Bir başlangıç noktası ve sonsuza kadar bir yönden ilerliyor. O zaman bu bir ışın.Un punto di inizio per poi proseguire all'infinito in un verso: questa è una semiretta.
Bir başlangıç noktası ve sonsuza kadar bir yönden ilerliyor.Un punct de început, dar apoi merge la nesfârșit.
Bir başlangıç noktası ve sonsuza kadar bir yönden ilerliyor.Začíná a pořád pokračuje.
Bir başlangıç noktası ve sonsuza kadar bir yönden ilerliyor.Тому, безкінечно він продовжується лише в одному напрямі.
Bir başlangıç noktası ve sonsuza kadar bir yönden ilerliyor.يوجد نقطة بداية لكن تتجه الى ما لا نهاية. اذاً يتجه، او عندما تفكرون به اكثر، فإنه يتجه الى ما لا نهاية
Birbirlerine doğru, sabit bir hızla ilerliyorlar.앤은 A점에서, 베티는 B점에서.
Birbirlerine doğru, sabit bir hızla ilerliyorlar.Ann dal punto A e Betty dal punto B.
Birbirlerine doğru, sabit bir hızla ilerliyorlar.Ann starter ved punktet A, og Betty startet ved punktet B.
Birbirlerine doğru, sabit bir hızla ilerliyorlar.Те пътуват една към друга с постоянни скорости.
Birbirlerine doğru, sabit bir hızla ilerliyorlar.一定の速度で移動します。
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.Běžíme o 1, 2, 3, 4, 5, 6.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.Estamos executando um, dois, três, quatro, cinco, seis.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.하나, 둘, 셋, 넷, 다섯, 여섯
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.Ми йдемо 1, 2, 3, 4, 5, 6.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.Ние се изместваме с едно, две, три, четири, пет, шест.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı ilerliyoruz.سننتقل 1، 2، 3، 4، 5، 6
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.[? Cortagio ?] 님이 보내주셨네요. 여자 한명이 직장까지 자전거를 타고 기찻길을 지나갑니다.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.En kvinde cykler på arbejde langs togskinnerne.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.Kobieta jedzie rowerem do pracy wzdłuż torów kolejowych z prędkością 6 kilometrów na godzinę.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.Una donna va al lavoro in bicicletta a fianco di un tratto ferroviario a 6 chilometri all'ora.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.Една жена кара колело за работа, по протежението на жезопътна линия с 6 км в час.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.線路にそって、女の人が 1 時間あたり 6 キロで自転車で仕事に行きます。
Bir mesafe kadar, sağa doğru kaç kez ilerliyorsak, o mesafenin o kadar katını EKLEMİŞ oluyoruz.더한다는 의미이고 10만큼 더하는 시행을 몇번 반복하는지에 따라 10의 몇 배수가 더해지는지 결정되는 것입니다
Bir mesafe kadar, sağa doğru kaç kez ilerliyorsak, o mesafenin o kadar katını EKLEMİŞ oluyoruz.فنحن نضيف --او كم عدد المرات التي تحركناها في تلك المسافة الى اليمين-- فنحن نضيف مضاعفات الـ 10
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Als je een vliegtuig deze kant op laat bewegen, krijg je liftkracht, begint het op te stijgen.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Cuando un avión se mueve en esta dirección, comienza a levantarte y es así como despega.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Egy repülő, ha ebbe az irányba mozgatjuk, felemelkedik, és így rugaszkodik el a talajtól.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Ein Flugzeug hebt ab, wenn man eine Bewegung in diese Richtung beginnt, und so hebt es ab.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.비행기는, 여러분이 이쪽 방향으로 움직일 때, 뜨기 시작합니다. 그게 이륙의 방식입니다.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Một chiếc máy bay, khi di chuyển hướng này, sẽ nâng lên, và dó là cách mà nó cất cánh
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Quando estamos a deslocar-nos nesta direção, um avião começa a elevar-se, e é assim que levanta voo.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Samolot poruszający się w tym kierunku startuje i unosi się.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Un aeroplano, quando ci si muove in questa direzione, inizia a sollevarsi, e poi decolla così.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Un avion, când vă mişcaţi în această direcţie, începe să se ridice, şi aşa îşi ia zborul.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Un avion, lorsque vous allez dans cette direction, commence à s'élever, et c'est comme ça qu'il décolle.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Един самолет, когато се движите в тази посока, започва да се издига, и излита по този начин.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.Самолёт, когда движется в эту сторону, то начинает подниматься и так взлетает.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.מטוס, כאשר נעים בכיוון זה, נוצר עילוי וכך הוא ממריא.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.حين تتحرك في هذا الاتجاه فإن الطائرة تبدأ في الارتفاع وبذلك تقلع.
Bir uçak, siz bu yönde ilerliyorken yükselmeye başlar, böylece havalanır.上向きの力が働いて 離陸します 同じシステムを垂直にして
"Biz hiçbir şey yapmadan, zaman, bir yürüyen merdiven gibi ilerliyor.""Pe planeta Tatooine este cu siguranţă cald"
"Biz hiçbir şey yapmadan, zaman, bir yürüyen merdiven gibi ilerliyor."«Sin que tengamos que hacer nada en absoluto, el tiempo continúa como una escalera mecánica».
Böylece tanımla aynı şekilde ilerliyoruz. " "그냥 한 번에 정의까지 다 해버리죠
Böylece tanımla aynı şekilde ilerliyoruz. " "Voyons la définition tout de suite.
Böylece tanımla aynı şekilde ilerliyoruz. " "Y vamos a golpear justo en la definición derecha desde el ir.
Böylece tanımla aynı şekilde ilerliyoruz. " "בואו פשוט הכה על הגדרת הנכון החל ללכת.
Böylece tanımla aynı şekilde ilerliyoruz. " "ودعونا نتعرض للتعريف من البداية
Bu 100 yıl önce dünyanın geri kalanının geride kalması. İlerliyoruz.Ez volt száz évvel ezelőtt a világ többi része lemaradt.
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.그와 동시에, 파동은 탁자위를 퍼져나가고
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.Sementara itu, riak cahaya berjalan di atas meja dan karena pantulan dari atas
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.באותו זמן הגלים נעים על פני השולחן,
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.وفي الوقت نفسه، تنتشر الموجات الضوئية على الطاولة
Bu arada, yayılan dalgalar masanın üstünde ilerliyor.上面での反射のために
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.Ça devient monnaie courante, ça bouge très vite, ça se passe à plein d'endroits en même temps.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.Das wird gebräuchlich und verbreitet sich rapide, es bewegt sich an einer ganzen Reihe von Orten.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.Dit wordt doorsnee. Het evolueert erg snel. Het evolueert op een reeks plaatsen.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.És ez kezd mindennapossá válni, a világ egyre több helyén.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.금방 일상적인 일이 될겁니다. 아주 빨리 변하고 있어요. 아주 전방위적으로요.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.Şi asta devine ceva ordinar, lucrurile se mişcă foarte repede, şi se mişcă într-o mulţime de locuri.
Bu artık sıradanlaştı, çok hızlı ilerliyor, ve dünyada pek çok yerde çalışmalar yapılıyor.Sta per diventare comune, e sta per succedere in fretta, in un gran numero di posti.