأيتها عند نهر خابور مناظرها وذواتها. كل واحد يسير الى جهة وجهه
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.至 於 他 們 臉 的 模 樣 、 並 身 體 的 形 像 、 是 我 從 前 在 迦 巴 魯 河 邊 所 看 見 的 . 他 們 俱 各 直 往 前 行
Yüzleri Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoğru ilerliyordu.至於 他 們臉 的 模樣 、 並身體 的 形像 、 是 我 從前 在 迦巴魯河邊 所 看見 的 . 他 們俱 各 直 往 前行
Zaman ilerliyor.Beží mi čas.
Zaman ilerliyor.Čas letí.
Zaman ilerliyor.Ceasul meu ticăie.
Zaman ilerliyor.Đồng hồ tôi đang đếm.
Zaman ilerliyor.El tiempo corre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod