Ana içeriğe geç
Sözlük

ilerledi ile cümle

ilerledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
20. yüzyıl ilerledikçe iç giyim daha küçük ve daha uygun hale geldi.Z biegiem czasu, w XV wieku spodenki te stopniowo skracały się i stawały się bardziej dopasowane.
Etkili olduğu süre boyunca genellikle batıya doğru ilerledi.Praktycznie przez cały czas swojego biegu płynie w kierunku zachodnim.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.Det började att röra sig snabbare och växte sig allt starkare, och gick åstad och förökade sig.
Morannon'dan gelen ordu Cair Andros'u işgal ederek Anórien'e ilerledi.En här från Morannon intar Cair Andros och tar sig in i Anórien.
Yuliya'nın kariyeri yavaşça ilerledi.Moores karriär tog fart sent.
Her düellodan, yüksek puanı olan oyuncu, yarışmanın bir sonraki aşamasına ilerledi.Vinnaren i varje heat gick vidare till nästa omgång.
İsveç'te ise başarı yakalayarak Sverigetopplistan listesinde ikinci sıraya kadar ilerledi.Men den i särklass bästa notering blev i Sverige där den nådde andra platsen på Sverigetopplistan.
Albüm Latin Amerika'da da başarıyla ilerledi.Mecano nådde stora framgångar även i Latinamerika.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.De har precis flyttat ihop och har hela livet framför sig.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Om hastigheten är "90 kilometer i timmen rakt norrut", så är farten "90 kilometer i timmen".
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Рано вранці 6 березня мексиканська армія пішла на штурм Аламо.
Albüm Latin Amerika'da da başarıyla ilerledi.Диск мав шалений успіх у Латинській Америці.
Hikâye ilerledikçe farklı silahlar ve kostümler açılabilir.У грі є можливість розблокування нової зброї та костюмів.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Вона продовжувала виступати у цьому хорі до четвертого класу.
Berazina geçişlerinin zorlanmasından sonra Sovyet kuvvetleri Minsk'e ilerledi.Після форсування Березини, радянські війська оточили Мінськ.
Kılınçı başrahipin vücuduna sokmak için ilerledi.Це змусило прем'єр-міністра вносити корективи до свого внутрішнього курсу.
Yaş ilerledikçe doğurganlığın azalması bununla ilgili bir durumdur.Що ж стосується року народження, то все набагато менше визначено.
Ardından ateş geminin içine doğru ilerledi.Потім вогонь перекинувся на корабель.
20. yüzyıl ilerledikçe iç giyim daha küçük ve daha uygun hale geldi.V 16. století se používání zakázané cesty přesto prosadilo, protože byla kratší a schůdnější.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise en fazla ikinci sıraya kadar ilerledi.USA postoupily do druhé fáze.
Oyun ilerledikçe çeşitli yeni silahlar ve ekipmanlar ortaya çıkıyor.Každá hra přináší nové zbraně a pohyby.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Údajně spolu zmizeli a ztrávili zbytek života.
Öykü ilerledikçe felsefeye olan göndermeleri de arttırdı.Nezapomněl jsem nikdy, jak velice na cestě k víře filosofie pomohla mně.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.A tak se stalo mrštnější a silnější, šlo vpřed a jeho počty rostly.
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.Tom se pak dozví, kde Elena pracovala a jede za ní do nemocnice.
Bu yeteneklerin etkisini artırır ve oyun ilerledikçe oyuncunun daha kabiliyetli olmasını sağlar.Ty likviduje pomocí stále lepších zbraní, přičemž si hráč vylepšuje své schopnosti.
Ancak, sefer yavaş ilerledi.Ale postupně se propracovával dopředu.
Süreç ilerledikçe tutuklamalar arttı.Jak pokračoval vývoj, požadavky rostly.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Čarodějka ji v prezidentském paláci rychle paralyzovala.
Kızıl Ordu ilerledi ancak, aşırı yayılmıştı.Armata Roșie a înaintat, dar s-a întins prea mult.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.Așa că a început să se miște rapid, și a crescut mult mai puternică, și a mers mai departe și s-a înmulțit.
General Carl-Heinrich von Stülpnagel'in 17. Ordu'su Poltava üzerinden Voroşilovgrad'a ilerledi.Armata a 17-a germană (Carl-Heinrich von Stülpnagel) a mărșăluit prin Poltava spre Voroșilovgrad.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.La orele dimineții în ziua de 6 martie, armata mexicană a avansat înspre Alamo.
1689'da bu defa 150 bin kişiye sahip olan bir Rus Ordusu güneye ilerledi.La începutul primăverii anului 1689, 150.000 de soldați ruși au nceput marșul spre sud.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Cele două flotile romane au avansat spre centrul cartaginez.
Maximinus, hemen ordusunu topladı ve Pannonia Lejyonları öncülüğünde Roma'ya doğru ilerledi.Maximin și-a luat legiunile din Pannonia și a plecat spre Roma.
Sovyet birlikleri bir günde 30 km. ilerlediler ve Yelnya’nın dış mahallelerine ulaştılar.Într-o singură zi, tancurile au înaintat 30 km și au ajuns în suburbiile orașului Elnia.
Oyun ilerledikçe çeşitli yeni silahlar ve ekipmanlar ortaya çıkıyor.Pe măsură ce mergem, ne aruncăm unul câte unul armele și echipamentul.
Asi ordu Västerås'a ilerledi ve orayı fethedip yağmaladı.Japonia a interzis contactele cu Occidentul și s-a izolat.
Albay Alon güneyde Sina'ya ilerledi, ardından kuzeye El Ariş'e yöneldi.Colonelul Yigal Allon a avansat în sud până în Sinai, după care s-a întors îndărăt la nord la El Arish.
Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Birlikleri iki hafta içerisinde Rusya içinde 120 km ilerlediler.Trupele germane și austro-ungare trebuiau să părăsească Bulgaria în decurs de 4 săptămâni.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Ei sunt foarte drăguți împreună și rămân așa până la sfârșit.
A Ordular Grubu Don Nehri'ni geçtikten sonra 25 Temmuz'da geniş bir cepheye yayılarak ilerledi.Prin contrast, Grupul B, după traversarea Donului pe 25 iulie, s-a desfăcut pe un front larg.
Çoğunluğunu AÖO'nun oluşturduğu küçük bir bölük Kudüs'e kadar ilerledi.O mică forță, cea mai mare parte din Armata Arabă de Eliberare, a avansat către Ierusalim.
Zekeriya meleğe, “Bundan nasıl emin olabilirim?” dedi “Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi”.Îngerul îi răspunse: «Eu sunt Gabriel, care stau în fața lui Dumnezeu.
1689'da bu defa 150 bin kişiye sahip olan bir Rus Ordusu güneye ilerledi.1689 kora tavaszán az oroszok mintegy 150 ezer fős serege indult el délre.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Kapcsolatuk valamelyest megjavult, de életük végéig külön éltek.
Ertesi gün IŞİD'in Tugay 137 civarında ilerlediği bildirildi.Másnap a jelentések szerint az ISIL területeket szerzett a 137.
Norman ordusu, güçlü bir dirençle karşılaşmadan Kuzey Yunanistan'ın çoğunu ele geçirerek ilerledi.A normannok ezután szinte egész Észak-Görögországot jóformán ellenállás nélkül meghódították.
Çalışmalarının başarıları çok hızlı ilerledi ve artık uluslararası bir sanatçı oldu.Művészi tanulmányaiban gyorsan haladt és hamarosan európai hírű művésszé képezte magát.
Sovyet kuvvetleri iki kol halinde ilerlediler.A szovjet offenzíva két lépcsőben indult.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Március 6-án kora reggel, a mexikói hadsereg rátámadt az Alamóra.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ise en fazla ikinci sıraya kadar ilerledi.Az USA jutott a második fordulóba.
Alman kuvvetleri daha kuzeye ilerlediğinde Estonya'da da Sovyet kuvvetlerine karşı silahlı direniş başlamıştı.A német támadás nyomán Észtországban is szovjetellenes felkelés kezdődött.
Gondvana devoniyen döneminde Rheic Okyansunun küçülmesine yol açarak Euramerika'ya doğru ilerledi.A devon időszakban, Gondwana maga vette az irányt Euramerika felé, így szűkítve a Rheic-óceánt.
Seri ilerledikçe geçmişten sahnelerle devam eden dizide Kyhber ortaya çıkar.Kim cameoszerepben maga is feltűnik a sorozat végén.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Ezzel a pontversenyben a 4. helyre lépett elő.
Hava kuvvetleri zaman zaman ilerledi ama geri kalanı çok kısa ömürlü oldu.A többiek rögtön segítettek neki, de a Füst makacsabb volt.
Daha sonra, Brezilya'nın "Mato Grosso" bölgesine doğru ilerlediler.Forrása a Brazíliai Mato Grosso állam területén található.
Böylece süratle hareket etmeye başladı, büyüyerek güçlendi, geleceğe doğru ilerledi ve çoğaldı.Joten peto alkoi liikkui nopeasti, kasvoi vahvemmaksi, meni eteenpäin ja lisääntyi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod