Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.You don't have to come up with an unusual topic for your speech.
Konuşman için tuhaf bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.You don't have to come up with an unusual topic for your speech.
Bu yaklaşımda Trinh, daha kapsayıcı bir halk teorisini ileri sürmektedir.In this approach Trinh asserts a people's theory that is more inclusive.
Ancak Beevor bu açıklamanın abartılı olduğunu ileri sürmektedir.However, Ellwood argues that the explanation is more complex than that.
Almanlar, harekâtın ilk üç günü içinde 3.100 Sovyet uçağını imha ettiklerini ileri sürmektedir.In the first three days, the Germans claimed 3,000 Soviet aircraft destroyed.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.The official report claimed 1,489 Soviet aircraft destroyed.
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.The Red army claimed to have killed 60,000 German soldiers and taken 120,000 as prisoners.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.This conforms with the German claim that a total of 600 prisoners were captured.
Herodot bu kayıpların giderildiğini ileri sürmektedir.Newsweek claims they were lost.
Aynı şekilde David French de höyükte Neolitik Çağ olmadığını ileri sürmektedir.It is predictable that V. Jordan will have his opportunity to be equally niggardly in this regard.
Prenses olarak böyle bir kızı ileri sürmek büyükbabamın sorumsuzluğuydu.Putting forward a girl like that as Princess... it's irresponsible of my grandfather.
Heterodoks ekonomistler, mikro ekonomik modellerin nadiren gerçeği yansıttığını ileri sürmektedir.Heterodox economists assert that micro-economic models rarely capture reality.
Horthy, Macaristan'ın Almanya'nın zorlamasıyla savaşa sokulduğunu ileri sürmektedir.Stalin besteht darauf, dass Ungarn in seinen Machtbereich gehört.
Resmî istatistikler bulunmadığı için bazı LGBT eylemcileri bu sayının daha yüksek olduğunu ileri sürmektedir.Los activistas LGBT creen que la cifra puede ser superior, ya que no existe un control estadístico oficial.
Ayrıca 89 Kızıl Ordu tümeninin, tümüyle ya da kısmen imha edilmiş olduğunu ileri sürmektedir.De todas éstas, 8 naves se perdieron, total o parcialmente.
Giderek artan sayıda yazar, Milanlı Edict'i gerekçe göstererek doğru tarihin 314 olduğunu ileri sürmektedir.Un numero crescente di autori sostiene che la data corretta è il 314 sulla base dell'editto di Milano.
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.Circa una persona su dieci ritiene di aver avuto qualche volta nella vita una di queste esperienze.
Herodot bu kayıpların giderildiğini ileri sürmektedir.В тот вечер Грейвз оценил потери.
İlk Sovyet değerlendirmesi Alman kayıplarının 458.080 ölü ve 479.298 tutsak olduğunu ileri sürmektedir.وقدرت المصادر السوفيتية خسائر الألمان بـ 458.080 قتيل و 479.298 أسير، ولا يُعرف حتى الآن عدد المدنيين القتلى.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.O relatório oficial do primeiro dia de operações apontava para a destruição de 1489 aeronaves soviéticas.
Sovyet kaynakları, çoğu hasta olmak üzere 140 bin kişinin tahliye edildiğini ileri sürmektedir.Sovjetbronnen beweren dat zo'n 140.000 man waren geëvacueerd.
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.Armia Czerwona twierdziła że zginęło 60 000 Niemców, a 120 000 zostało wziętych do niewoli.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Oficjalne dane mówią o 1489 zniszczonych samolotach radzieckich.
Horthy, Macaristan'ın Almanya'nın zorlamasıyla savaşa sokulduğunu ileri sürmektedir.Horthy pregătea ieșirea Ungariei din război și ruperea alianței cu Germania.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.Documentele britanice notează capturarea a aproximativ 400 de prizonieri germani.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.A Luftwaffe helyi parancsnokai szerint a támadás első napján 1489 szovjet repülőgépet semmisítettek meg.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.Οι Γερμανοί υποστήριξαν ότι έχουν καταφέρει να αιχμαλωτίσουν περίπου 1.000 στρατιώτες.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Luftwaffe hævdede, at de havde ødelagt 1.489 fly den første dag i felttoget.
Başka simülasyonlar ise, buluttaki kuyruklu yıldızların 90-95%'inin dışarı püskürtüldüğünü ileri sürmektedir.De reflekterer 90-95% af det modtagne lys.
Herodot bu kayıpların giderildiğini ileri sürmektedir.Herodotos bevitner om at han hadde sett disse.
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.約100名が、これらの実験により命を落としたと報告されている。
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.報告指出大約100人在這些實驗中死亡。
Başka simülasyonlar ise, buluttaki kuyruklu yıldızların 90-95%'inin dışarı püskürtüldüğünü ileri sürmektedir.סימולציות אחרות מציגות כי 90-99% מהשבטים נפלטו.
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.Около една десета от хората обясняват, че им се е случвало да имат подобни преживявания.
İlk Sovyet değerlendirmesi Alman kayıplarının 458.080 ölü ve 479.298 tutsak olduğunu ileri sürmektedir.Nemci v dôsledku bojov mali 458 080 mŕtvych a nezvestných a ďalších 479 298 zajatých.
Herodot bu kayıpların giderildiğini ileri sürmektedir.Heinvere teatab, et ülaltoodud puudused on likvideeritud.
Prenses olarak böyle bir kızı ileri sürmek büyükbabamın sorumsuzluğuydu.Hercegnőként előtérbe tolni egy ilyen lányt... Felelőtlenség a nagyapámtól.
Prenses olarak böyle bir kızı ileri sürmek büyükbabamın sorumsuzluğuydu.Το να προβάλλει μια τέτοια κοπέλα σαν την Πριγκίπισσα. Ήταν ανώριμο εκ μέρους του παππού μου.
Prenses olarak böyle bir kızı ileri sürmek büyükbabamın sorumsuzluğuydu.تنصيب فتاة مثلها كأميرة, كان تصرف لا مسؤول من طرف جدي