Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Donc répliquer la nourriture, l'amener au niveau suivant, c'est là où nous allons.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Então, recriar a comida, levá-la a outro nível, é aí que que queremos chegar.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Jadi meniru makanan dan membawanya ke tingkat berikutnya adalah tujuan kami.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.우리는 지금 식감을 모사하는 다음 단계로 향해 일하고 있습니다.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.La réplica culinaria, hacia ese lado nos dirigimos.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Nahrung zu kopieren, es auf diese nächste Ebene zu bringen, das ist unser Streben.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Přetváření jídla, dostat ho na vyšší úroveň, o to se snažíme.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Replicare il cibo, portarlo al livello successivo, è la nostra meta.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Scopul nostru e să ducem mâncarea la următorul nivel.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Takže nahrádzanie jedla, vynášanie ho do vyšších úrovní, je to, čomu sa venujeme.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Tehát az ételek lemásolása, egy következő szintre emelése az, amerre mi megyünk.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Vì thế tái tạo thức ăn, và nâng nó lên một tầng cao hơn là điều chúng tôi đang hướng tới.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Voedsel namaken, het naar een volgend niveau brengen. Dat willen we doen.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Έτσι, αυτό που κάνουμε είναι να αναπαράγουμε φαγητό, το ανεβάζουμε στο επόμενο επίπεδο.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Нашей следующей целью является достичь уровня имитации еды.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Тож відтворення їжі - це наш наступний рівень.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.Чрез възпроизвеждането на храните, слагайки ги в следващото ниво е накъде отиваме.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.אז שיכפול אוכל, לקחת את זה אל השלב הבא זה המקום אליו אנחנו מכוונים.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.واعادة تصنيع الطعام و التقدم الى المستوى الآخر .. وهذا ما نحن مقدمين عليه
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.私達の目指すところなのです (拍手)
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.10, 20 30, 40 ... we zijn al ver genoeg gegaan. We hebben al 30.
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.De är 10, 20, 30, 40... vi har redan gått tillräckligt långt.
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.Det er 10, 20, 30, 40.
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.Je pense que vous avez une idée de ce qui va se passer. Cherchons les multiples de 10.
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.Sie sind 10, 20, 30, 40,...
Yeterince ilerledik çünkü 30'a geldik.Те са 10, 20, 30, 40... Така, отидохме достатъчно напред.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Ahogy haladunk, új technológiákat fogunk látni, mondjuk a Dolgok Internetét.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.À medida que avançamos, veremos novas tecnologias, como a "Internet das Coisas".
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Andando avanti, vedremo nuove tecnologie, come l'Internet delle Cose.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Conforme avancemos veremos nuevas tecnologías, como la Internet de las Cosas.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.En allant vers l'avenir, nous allons voir aussi de nouvelles technologies comme l'Internet des Objets.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Im Laufe unseres Fortschritts werden wir neue Technologien erfinden, wie z.B. das Internet der Dinge.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.In de toekomst gaan we nieuwe technologieën zien. Zoals het 'Internet van Dingen'.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.조금 더 이야기를 진행해보면 우리는 '사물의 인터넷' 같은 새로운 기술을 보게 됩니다.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Pe măsură ce trece timpul, vom vedea noi tehnologii, precum "Internetul lucrurilor".
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Postupom času sa stretneme s novými technológiami ako "internet vecí".
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Z czasem przyjdą również nowe technologie, takie jak internet rzeczy.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.Καθώς προχωράμε, θα βλέπουμε και νέες τεχνολογίες, όπως το Διαδίκτυο των Πραγμάτων.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.А потом мы увидим новые технологии, подобные Интернету Вещей.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.З плином часу з'являються нові технології, такі як "Інтернет речей".
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.След малко ще разгледаме и нови технологии, като Интернет на Нещата.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.ככל שאנו מתקדמים, נראה גם טכנולוגיות חדשות, כמו האינטרנט של עצמים.
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.ونحن نتقدم، سوف نرى أيضا، التكنولوجيا الجديدة مثل "إنترنت الأشياء".
Zaman ilerledikçe yeni teknolojiler de göreceğiz, eşyaların interneti gibi.出てくるでしょう 「モノのインターネット」のような 私たちは生活の中のモノを ますます多く
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.Con lo scorrere del tempo, la gravità verrà aumentata fino a quando non saremo tutti tornati sulla Terra.
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.Geleidelijk aan zal de zwaartekracht toenemen totdat we allemaal terug op de Aarde zijn.
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.시간이 지남에 따라 중력이 증가해서 지구와 똑같이 되겠지만
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.Час спливатиме, а сила тяжіння зростатиме, доки ми не повернемося на планету Земля.
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.עם חלוף הזמן, כוח-המשיכה יוגבר עד שהם יהיו בחזרה על כדור-הארץ,
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.مع مرور الوقت، ستزداد الجاذبية حتى نعود إلى كوكب الأرض،
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.地球の重力に戻る というものです そこまでは 続かないでしょうが
Zaman ilerledikçe yer çekimi artacak, ta ki tamamen dünyada oluncaya kadar.隨住時間增加,引力亦都加大 直到恢復地球引力為止
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››I řekl Zachariáš k andělu: Po čemž to poznám? Nebo já starý jsem, a manželka má zstarala se ve dnech svých.
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››I rzekł Zacharyjasz do Anioła: Po czemże to poznam? bom ja jest stary, a żona moja podeszła w dniach swych.
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››사가랴가 천사에게 이르되 내가 이것을 어떻게 알리요 내가 늙고아내도 나이 많으니이다
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››monda Zakariás az angyalnak: Mirõl tudhatom én ezt meg? mert én vén vagyok, és az én feleségem [is] igen idõs.
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››Pa reče Zaharija angelu: Po čem naj spoznam to? Jaz sem vendar starec in moja žena je že priletna.
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››Und Zacharias sprach zu dem Engel: Wobei soll ich das erkennen? Denn ich bin alt und mein Weib ist betagt.
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››Xa-cha-ri thưa rằng : Bởi sao tôi biết được điều đó ? Vì tôi đã già , vợ tôi đã cao_tuổi rồi .
Zekeriya meleğe, ‹‹Bundan nasıl emin olabilirim?›› dedi. ‹‹Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.››Xa-cha-ri thưa rằng: Bởi sao tôi biết được điều đó? Vì tôi đã già, vợ tôi đã cao tuổi rồi.