ilerletmek ile cümle
ilerletmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fransızcamı ilerletmek istiyorum ama gerçekten hiç vaktim yok.I would like to improve my French but I really have no time.
Fransızcamı ilerletmek isterim.I'd like to improve my French.
O, kariyerini ilerletmek için Pekin'e gitmek istiyor.She wants to go to Beijing to further her career.
Japonca telaffuzumu ilerletmek istiyorum.I wanted to improve my Japanese pronunciation.
Ben İngilizcemi ilerletmek istiyorum.I want to improve my English.
Fransızcamı ilerletmek istiyorum.I want to improve my French.
Ben İtalyancamı ilerletmek istiyorum.I want to improve my Italian.
Ben İspanyolcamı ilerletmek istiyorum.I want to improve my Spanish.
İspanyolcamı ilerletmek isterim.I'd like to improve my Spanish.
Macarcamı ilerletmek istiyorum.I'd like to improve my Hungarian.
Matematiğini ilerletmek için çok çalışıyor.He is working hard to improve his math skills.
BIS’in görevi ABD’nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomik çıkarlarını ilerletmektir.The mission of the BIS is to advance U.S. national security, foreign policy, and economic interests.
Müziği düzgün bir şekilde ilerletmek için aynı zamanda hafif bir değişiklik yapılması gerekebilir.To make the music run smoothly, it may also have to be altered slightly.
Pompeo Batoni ve Anton Raphael Mengs ile kendini ilerletmek için Roma'ya gönderildi.He was then sent to further his education with Pompeo Batoni and Anton Raphael Mengs in Rome.
Sayın Başkan, şimdi oturumu ilerletmek istiyorum.Mr. President, I\'92m going to move us along. Governor?\
Halkı için gelişimi ve onuru ilerletmek için Afgan girişimlerini destekliyor.It supports Afghan efforts to advance development and dignity for their people.
Eğer insan-bilgisayar ortak yaşamını ilerletmek istiyorsanız ne yapabilirsiniz?So if you want to improve human-computer symbiosis, what can you do?
Karadağ Dışişleri Bakanı Bölgesel İlişkileri İlerletmek İstiyorMontenegrin Foreign Minister Seeks to Boost Regional Ties
El Tani, ülkesinin BH ile ikili ilişkileri ilerletmekle ilgilendiğini söyledi.Al-Thani said his country is interested in enhancing bilateral ties with BiH.
Diplomasi haberlerinde ayrıca: Hırvatistan ve Sırbistan ilişkileri ilerletmek istiyor.Also in diplomatic news: Croatia and Serbia seek closer ties.
Sırbistan ve Karadağ ilişkileri ilerletmek için çalışıyorlarSerbia, Montenegro work to improve relations
Komutan olarak hedefim, bu işbirliğini ilerletmektir.As commander it is my goal to increase this co-operation.
Alkalay da ülkesinin Türkiye ile ticari ilişkileri ilerletmek istediğini belirtti.Alkalaj said his country favours enhanced trade relations with Turkey.
Basescu ve Blair Ortaklığı İlerletmek İçin ÇalıştıBasescu and Blair Work to Tighten Partnership
İş dünyası: AK, Kosova tarımını ilerletmek için yardım edecekBusiness: EC aid to boost Kosovo agriculture
ABD ve Sırbistan askeri işbirliğini ilerletmek istiyorUS and Serbia seek to boost military co-operation
Medya toplumlar arası diyalogu ilerletmek için ne yapabilir?How can the media help foster inter-community dialogue?
Sofer, "Pazarlama, sağlık ve tarım alanlarındaki ilişkileri ilerletmek istiyoruz," dedi."We are looking forward to boosting relations in marketing, health and agriculture," Sofer said.
Hırvatistan ve Slovenya diyaloğu ilerletmek istiyorlarCroatia, Slovenia seek to strengthen dialogue
Türkiye Hırvatistan ile enerji alanında işbirliğini ilerletmek istiyor.Turkey wants to boost energy co-operation with Croatia.
Hırvatistan ve Karadağ ilişkileri ilerletmek istiyorCroatia, Montenegro seek to boost ties
İsrail ve Yunanistan işbirliğini ilerletmek için çalışıyorlar.Israel and Greece work to boost co-operation.
Yunanistan ve Türkiye ilişkileri ilerletmek için çalışıyorGreece, Turkey work to boost ties
BIS’in görevi ABD’nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomik çıkarlarını ilerletmektir.The mission of the BIS is to advance U.S. national security, foreign policy, and economic interests.
Vikipedi'yi düzenlerken, bir editör için öncelikli olan ansiklopedinin çıkarlarını ilerletmektir.While editing Wikipedia, an editor's primary role is to further the interests of the encyclopedia.
Ordu da hazırlıksızdı ve hedeflerini ilerletmek için siyasete başvurmuştu.The Army was also unprepared and he had resorted to politics to further his goals.
Wetmore, eğitimini ilerletmek için 1905'te Kansas Üniversitesi'ne kaydoldu.To further his education Wetmore enrolled at the University of Kansas in 1905.
Pompeo Batoni ve Anton Raphael Mengs ile kendini ilerletmek için Roma'ya gönderildi.Il a été influencé par Pompeo Batoni et Anton Raphael Mengs.
Bir süre Fransızcasını ilerletmek amacıyla Paris’te bulundu.También estuvo algún tiempo en París mejorando sus conocimientos del francés.
Kariyerini ilerletmek İster.Разработка карьера.
İlaç endüstrisinde kariyerini ilerletmek için Şikago'ya taşınır.انتقل إلى شيكاغو لممارسة مهنة الصيدلة.
Bir süre Fransızcasını ilerletmek amacıyla Paris’te bulundu.Ela também passou pouco tempo em Paris, para melhorar seu francês.
1574’te sanatını ilerletmek için Italya’ya gitti.Ele se mudou para a Itália em 1574 para um estudo mais profundo.
Pompeo Batoni ve Anton Raphael Mengs ile kendini ilerletmek için Roma'ya gönderildi.Ele foi então enviado para continuar a sua educação com Pompeo Batoni e Anton Raphael Mengs, em Roma, Itália.
Kariyerini ilerletmek İster.Chcesz rozwinąć swój biznes?
Eylem planını ilerletmek için Kıbrıs'a gitti.Kreia přistoupila k další fázi svého plánu.
Eylem planını ilerletmek için Kıbrıs'a gitti.Hän pakeni Kyprokselle laatiakseen toimintasuunnitelman.
Kariyerini ilerletmek İster.Να αναπτύξει το επάγγελμα.
İngilizce'sini ilerletmek için Gringotts'da iş bulmuş ve Bill Weasley'den özel ders almaya başlamıştır.Tại Gringotts cô đã gặp gỡ và nảy sinh tình cảm với Bill Weasley.
BIS’in görevi ABD’nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomik çıkarlarını ilerletmektir.BISの使命は、アメリカ合衆国の国家安全保障、外交政策、経済的利益に寄与することである。
1574’te sanatını ilerletmek için Italya’ya gitti.彼はさらに修行するため、1574年にイタリアへ移った。
Şarkılar genelde senaryoyu ilerletmek ya da filmin karakterlerini geliştirmek için kullanılır.一般的に歌によって筋を発展させたり、映画上の配役を特徴付けたりする。
Müziği düzgün bir şekilde ilerletmek için aynı zamanda hafif bir değişiklik yapılması gerekebilir.そのことで成体になるまでに環境の変化があっても柔軟に適応することができるとされる。
Eylem planını ilerletmek için Kıbrıs'a gitti.チャーチルは計画を立てるよう急がした。
Kariyerini ilerletmek İster.發展自己職業興趣。
O, bütün bilimleri ilerletmek için bir yol olarak ampirik birveritabanının oluşturulmasına uğraşmıştır.הוא קרא לייסוד של בסיס נתונים אמפירי כדרך לקדם את כל המדעים.
İsveç'te bulunduğu süre içerisinde dilini ilerletmek için Finlandiya'ya da bir gezi düzenlemiştir.Už v čase jeho pôsobenia v Maďarsku mu vyšiel slovenský preklad Nového zákona.
Kariyerini ilerletmek İster.Razvoj delovne kariere.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.Als je het aanraakt, moet je heel hard duwen om het aambeeld over het scherm te bewegen.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.Dotykając ekranu, musimy mocno naciskać, żeby przesunąć kowadło.